2026-27 öğretim yılı ücretleri açıklanmaya başladı. Özellikle yabancı okullar cep yakıyor. Bizim pek çok okul da onlarla yarışıyor. Yıllık öğrenim ücretleri ve giderleri milyonu aşan çok olacak. Eminiz ki yine çok konuşulacak. Parası olan için sorun yok ama her koleje giden de zengin değil!
Bu yönde yapılan haberler ilginç olmanın çok ötesinde.
Özel okul ücretleri, son 7 yılda yüzde 5 bin artı diyen de var, son 10 yılda yüzde 7 bin arttı diyen de. Akılla, mantıkla, ekonomi ile izah edilebilecek bir tablo değil ama gelinen nokta bu!
Daha iyi eğitim her çocuğun hakkı. Bunu sağlamak da öncelikle devletin görevi.
Elbette parası olan istediği okula gidebilir. Peki ya yeterince ekonomik gücü olmayanlar?
Çare daha iyi devlet okulları ve özel okullara ticarethane gibi bakılmaması!
Peki bu mümkün mü?
MEB’in ya da özel okulların eğitime bakış açılarını değiştirmek mümkün değil.
Dün nasıl bakıyorlarsa, bugün de öyle bakıyorlar. Yarına yönelik bir değişimin sinyalleri de yok gibi!..
Kaldı ki çok azı dışında gidişattan onlar da memnun değil…
Özel okullar olmasın mı elbette olsun ama bu bir zorunluluk haline gelmesin. Ve en önemlisi de ücretler daha geniş bir yelpazede ödenebilecek makul bir düzeyde olsun. Bu konuda bütün yük velilerin sırtına yüklenmesin, devlet vergi, okul sahipleri de kar oranlarını daha makul seviyelere insin.
Yoksa ne mi olur?
Özel okullara giden öğrenci sayısı azalır, devletin üzerindeki eğitim yükü de daha da artmış olur.
Bu süreçte velilerden gelen en büyük yakınma, “Çocuklarımızın geleceği için her türlü sıkıntıya katlanmaya razıyız ama yaptığımız bu fedakarlığın karşılığını aldığımızdan şüpheliyiz” yönünde.
Kolejlerde eğitim kalitesinin ve öğretmen maaşlarının düştüğüne yönelik çok ciddi serzenişler var ve bu konunun kurucular tarafından mutlaka dikkate alınması gerekiyor…
Gelin bu konuda cevabı en çok merak edilen sorulara bir kez daha göz atalım:
. Özel okul ücretleri fahiş boyutlara çıktı. Hala yükseliyor! Daha da artar mı?
Görünen o ki ücretler artmaya devam edecek. Dün orta üstü gelir düzeyine sahip çalışan anne babalar çocuklarını rahatlıkla özel okula gönderebiliyorken, bugün hemen herkes zorlanıyor ve çok daha büyük fedakarlıklarda bulunuyor. Örneğin kendilerine yönelik tüm aktiviteleri askıya alıyorlar.
. Peki buna değiyor mu?
Evet demek çok zor.
. Ücret artışı eğitim kalitesine yansıyor mu?
Bu konuda da evet demek mümkün değil. Öğrenim ücretleri arttıkça öğretmen maaşları azalıyor. Maaşlar azaldıkça deneyimli öğretmen yerine asgari ücrete çalışacaklarla yetiniliyor. Bu konuda ciddi sıkıntı var. Aslında özel okulları 5 bölüme ayırmak gerekir. Yabancı özel okullar, vakıf özel okulları, popüler Türk kolejleri, mütevazi butik kolejler ve dersaneden dönme apartman kolejler. Yabancı kolejler ve popüler kolejlerin öğrenci sıkıntısı yok. Ücretleri uçuran da onlar. Diğerleri için aynı şeyi söylemek mümkün değil. İçlerinde çarkı zor döndüren, kapanma noktasına gelen çok sayıda okul var.
. Peki o zaman özel okullara olan bu ilgi niye?
