adscode

Devlet okulları bu kadarını hak etmiyor!

Devlet okullarının kan kaybettiği kesin. Başta MEB olmak üzere pek çoğumuzun bu gidişata bilerek ya da hiç farkında olmadan su taşıdığı da kesin.

aguclu@milliyet.com.tr




Sağlıkta olduğu eğitimde de özellerin oranı sürekli artıyor. Gerekçe? Özel hastaneler, kolejler, paralı üniversiteler “daha iyi”ymiş!
Peki gerçektende öyle mi? Böyle bir algıya kimler su taşıyor, kimler yayıyor, rakamlar ne diyor?..

Devlet okullarının kan kaybettiği kesin. Başta MEB olmak üzere pek çoğumuzun bu gidişata bilerek ya da hiç farkında olmadan su taşıdığı da kesin.

Eğitimde ve sağlıklıkta özellere karşı mıyız?
Kesinlikle hayır.
Neden mi?
Madalyonun ön yüzünde şöyle bir tablo var ve rahatsız edici değil gibi:
Her iki konuda da devlet bu ağır yükün altından tek başına kalkamıyor, özeller en azından bu yükün bir bölümünü üzerinde alıyor. Böylece devlet geride kalanlara daha iyi hizmet veriyor diye düşünebilir ve olaya makul bir çerçeveden bakılabilir…

Madalyonun öteki yüzünde ise oldukça rahatsız edici bir tablo söz konusu! Nasıl mı?

Devlet okullarının ve hastanelerinin içi özellikle boşaltılarak özellere mecbur bırakılıyor. Hizmet kaliteleri ve ücretleri yeterince denetlenmiyor.
Eğitime ve sağlığa yön veren devlet yetkilileri bile çocuklarını devlet okullarında okutmuyor!

Söylentiler, iddialar, ithamlar ne kadar gerçeği yansıtıyor mutlaka araştırılmalı ve kişilerin tercih hakları saklı kalmak kaydıyla üzerine gidilmeli ve davet kurumlarına yönelik bu olumsuz algının değişmesi için herke taşın altına elini koymalıdır,

O yıpranan devlet algısının hepimizin itibarı olduğu da asla gözardı edilmemelidir!..


Devlet okulları…

Devlet okulları eskiden velilerin, öğrencilerin, öğretmenlerin öncelik sıralamasının an başındaydı.

Sonra bir özel okullar öne çıkar gibi oldu şimdi ise çok azı dışında neredeyse tüm okullarda memnuniyet skalası tartışmalı hale geldi.

En köklü devlet okulları bile şampiyon öğrencilerine okulda barınma olanağı sağlayamıyor, kolejlere milyonlar ödeyen öğrencilerin yarısı dershane, özel ders takviyesine rağmen istedikleri liseyi, üniversiteyi kazanamıyor, yabancı dil muafiyet sınavlarını aşamıyor, öğretmenler açısından bakıldığında da durum farklı değil. Devlet okullarında liyakat, özel okullarda ise maaşlar SOS veriyor!

Özel okul ücretleri aldı başını gidiyor.

Aileler her türlü fedakarlığı yaparak çocuğunu “özel”e gönderiyor ama yine de mutlu değiller. Çünkü yaptıkları fedakârlıkların karşılığını alamıyorlar.

Devlet okullarında kalitenin yükselmesi, kolejlerdeki ücretleri aşağıya çekmekle kalmayacak, eğitimi de iyileştirecektir ama bu işi ciddiye alan birini ara ki bulasınız!

İsterseniz gelin önce bir durum tespiti yapalım:

. Eğitim deyince akla ilk gelen pedagojik tartışmalar değil ideolojik yaptırımlar oluyor.

. Tevhidi tedrisat yani eğimin bütünlüğü en çok konuşulan konular arasında.

. Parmakla gösterilen devlet okullarının sayısı azaldıkça, özel okulların sayısı arttı ama devlet okullarındaki çıtanın yükseltilmesine model olacaklarına onlar da, onlara benzedi.

. Öğrenim ücretler tavan yaptı,

. Kalite dibe vurdu,

. Öğretmen ücretleri pek çok kolejde asgari ücret düzeyine indi,

. Servis, yemek, barınma, kitap ve diğer eğitim harcamaları katlandı,

. Özel okul sahipleri daha zengin olurken veliler daha da yoksullaştı,

. Zincir özel okullar, süper marketlerin bakkalları yok ettiği gibi yerel özel okulların yaşama şansını ortadan kaldırdı,

. Özel ders, kurs ve eğitim desteği almayan özel okul öğrencisi kalmadı,

. Devlet okullarında eğitimde kalite düştükçe, hijyen koşullar kötüleştikçe, güvenlik riski ve akran zorbalığı arttıkça özellere ilgi arttı, bu da özellerde ”nasıl olsa öğrenci geliyor”
rehaveti yarattı. Değirmenin suyu hiç kesilmeyecek anlayışı, özel okul sahiplerinin kendilerine, öğretmenlerine, velilere ve öğrencilerine yönelik bakış açılarında ciddi erozyonlar yarattı…

İşte bu yüzden devlet okullarında çıtanın bir an önce yükseltilmesini yönelik daha da artı ama devamı gelmedi….

Sadece her ilde değil, her ilçede hatta her mahallede yıldız okullar dönemi yeniden başlamalı, veliler ve öğrenciler, paralı ve uzaktaki okullara mecbur bırakılmamalı.

Servislere ve sınav sektörüne harcadığımız enerjiyi, zamanı ve kaynakları, eğitimi iyileştirmek için harcasak, fazla değil 10 yıl içerisinde tüm okullarımız “en iyi” ler kategorisinin de üzerine çıkacaktır!..

Bu o kadar zor mu?
Kesinlikle hayır.

Eskiden yapmıştık, yine rahatlıkla yapabiliriz.

Kalite liyakatla sağlanır, liyakat da kaliteyi beraberinde getirir…

Cumhuriyet tarihi boyunca eğitimdeki kaliteyi dert edinen Bakan sayımız bir elin parmaklarını geçmez.

Her öğrencinin en iyi okullarda, en iyi eğitimi alması gerektiğine canı gönülden inanan ve bu yönde çaba gösteren Bakan sayısı daha da az!

Bakan olmadan önce olduğu gibi Bakanlık görevi bittikten sonra da eğitimdeki sorunları kendine dert edinen ise yok gibi!

Milli Eğitim’de, Cumhuriyet’in ilk yılları hariç bırakın parti ve iktidar politikalarını, köklü bir
devlet politikamız hiç olmadı. Aynı iktidarlar döneminde bile eğitim, öğretmen yetiştirme ve atama sistemleri sürekli değişti…

En önemlisi de tüm bu süreçleri derinden etkileyecek olan seçmen tercihleri arasında eğitim
hiçbir zaman ilk 3’e girmedi.

Girmediği için de ciddiye alan olmadı.

Alınsaydı böyle mi olurdu?

Bir yandan çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği her şeyden önemli diyoruz öte yanda eğitim, bilim, liyakat, kalite, planlama ve en önemlisi de milli ve manevi değerlerimiz ve yurttaşlık bilinci zerre kadar umurumuzda değil…

Kafamızı kuma gömmeye ve ınav köleleri yetiştirmeye daha ne kadar devam edeceğiz?..

Çok yazdık, çok hatırlattık görünenen o ki daha uzun süre haykırmaya devam edeceğiz…

Sosyal bir devlette bu bir kader olmamalı!..


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
Mutluluk endeksi?
“Evlat...”
Usta öğreticiler ?..