Bilim insanlarına göre üniversite meslek okulu değil, bilim yuvasıdır. Adayların çoğu ve ebeveynlere göre ise gençlere meslek kazandıran bir kurumdur. Yoksa neden üniversiteye gitsinler ki! Peki doğru olan ne?..
Gelin hep birlikte bu yöndeki görüşleri ve aklımıza takılan soruları yüksek sesle düşünelim:
. Bütün üniversiteler bir bilim yuvası mıdır?
. Her üniversitenin önceliği öncelikle meslek kazandırmak mıdır?
. Hem bilim üreten hem de mesleki kazanımlar sağlayan kurumlar mıdır?
. Bazı üniversiteler bilim üretir bazıları ise meslek adamı mı yetiştirir?
. Bazıları yöresel kalkınmayı ve özellikle de ekonomik canlılığı sağlamak için mi kuruldu?
. Vakıf üniversitelerinin amacı bilim üretmek mi, donanımlı meslek adamları yetiştirmek mi yoksa para kazanmak mı?
. Meslek yüksek okulları da üniversite mi?
. Ne bilim üretiyor ne da kalifiye eleman yetiştirmiyorsa onlara da üniversite demek gerekir mi?
. Liselere yüksek ortaokul, üniversitelere de yüksek lise denilmesi hepsi için olmasa bile bazı üniversiteler için geçerli olabilir mi?
. Üniversite bayılız fazla mı, az mı?..
Üniversiteler okul değildir. Tek tip insan yetiştirmez. Sormayı, sorgulamayı, analitik düşünmeyi, aklı, bilimi, sentezi, sosyalleşmeyi, mücadeleyi, üretmeyi, kaliteyi, çok yönlü düşünmeyi, kaynak yaratmayı, kaynakları doğru kullanmayı, sorun çözmeyi, farkındalık yaratmayı öğretir. Yaratıcılığı geliştirir, uzmanlık sağlar ama en önemlisi de hakka, hukuka, adalete inanan demokrat bireyler yetiştirir…
Meslek kazanımı ve o alanda uzmanlaşmayı sağlamak da öncelikli görevlerinden birisi.
Dünya üniversitelerine baktığımızda hepsinin öncelikleri farklıdır.
Kimi bilim üretir, kimi de meslek adamı yetiştirir.
Kimi bölgesel kalkınmaya önem verir kimi küresel ekonomiye yön verir.
Kimi doktoralı uzmanlar yetiştirir kimi ara insan gücüne yönelir.
Kimileri devlet ya da vakıflar tarafından fonlanır kimileri de tüm yükü öğrencinin sırtına yükleyerek ticari bir kurum olmanın ötesine geçemez.
Kimileri mezunlarının desteği ve ürettikleri bilimle ayakta kalma mücadelesi verir kimi de devletlerin ya da kurucularının kuklası olur.
Kimileri için özerklik sadece bilimsel özerklik değil, idari ve mali özerklik de çok önemlidir, kimileri için en önemli şey kazançlarıdır…
Bu konuda dünyadaki genel gidişata göre yeni bir yükseköğretim reformunun zamanı geldi de geçiyor. Ama daha önce ilk ve ortaöğretimde ciddi insan gücü planlaması ve yönlendirme gerekiyor.
Eğitim, mademki hem çocuklarımızın hem de ülkemizin bekası için çok önemli, mademki çağdaş eğitim sistemlerinin referansı akıl, bilim ve pedagoji ve mademki tüm bunlar Cumhuriyet değerlerimizle örtüşüyor, o z neden hala sınav bataklığından kurtulamayoruz?..
Yani eğitimi beşikten mezara devam eden bir süreç olarak görürsek yapacak çok işimiz var…
Peki bunu kim yapacak?
Siz, biz, hepimiz.
Hepimiz istersek gerisi kendiliğinden gelir…