Fen ve Anadolu liseleri de dahil devlet okulları öylesine sıradanlaştı ve öylesine güvenlik zafiyetleri yaşandı ki velilerin özel okullara yönelmesi biraz da mecburiyetten. Çok azı dışında büyük çoğunluğu sınav odaklı ama genele baktığınızda daha iyi eğitim ve daha iyi gelecek için kolejlere milyonlar akıtan veliler aradıklarını bulamamanın memnuniyetsizliği içerisindeler. Neden mi? Yarıya yakını LGS ve YKS’de yanı liselere ve üniversiteye giriş sınavında, artı olarak dershane dopingi almalarına rağmen istedikleri öğrenim kurumlarına giremiyor, yabancı dil öğrenemiyor, en az üçte ikisinin hobileri yok ve çok daha önemlisi mutlu değiller!..
. Yüksek ücretler öğrencileri ve ailelerini nasıl etkileyecek?
Ödeme güçlüğü çeken veliler giderek artan bir şekilde çocuklarını özel okullardan devlet okullarına almaya devam edecek. Üniversitelerden son 5 yılda milyonlarca öğrenci ayrıldı. Lise ve üniversiteleri kazanıp da kayıt yaptırmayan yüzbinlerce öğrenci var. Bu sayılar daha da artacaktır. Bir başka önemli ayrıntı, okullardaki öğrenci ve veli profili son yıllarda çok değişti. Kolejlerde eskiden her kesimden öğrenci ve veli olurdu, şimdi burslu olan çok azı dışında sadece parası olanlar var. Ve bu arada sosyolojik sorunlar yaşanmaya başladı. Örneğin çocuklarının geleceği için her türlü fedakarlığı yapan veliler, öğrenci başarısız olduğunda bunu büyük hayal kırıklıkları yaşıyor ve kendilerini ne kadar frenleme çalışsalar da bunu çocuklarına yansıtıyor. Bu da beraberinde yeni sorunlar getiriyor…
. Eskiden, özel okul deyince eğitiminde gerçekten çok özel olduğuna inanılırdı. Şimdi nasıl?
Dünden bugüne çok şeyler değişti. Eğitim de bundan payını aldı. Sayısal anlam çok büyüdük. Okullaşma oranları arttı. Zorunlu temel eğitim 5 yıldan önce 8 yıla sonra da 12 yıla çıktı. Devlet ve aile bütçesinde en büyük pay uzun süredir eğitime ayrılıyor. Madalyonun bir yüzünde bunlar var ama öteki yüzü yaptıkları fedakarlıkların karşılığını alamayanlarla dolu!..
. MEB özel okullarda ders kitapları ve diğer yardımcı yayınların maliyetinin öğrenim ücretine dahil edilmesine yönelik bir duyuruda bulundu, önceki yıllarda da benzer açıklamalar yapılmıştı, bu konudaki düşünceniz nedir?
Özel okul ücretlerine sınırlama getirildiği dönemlerde kazancın bir bölümü kitap, servis, yemek ve gezilerden karşılanır hale geldi. Şimdi bunlar okul ücretine eklenirse toplam rakam daha da yükselecek ya da sunulan hizmet kalitesi düşecektir!..
. Ücretler makul seviyeye çekilmez mi?
İstenirse elbette çekilir. Önce bu kurumlara ticari bir gözle bakmaktan ve tüm yükü velilerin sırtına yüklemekten vazgeçilmelidir. En azından bu ekonomik kriz atlatılıncaya kadar devlet vergi oranlarını, okul sahipleri de karlarını minimuma indirirse bu zor günler en az kayıpla atlatılacaktır.
Eğer vergi ve kar oranları indirilip, ücretler makul düzeye inmezse, devletin sırtındaki eğitim yükü daha da artacak, özel okullardan pek çoğu kapanma noktasına gelecek, çocuklarını özelden devlete alan veliler çocuklarına karşı ömür boyu mahcubiyet yaşayacak, öğrenciler moral ve motivasyon açısından derinden etkilenecektir. Herhalde en son isteyeceğimiz şey bu olacaktır. Peki o zaman yeni bir düzenleme yapmak için niye bekliyoruz? Kriz çıkmasını mı?..
. Yeni öğretim yılında sınavlara ve yerleştirmeye yönelik yeni gelişmeler olur mu?
Ücretlere yönelik bir sınırlama ya da yaptırım şu ana kadar söz konusu değil ama 12 yıllık zorunlu temel eğitim ve ara tatillere yönelik yeni düzenlemelerden söz ediliyor. Hormonlu notlar konusunda ise üç maymun oynanmaya devam ediliyor…

