adscode

Okullar Mutlu Gençler Yetiştiriyor mu?

Bir öğretmenimiz soruyor: "Uzaktan eğitimde, öğrencisinin kalem tutan elini, soru soran gözünü göremeyen öğretmen, motive olabilecek mi?" Evet demek mümkün değil. Öğretmenin motive olmadığı bir ortamda sağlıklı eğitimden söz edilebilir mi? Buna da evet demek mümkün değil! Hele ki bir de 8 ve 12'lerin dışında, diğerleri unutulduysa!..

aguclu@milliyet.com.tr




Uzaktan ya da dijital eğitimin yüz yüze eğitimin yerini tutması mümkün değil.
Elbette yararlanılması gerekir ama onu kalkıp da örgün eğitime alternatif gibi görür ya da gösterirseniz, sonuç tam bir felaket olabilir!..

Şu günlerde, sınavlara hazırlık için sadece 8 ve 12. sınıfları konuşuyoruz.
Peki ya diğerleri, sınav yoksa, eğitim yok mu?
8 ve 12. sınıflar önemli de diğer sınıflar önemsiz mi?
MEB, YÖK ve ÖSYM, eğitimi ciddi alıyorsa, sınavlarda, tüm sınıfları kapsama alanına almalı ama bu dersaneye bağımlılığı ve öğrencilerin sırtındaki yükü daha da artıracak şekilde olmamalı.

Çocukların çocukluğunu, gençlerin de gençliğini yaşamadığı süreçler sonrasında, kimin ne elde ettiği, neleri kaybettiği keşke çok daha iyi irdelenebilse! İşte o zaman, kafalar dank edecek ama nerdeee...

MEB, bu kadarını düşünüyor olsaydı, 8 ve 12'ler konusunda bu kadar ısrarcı olmazdı!
Görünen o ki, onların önceliği de sadece ve sadece sınavlar.
Sanki okullar dersane, sanki Temel Eğitim Kanunu'nun, çocuklarımıza kazandırılması gereken onlarca hükmü yok!..

Lise, üniversite giriş sınavları ve KPSS'ye kazanamayan milyonlarca çocuğumuz, gencimiz adeta enkaz halinde. Diğer sınavlarda da durum farklı değil!

En basit konuda bile kar, zarar hesabı yapılırken, eğitimde neden böylesi bir değerlendirme yapılmaz, anlamak mümkün değil!

Kaldı ki, eğitimde, tek çocuğumuz bile feda edilmemeli. Çünkü her çocuğun başarılı olabileceği bir alan mutlaka vardır. Peki sınavlar bunu yapıyor mu?..

Okullar açılsın mı, açılmasın mı?
Eğitim yüz yüze mi olsun yoksa uzaktan mı olsun?
Böylesi kısır tartışmalarının ötesine geçip, ne olur, biraz da eğitimin içeriğini ve sonuçlarını konuşalım!
Almanların bir sözü var:
Son iyi ise her şey iyidir!
Bizde de benzeri çok fazla ata sözü var.
Peki, sonuçlara baktığımızda, günün sonunda yani öğrenciliğimiz sona erdiğinde, kaçımız aldığı eğitimden mutlu?
Kim aldığı puanların ve diplomaların ötesinde hangi yetkinlikleri kazandı?
Bütün bunar hayatını ne kadar kolaylaştırıyor ya da hiç bir işe yaramıyor?

Eğitim ve bilimin birinci önceliği, soran, sorgulayan, doğruyu arayan, üreten, milli ve evrensel değerlerle donatılmış vizyoner bir gençlik yetiştirmektir!
Bunu ne kadar başarabiliyoruz? Çok daha önemlisi bunu ne kadar istiyoruz?
Şapka düşmeli ve kel artık görülmelidir...
Bunu çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için istemeliyiz. Yoksa, mutsuzluklarıyla yüz yüze geldiğimizde hiç bir mazeteritimiz olamaz!..


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)