Eğitim de tıpkı insanlar gibi yaşayan bir varlık olduğu için çağın koşullarına ve öğrencilerin, velilerin, kamuoyunun beklentilerine göre değişmesi normal. Yanlış olan daha mürekkebi kurumadan değiştirilmesi. Getirenler de aynı, kaldıranlar da!
Eğitim bir kez daha sil baştan yeniden dizayn ediliyor.
4+4+4’en sonra, ara tatiller de masaya yatırıldı. Muhtemelen her ikisine de son verilecek!
Bu arada görevde 4 ve 8 yılı dolduran öğretmenler de listelenmiş yakında onlara yönelik bir değişim rüzgârı da yaşanırsa hiç şaşırtıcı olmaz.
Umarız okullar tatile girmeden ya da okullar açıldıktan sonra yeni öğretim yılın ortasında uygulanmaz! Her ne yapılacaksa yaz tatilinde yapılırsa çok daha iyi olur.
MEB alınacak kararları net bir şekilde açıklamıyor.
Görünen o ki önce kamuoyunu hazırlıyor. Yaz tatilinde de gereğini yerine getirecek ama hiç belli de olmaz.
Yanlış olan 4+4+4’ün ve ara tatillerin getirilmesi miydi yoksa kaldırılması mı?
Sistemin mimarı Bakanlar, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, TBMM Milli Eğitim Komisyonu, Talim Terbiye bu işe ne diyor?
Alınan her karar büyük bir reform olarak sunuluyor, ilgili hemen herkes destekliyor, kaldırıldığında ise çıt çıkmıyor!
Bu sessizlik kabul anlamına mı geliyor yoksa sessiz bir protesto çığlığı mı belli değil!
Peki benzer bir süreç bir sonraki Bakan döneminde Maarif Modeli için de söz konusu mu?
Bugün Maarif Modeli’ni yere göğe sığdıramayanlar yarın ona da mı sessiz kalacaklar?..
Yanlıştan dönmek bir erdemdir, hata da ısrar ise yanlışların en büyüğüdür.
Peki ya sürekli yanlış yapmak ya da değişikliğe gitmek?..
On milyonlarca kişiyi ilgilendiren böylesi önemli kararlar alınırken keşke daha titiz bir karar alma ve uygulama süreci izlense. Ben yaptım oldu dayatması yerine pilot uygulama ile adım adım ilerlense çok daha iyi olmaz mı?..
ÖSYM, YÖK, MEB öğretmene, öğrenciye, veliye, eğitimin diğer paydaşları ve kamuoyuna karşı böylesi konularda değil de hangi konularda çok daha sorumluluk bilinci içerisinde davranacak? Bunun zamanı şimdi değil de ne zaman?..
Hani bu kurumlar milletin moralini bozan değil onların hizmetkarlarıydı?

