Okullar ana kucağıdır, mabettir, sosyalleşmedir, anıların biriktirildiği, en iyi dostlukların kurulduğu, en güzel hatıraların yaşandığı ve en önemlisi de kişisel tarihimizin başladığı, bittiği yerlerdir. Onu sadece sınav ve diploma odaklı eğitim merkezlerine indirgeyemeyiz.
Okula gitmek her çocuğun en büyük hayali, en iyi üniversitelerde okumak her gencin vazgeçilmezi, bunu onlara sağlamak da hepimizin asli görevidir!..
Okullar, üniversiteler sadece bir şeyler öğrenmek, meslek edinmek, diploma almak için hayal edilmez. Yeni bir yaşam, yeni arkadaşlıklar, farklı deneyimler, daha büyük hayaller yaşamak ve kurmak için altın anahtardır.
Sadece bilgiyle değil sanatla, sporla, doğayla, kültürle zenginleşen, keşfetmekle ilginçleşen ve en önemlisi de her geçen gün, ay ve yıl sonunda size kattıklarıyla sizi daha da zenginleştiren kurumlardır.
Okullar çocuklarımızın, gençlerimizin dünyaya açılan pencereleridir.
Ufukları, vizyonları, karakterleri, yetkinlikleri, bakış açıları, dünyaya açılan o pencerelerin onlara sağladığı oran çerçevesinde şekillenir.
Okulları sıradanlaştırmak, hayatı sıradanlaştırmaktır.
Okulları değersizleştirmek devletinizi, milletinizi, bugününüzü, geleceğinizi değersizleştirmektir.
Okulları göz ardı etmek çocuklarınızı, huzurunuzu, yaşam standardınızı göz ardı etmektir.
Okulları ciddiye almamak kendinizi ciddiye almamaktır.
Okulları yüceltmek ise sizi var eden tüm değerleri yüceltmektir…
Olaylara bu çerçeveden baktığımızda eğitim, öğrenme, okul ve öğretmenlerimiz hep baş tacımız olmuştur.
Milli, manevi değerlerimiz ve yaşam kültürümüz binlerce yıldır bunun üzerine inşa edilmiştir. Hem aile hem de devlet bütçesinden en büyük paylardan birisi de hep eğitime ve okullarımıza ayrılmıştır.
Okullarımız ana kucağıdır ne olur bunu asla unutmayalım, toz kondurmayalım, farklı tartışmaların içerisine çekmeyelim!
Biz onları değil, onlar bizi şekillendirir!..

