Ekran bağımlılığına, yapay zeka sevdasına ve dijital köleliğe yönelik eleştirilerin dozu her geçen artıyor. Gelişmeler siyasetçiler dışında herkesin gündeminde. Mezuniyet törenlerinin ana temalarından birisi de buydu! Uzak da kalmayın, içinde de kaybolmayın!
Dijital yeniliklerin daha birini hazmetmeden bir diğeri geliyor ve adeta dijital obezlik, dijital körlük, dijital kölelik yaşıyoruz…
Eskiden yemek konusunda “Her şeyin fazlası zarar aman dikkat!” uyarısında bulunulurdu şimdi ise dijital bağımlılık konusunda aynı uyarı dikkat çekiyor.
Konuya çok yönlü yaklaşanların hassasiyetlerini aşırı bulanlar var ama pek çok konuda, özellikle da “kölelik” konusunda haksız da değiller!
“Kimse, kimseyi zorlamıyor, istemeyen kullanmasın” gibi “Peki o zaman bağımlılık yaratan diğer konulardaki tüm yasaklarda kalksın mı?” diyenler de çıkacak ve tartışma da uzadıkça uzayacaktır…
Sosyal medya, yapay zeka, dijital oyunlar, arama motorları, sanal uygulamalar
elbette kullanılmalı ama her şey gibi bunun da fayda/zarar ekseninde bir sınırı olmalı, harcanan zamana değmeli!..
Bu tür söylemleri ve endişeleri hemen her gün birbirimizle paylaşıyoruz ama görünen o ki çok da bir faydası olmuyor.
Yasal düzenlemeler, sınırlamalar, yasak bir işe yarar mı?
İyimser olanlar kadar “Yasaklar daha da çok ilgi yaratır” diyenler de var.
Peki o zaman çözümü ne?
Bilinçlendirme, bilinçlendirme, daha çok bilinçlendirme…
Yeni teknolojiler geldiğinde öteden beri hep benzer sorunlar yaşadık.
Hemen hepsine kuşkuyla baktık, zamanla bazı konularda “boşuna tedirgin olduk” noktasına geldik ama bazılarında çok hem de çok haklı çıkıldı...
Uygulamada yaşanan hazırlıksızlık da her şeyin tuzu biberi oluyor!
Ürün geliyor servisi yok,
servis oluyor yeterli donanıma sahip personeli yok,
onlar var olduğunda da parça tedariğinde sorunlar yaşanıyor.
Ya da o ürün piyasadan çekildiğinde sorumlu yok.
İşin teknik sorunlarının yanında bir de sosyolojik sorunlar var ki onlar hiç kaale alınmıyor.
Bugün yaşadığınız tüm sorunların kökenin bu özensizlik yatıyor.
Yaşanan tüm bu umursamazlıkların gerekçesi de maalesef yine hep aynı duyarsızlık ve özensizlik!
Peki bu kafayla daha nereye kadar?..
Eğer ille de yeni bir başlangıç yapmak istiyorsak lokomotifi eğitim olmalıdır!..
...

