adscode

Derin pişmanlık!

Peki kabahat eğitimde mi yoksa eğitim görenlerde mi?

aguclu@milliyet.com.tr




Okuyanı okuduğuna bin pişman ettik! Bari okumak isteyenleri pişman etmeyelim. Yeni öğretim yılı öncesinde veliler de öğrenciler de perişan. Veliler okul masraflarının altından kalkamıyor, öğrenciler hayalini kurdukları okula ve mesleğe yönelemiyor, mezunlar iş bulamıyor!

Eğitimi ve okumuşları öylesine hırpaladık, öylesine değersizleştirdik ki eğitime yönelik algı tam tersine döndü!

Peki kabahat eğitimde mi yoksa eğitim görenlerde mi?

Her ikisisinin de bugün gelinen nokta ile zerre kadar ilgisi yok!

Eğitimin özüne yönelik algıda bir değişiklik söz konusu değil

Dünyanın neresine giderseniz gidin “eğitim şart” diyenlerin oranı, karşı çıkanlardan açık ara çok önde.

Karşı çıkış eğitime değil, eğitime şaşı bakışa, eğitim sistemine, kalite erozyonuna ve okumuşlara yönelik kafa karışıklığına.

Bu yanlış algıyı değiştirme yönünde çaba göstereceğimize tam tersine daha da pekiştiriyoruz.

Eğitim, akıl, bilim, kalite ve liyakat odaklı olması gerekirken farklı arayışlar içerisine girdik. Arka bahçe yaratma sevdasına kapıldık.

Planla, program, ilgi ve yetenek, ülke ihtiyaçları doğrultusunda olması gerekirken, sınav ve diploma odaklı hale getirdik.

Her yere üniversite açtık, okula başlayan her öğrenciye üniversite önüne yığdık, üniversiteye giriş barajlarını sıfırlayıp, herkesi diploma sahibi yapmaya çalıştık, pek çoğunu da yaptık.

Sonuç?

Kendim ettim, kendim buldum söylemi için daha çarpıcı bir örnek olmaz!

Diploma sevdamız vardı, bu yüzden de ülkemizin dört bir yanı üniversitelerle donatıldı, isteyen herkese diplomalı olma olanağı sağlandı.

Sonrası MEB, YÖK, ÖSYM, Üniversiteler gibi kurumların göreviydi maalesef üstlerine düşen görevi yeterince yerine getirmediler.
Getirselerdi böyle mi olurdu.
Liyakata, kaliteye, denetime ve en önemlisi de öğrencilerine kendi çocukları gibi sahip çıksalardı bu noktaya gelinir miydi?

Üniversite mezunların dörte üçü mutsuz?

Kimi hiç iş bulamıyor, kimi öğrenim gördüğü alandan umudunu kesip bulduğu herhangi bir işe bile razı, kimi hiç istemediği bir alanda okuduğu için mutsuz, kimi de aldığı maaşla ayakta kalmanın mümkün olmadığı görüşünde.

Ortak noktaları ise mutsuz hem de çok mutsuz olmaları!

Yani sorun pedagojik olduğu kadar plansızlı denetimsizlik ve daha çok da ekonomik!

Üniversitelerde tek tercih dahi almayan 779 program ve bir o kadar da binası, öğrencisi olup da hiç hocası olmayan fakülte ve yüksekokullar var.

Bu bölümlerin açılmasını isteyen üniversite yönetimleri, öğretime başlama izni veren YÖK, böylesi kuramlara öğrenci yerleştiren ÖSYM nerdesiniz?

Göreviniz olup biteni sadece izlemek mi yoksa çıtayı çok daha yükseğe çıkartmak mı?

Kabahatli niye onlar değil de niye hep eğitim ve niye hep gençlerimiz?..


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
runtobet runtobet giriş runtobet güncel runtobet runtobet güncel runtobet giriş tophillbet tophillbet güncel giriş tophillbet mobil güncel tophillbet tophillbet giriş tophillbet güncel myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş yesmorebet yesmorebet güncel yesmorebet giriş