Ölümünün üzerinden tam 87 yıl geçti. Peki unutuldu mu ya da unutturulabilindi mi? Dünyada çok az lidere nasip olacak şekilde kendisine duyulan sevgi, minnet ve en önemlisi de saygı her geçen daha artıyor.
Ama hâlâ onu anlayamayanlarımız, anlamak istemeyenlerimiz var.
Yakın zamanda anlamaları da zor gözüküyor. Çünkü onu anlamak, kendimizle yüzleşmek demektir ve bu hiçbirimizin işine gelmiyor...
Onu ve yaptıklarını o günün koşullarında değerlendirmek gerekir.
Eğer ille de birileriyle kıyaslanacaksa da terazinin diğer kefesinde, o dönemin liderleri olmalı.
İşte o zaman yaptıklarını, kişiliğini ve geride bıraktıklarını, çok daha iyi anlarız.
O yılları hiçbirimiz yaşamadık.
Okuma, dinleme ve yaşamak birbirinden çok farklı.
İşte bu yüzden, ne Atatürk’ü daha iyi anlamak için ne de birlik ve beraberliğimizi yeniden perçinlemek için Allah bir daha o günleri bize hiç yaşatmasın!..
Milli Mücadele ile geçen yıllar zor hem de çok yıllardı.
Mustafa Kemal ve o şanlı mücadeleyi veren tüm şehit ve gazilerimize, o mücadeleyi canı gönülden destekleyen atalarımıza bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.
Atatürk’e yönelik eleştirilerden çoğunun bilimsel ve tarihsel bir tabanı yok.
Bu eleştirileri dile getirenler, ne o günün koşullarını, ne yapılanları, ne de Atatürk’ü yeterince araştırmıyor.
29 Ekim, ve 10 Kasım nedeniyle Genç Bakış’ta bir çok kez Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve yaptıklarını konuştuk.
Her program öncesinde olduğu gibi Atatürk’lü programlar için de bütün ekip günlerce Atatürk’ü ve yaptıklarını araştırır, en zor sorulara cevap aradık.
Atatürk’ü iyi tanıdığımızı, çok okuduğumuzu sanıyorduk. Çok ama çok eksiğimiz varmış, her defasında onu gördük...
Onu bugün yine çok farklı yönleriyle tanımaya, neleri niçin yaptığını ya da yapmadığını anlamaya çalışacağız…
Önerim dış politika ve dünyanın gidişatı konusunda söylediklerine odaklanmanız!
Öngörüleriyle, yaşananların ne kadar örtüştüğüne göz atmanız.
Eminim ki kendisine olan hayranlığınız, minnetiniz, saygınız daha da artacaktır…

