adscode

Tartışma kültürü

Çocuklarımıza susmayı değil konuşmayı, sorgusuz sualsiz itaati değil, akıl ve bilimi referans alarak düşünmeyi, sormayı, sorgulamayı, aklı, bilimi, liyakati, saygıyı ve hakkaniyeti öğretmeliyiz ki geleceğe çok daha emin adımlarla ilerleyelim.

aguclu@milliyet.com.tr




Eskiden münazara kulüpleri vardı, münazara yarışmaları yapılırdı. Bir ara televizyonda biz de denedik. Çok başarılı sonuçlar aldık. Tartışma kültürünün oturması için mutlaka devam etmeli. Etmeli ki içi boş tartışmaların yerini tadına doyum olmayan sohbetler alsın, çözüm üretilsin.


Çocuklarımıza susmayı değil konuşmayı, sorgusuz sualsiz itaati değil, akıl ve bilimi referans alarak düşünmeyi, sormayı, sorgulamayı, aklı, bilimi, liyakati, saygıyı ve hakkaniyeti öğretmeliyiz ki geleceğe çok daha emin adımlarla ilerleyelim.

300, 500 kelime ile konuşan, üç, beş konu dışına çıkamayan, çıksa da derinliği olmayan yüzeysel tartışmalar ya da polemikler yerine, 3,5 bin kelime dağarcığı olan, ele aldığı konuyu farklı yönleriyle dinletmesini bilen gençler yetiştirmek o kadar zor mu?

Kendi doğrumuzun en doğrusu olduğuna inansak da karşı tarafı mutlaka dinlemeliyiz ve empati yapmamalıyız ki kırmadan, dökmeden yol alalım, karşı tarafında bize o gözle bakmasına olanak sağlayalım.


Eğitim ve öğretim, çocuklarımızı geliştiren, yaşama hazırlayan da ona değer katan pedagojik bir bilimdir, sanattır, sevgidir, saygıdır, hoşgörüdür, derinliktir, akıldır, empatidir, toleranstır, rekabettir, hakkaniyettir ve en önemlisi de dostluktur, birlikteliktir, sinerjidir.

Eğitim yoksa gerisi teferruattır.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz. Bilmemek değil, öğrenmemek, körü körüne itaat etmek ya da bir şeyi körü körüne savunmak ayıptır, yanlıştır.

Hele hele hakkı, hukuku, liyakati yok sayarak, dayatmalarla, önyargılarla donanımlı bir yurttaş hiç olunmaz.

Çocuklarımızı,
“Eski köye yeni adet getirme”,
“Yeni icat çıkarma”,
“Su küçüğün, söz büyüğün” diye asla köreltmemeliyiz.
Bırakalım konuşsunlar ama dinlemeyi de öğrensinler.

Saygı çerçevesinde konuşmalarına her koşulda fırsat tanımalı, fikirleri ne kadar aykırı, ucuk ve ilk bakışta inanılmaz gibi olsa da onları dinlemeliyiz.

Sonuçta biz neysek onlar da o ve doğru olmayan ve liyakatı esas almayan hiçbir şey kalıcı olmaz!

Hayalleri ne kadar güçlüyse onlar da o kadar güçlü olacaklardır.

Hayatta iz bırakan isimlere baktığımızda ortak noktaları, kendilerini kırmadan, dökmeden, karşısındakileri aşağılamadan en iyi şekilde ifade etmeleridir.

Günümüz dünyası, sadece bir alanda değil hemen her alanda yeni fikirlere, yeni açılımlara, yeni rol modellere ihtiyaç duyulan bir dönemden geçiyor.

Hangi alanda, ne kadar başarılı olursanız olun başarıya giden yol sunumdan, pazarlamadan yani konuşma üslubundan geçiyor.

Üslupları yüzünden haklıyken haksız duruma düşene çok şahit olduk. Ne olur siz de onlardan birisi olmayın.

Bağırarak, hakaret ederek karşı tarafa söz hakkı tanımayarak değil, bilginizle, tarzınızla ve en önemlisi de saygınızla, derinliğinizle, doğrularınızla fark yaratmalısınız…

Bu gücü kazanmanın, kazandırmanın yeri de okuldur.

Diploma ve test odaklı ezberci papağanlar değil de, kendini en iyi şekilde ifade eden gençler yetiştirmek önceliğimiz olmayacak da ne olacak?

Ne olur artık eğitimde ezber bozalım!..


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
Mezuniyet törenleri?..
OBP???
runtobet runtobet giriş runtobet güncel runtobet runtobet güncel runtobet giriş tophillbet tophillbet güncel giriş tophillbet mobil güncel tophillbet tophillbet giriş tophillbet güncel myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş yesmorebet yesmorebet güncel yesmorebet giriş