adscode

Eğitim ama nasıl bir eğitim?

Önemli olan anayasa ve yasalardaki maddeler ile uygulamalar birbiriyle ne kadar örtüşüyor?

aguclu@milliyet.com.tr




Tüm sorunların panzehiri eğitimdir. Bunu hepimiz biliyor ve dile getiriyoruz ama “Nasıl bir eğitim?” sorusuna, işimize gelen cevabı vermenin ötesine geçemiyoruz. Oysa eğitim de yani pedagoji de bir bilim dalıdır. Öğrenciyi köreltmez geliştirir. Sorunları katlamaz çözer!
Her devletin anayasa ve yasalarla güvence altına alınan bir eğitim politikası vardır. Gelen iktidarlar da o politika çerçevesinde hareket etmek zorundadır.
Yine hemen hemen her devletin ortak eğitim politikalarında olmazsa olmazlar vardır.
. Örneğin okul öncesi eğitim ve temel eğitim zorunludur.
. Örneğin iyi insan, iyi yurttaş, mutlu bireyler yetiştirilmesi esastır.
. Örneğin her öğrencinin ilgi, yetenek ve hayallerinin keşfedilip, geliştirilmesi olmazsa olmazların başında gelir.
. Örneğin her çocuğun ve gencin öğrencilik yılları kadar sonrası da planlanır.
. Örneğin ülkelerin insan gücü ve istihdam planlaması çerçevesinde eğitime yön verilir.
. Örneğin eğitim ve öğretimin de tıpkı insanlar gibi yaşayan bir sistem olduğu gözardı edilemeden çağın gereklerine göre dizayn edilmesine olanak sağlanır.
. Örneğin eğitimin ideolojik değil pedagojik bir süreç olduğu asla unutulmaz ve o yönde hareket edilir.
. Örneğin her öğrencinin ayrı bir birey olduğu göz önünde bulundurularak herkese aynı elbise giydirilmez.
. Örneğin öğrencilerin sadece akademik açıdan değil çok yönlü olarak yetiştirilmelerine olanak sağlanır…
Bizimkiler de dahil dünyadaki tüm anayasa ve temel eğitim kanunlarına bakarak daha onlarca madde sıralamak mümkün.
Konu bilim olunca pedagojik değerler neredeyse her ülkede aynıdır, değişen sadece ülkelerin ideolojik yapılarına göre yurttaşa, öğrenciye, çocuk, gençlere ve hayata bakış
açısıdır.
Önemli olan anayasa ve yasalardaki maddeler ile uygulamalar birbiriyle ne kadar örtüşüyor?
Örneğin bize bakalım:
Eğitimi güvence altına alan anayasa ve temel eğitim kanunundaki maddelerin ne kadarı ciddiye alınıyor?
Alınsaydı, anayasal bir zorunluluk ve temel insan haklarından birisi olmasına rağmen milyonlarca vatandaşımız hala okuma yazma bilmiyor olabilir miydi?
Alınsaydı, milyonlarca üniversite mezunu işsiz ya da eğitim gördüğü alanla hiç ilgisi olmayan işlerde asgari ücretin bile altında bir maaşla çalışmak zorunda kalır mıydı?
Alınsaydı, okula başlayan her öğrenciye üniversite hayali kurdurup, hatta mezun edilip sonra da ortada bırakılarak eğitime, hayata, devlete küstürülür müydü?
Alınsaydı, eğitimin ve okumuşların itabarı böylesine yerlerde sürünür müydü?..
Yazımızın başında “her sorunun panzehiri eğitim” dedik.
Neden mi?
Hemen her alanda donanımlı ve sorumluluk sahibi meslek erbabı yetiştirseydik böyle mi olurdu?
Örneğin yetkinliği ve sorumluluk bilinci zerre kadar sorgulanmayacak düzeyde iyi
mühendisler yetiştirseydik her büyük depremde en yeni binalar bile kartondan kuleler gibi yıkılır mıydı?..
Yargı, ekonomi, güvenlik, medya, tarım, turizm, uluslararası ilişkiler, sanat, spor, etik ve vicdani değerler böylesine sorgulanır olur muydu?..
Ne olur artık eğitimi ciddiye alalım.
Bırakın iktidarı, her Bakan değiştiğinde eğitimi sil baştan yeniden dizayn etmeyelim ve revizyona gidilirken de referansımızı akıl, bilim, vicdanımız, milli manevi değerlerimiz, örf ve ananelerimiz dışında başka yerlerde aramayalım…


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)