Üniversite kontenjanlar yeniden belirlenecek ve 3 yılda mezun olunabilinecekmiş! Yabancı öğrenci sayısında Fransa’yı da geçerek dünyada 6. sıraya yükselmişiz! Yükseköğretim mezunlarının işgücüne katılım oranı da yüzde 77’ymiş!..
Kim söylüyor?
YÖK Başkanı Erol Özvar.
Elinde ciddi veriler var ki bu kadar iddialı.
Ama söylediklerinin altını da doldurması gerekiyor.
Örneğin yabancı öğrencilerin yüzde kaçı gerçek öğrenci?
Yılda kaç kayıt yapılıyor, kaç mezun veriliyor?
Gelen yabancı öğrenciden yüzde kaçı Avrupa, Amerika, Avusturalya, Kanada, Çin ya da Japonya’dan?..
Örneğin her 4 üniversite mezunundan 3’ü iş bulabiliyorsa bunlardan ne kadarı öğrenim gördüğü bir alanda çalışıyor?
Ne kadarı asgari ücretin üzerinde maaş alıyor?
Yüzde kaçı sosyal güvenlik hakkına sahip?
Kaçı, kaç yıldır aynı işte çalışıyor?..
Örneğin devlet ve vakıf demeden üniversitelerin tamamında mezunları istihdam sorunu yaşayan fakültelerin kontenjanları azaltılacakmış.
Kriterler ne olacak?
Kontenjanlar şişirilirken neden şişirilmişti şimdi hangi alanlarda yüzde kaç azaltılacak?
Hangi fakültelerin kontenjanları artırılmaya devam edecek?
Hangi yeni üniversiteler, fakülteler, bölümler açılmaya devam edecek?
Örneğin öğrenim süresi azaltılırken eğitimin kalitesi daha mı dibe vuracak yoksa daha mı artacak?
Değişen ne olacak?
4 yıl ve üzeri eğitim süresi şartı olan işlere girmede ve özlük haklarında bir sorun yaşanacak mı yoksa değişen hiç bir şey olmayacak mı?..
Örneğin bugüne kadar hiç dikkate alınmayan insan gücü planlaması, üretim ve istihdam odaklı eğitim ve en önemlisi de hatıra, gönüle bienalen ya da siyasi tercihlere ve seçim bölgelerine göre açılan ve tek tercih dahi almayan bölümler kapatılacak mı yoksa açılmaya devam edecek mi?..
Erol Hocanın heyecanı ve çabaları takdire şayan ama gelinen noktada ortada.
O düzeltiyorsa, kim bozuyor?
Yarın düzeltim dediklerini de başkaları ters yüz ederse ne olacak?..

