Ülkelerin çok farklı kimlikleri ve ülkeden ülkeye değişen onlarca, yüzlerce özel günleri var. Bir de bazı günler var ki onları asla göz ardı edemeyiz. Örneğin Çiftçiler Günü! ABD, Çin, Almanya, Hollanda, Fransa, İtalya, Kanada, İsviçre hepsi de çiftçilikleriyle gurur duyuyor. Biz ise en güçlü yanımızı adeta yok sayıyoruz.
Dört mevsimi bir arada yaşayan, kendi kendine yeten, bu alanda binlerce yıllık birikimi olan ender ülkelerden biriyiz ama bunun ne kadar farkındayız?..
Eğitimin onlarca önemli hedefi var. İlk sırada gelen ise mutlu yurttaşlar, mutlu bireyler yetiştirmek, haklar ve sorumluluklar konusunda yetkinlik kazandırmaktır.
Peki toprak, su, hava, çiftçilik yani üretim eğitimin umurunda mı?
Topraklarımız susuzluktan çöle dönmek üzere.
Çiftçiler perişan.
Temiz su kaynakları, tarım arazileri, solunabilir hava ve girilebilir denizler hızla tükeniyor.
Bütün bunlar eğitimin gündeminde mi?
Önemli olan yaşam mı yoksa sınavlar mı?..
Temiz su kaynakları tükenmek üzere ve tüm akarsularımız zehirli atıklar nedeniyle tehdit altında.
Peki sonuna geldiğimiz içinde bulunduğumuz öğretim yılında bu konuyu ne kadar ciddiye aldık?
Kaç öğretmenimiz, kaç öğrencisini bu çok önemli konuyu yerine gidip, görüp, öğretmek ve kafalara kazımak için çevresindeki su kaynaklarını ziyaret etti, dersini orada işledi, üretimin önemini anlattı?
Su önemli de toprak farklı mı?
Tarım topraklarımız ve çiftçilerimizin sayısı hızla azalıyor.
Yine aynı şekilde yaşamsal öneme sahip bu konu için kaç öğrencimiz çevresindeki bağlara, bahçelere, tarlalara götürüldü?
İlkbaharın tüm güzelliklerini yaşadığımız şu günlerde gıda üretiminin önemini, hangi süreçlerden geçtiğini, kaybettiğimiz tarım alanlarının nedenlerini gidip yerinde anlattı?
Kaç öğrencimiz ziraat mühendisliğine, veterinerliğe, gıda mühendisliğine ve çiftçiliğe özendirildi, yönlendirildi, ilgisi olanların bu hayalleri pekiştirildi?
İyi insan, iyi yurttaş, iyi çiftçi yetiştirmek için yıl boyunca yerel ve ulusal bazda kaç etkinlik yapılıyor ve öğrencilerimizin yüzde kaçı bu etkinliklere katılma şansı buluyor?
2025-26 öğretim yılında tarıma, hayvancılığa, çiftçilere, üretime yönelik kaç etkinlik yapıldı, kaç öğrenci katıldı?
Ülkemizin, çevremizin gözbebeği, gurur kaynağı olan kurumlarımızı kaç öğrencimiz ziyaret ediyor, kaçı izlenimlerinin yazıyor, o gezilerden sonra kaçında davranış değişikliğine yönelik araştırma yapılıyor ve sonuçları çok yönlü değerlendiriliyor?..
Ne dünya dünkü dünya ne de öğrenciler dünkü öğrenciler, işte bu yüzden, bundan böyle, eğitim adına yapılacak her reform, dünün takıntılarından kurtulup bugünü ve geleceği kucaklayacak bir misyona ve vizyona sahip olmalıdır.
Referans için de hiç uzağa gitmeye gerek yok!
Atatürk’ün ısrarla işaret ettiği gibi akıl, bilim, liyakat ve Cumhuriyetimizin kurucu ilke ve değerleri bu konuda da bize yol göstermeye yeter de artar…
Mustafa Kemal’in “Köylü Milletin efendisidir” söylemi ile ne anlatmak istediği enine boyuna araştırılmalıdır!..
Çiftçiler Günü onca zorluğa rağmen üretim sevdasından, çiftçilikten, tarımdan, hayvancılıktan kopmayan tüm çiftçilerimizin kutlu olsun. İyi ki varsınız…

