Halk Eğitim Merkezleri çok önemli bir misyona sahip yaygın eğitim kurumlarımızdan birisi. Sadece yetişkinlere yönelik değil okul dışında kalan gençlerimizin de kazanacakları yetkinliklerle, yeni ufuklara yelken açacakları, hayata tutunmalarını sağlayabilecekleri bir yuva.
Yüzlerce farklı alanda eğitim veriyorlar ve halkımızın ömür boyu eğitimden kopmamalarını, kendilerini geliştirmelerini ve üretime katkıda bulunmalarına katkı sağlıyorlar.
Cumhuriyet tarihi boyunca göz bebeği oldukları dönemler de oldu, dış kapının mandalı haline getirildikleri dönemlerde yaşandı.
Bilenleriniz biliyor, yakından tanıyor, alkışlayanı da çok, eleştireni ve geldikleri nokta nedeniyle kahrolanı da çok!
Geldikleri son noktayı daha yakından anlayabilmek için sıkıntıların en büyüğünü yaşayan usta öğreticilerimizin ve çalıştıkları kurumların sorunlarını gelip hep birlikte kendilerinden dinleyelim:
Ekonomik mağduriyet içerisindeyiz!
“Bizler, Türkiye genelindeki Halk Eğitimi Merkezlerinde yıllardır özveriyle görev yapan ücretli usta öğreticiler olarak, 2026 yılı için belirlenen kota sınırlamaları nedeniyle ciddi bir istihdam sorunu ve ekonomik mağduriyet içerisindeyiz.
Söz konusu kota uygulaması, pek çok il ve ilçede kursların açılmasını engellemekte, usta öğreticilerin çalışma imkânlarını kısıtlamakta ve halkın eğitim hizmetine erişimini sekteye uğratmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin eğitime ayrılan payının artırılmasını memnuniyetle takip etmekle birlikte, bu artışın sahada asıl işi yürüten usta öğreticilerin çalışma saatlerine ve kontenjanlarına yansımaması bizler için büyük bir eksikliktir
Yürüttüğümüz bu görev, sadece bir istihdam meselesi değil, aynı zamanda kültürel mirasın aktarılması ve mesleki eğitimin yaygınlaştırılması adına toplumsal bir sorumluluktur. Ancak mevcut kotalar, geçim kaygısını artırmakta ve çalışma hakkımızı kısıtlamaktadır.
Bu bağlamda; adil, sürdürülebilir ve eğitimin ruhuna uygun bir çalışma ortamının tesisi için mevcut kota uygulamasının yeniden değerlendirilmesini beklemekteyiz.
2026 yılı usta öğretici kota miktarlarının artırılması, kurs açma süreçlerinin kolaylaştırılması ve yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi hususunda gerekli düzenlemelerin yapılması konusunda sesimize ses olursanız çok seviniriz…
Sorunlarımızı ve taleplerimizi içeren dosyayı ek olarak paylaştım.
ÜCRETLİ USTA ÖĞRETİCİLİK NEDİR, NEDEN ÖNEMLİDİR?..
A) İŞ TANIMI:
Halk eğitim merkezlerinde ve kamuya ait her kurumda yaygın eğitim genel müdürlüğü onaylı
sanatsal, kültürel ve mesleki eğitim faaliyetleri gösteren
eğitim görevlerini uygulayan usta unvanını kazanmış eğitim görevlileri Ücretli Usta
Öğreticilerdir.
B) MEVCUT DURUM:
(1) Kurumlarda görevlendirilen ücretli usta öğreticiler, öğreticilik görevlerini plan ve
program dâhilinde yürütürler. Bu kişiler, görevleri süresince Devlet
memurlarının tutum, davranış ve vakarına uygun davranmakla sorumludur.
(2) Ücretli usta öğreticilere çalıştıkları ders saati karşılığında ek ders ücreti ödenir.
(3) Ders görevi ile görevlendirilen ücretli usta öğreticilerin günlük çalışma süresi en fazla
sekiz ders saatidir. Müdür, cumartesi ve pazar günleri de dâhil olmak üzere ücretli usta
öğreticilere günün 07.00 ile 22.00 saatleri arasında görev verebilir. Bu çalışma süresi haftada 40 ders saatini geçemez.
(4) Ücretli usta öğreticilere alan taraması görevi verilmez.
(5) Kursiyerlerin çeşitli nedenlerle öğrenime devam etmemeleri hâlinde kursun kapatılması
durumunda, ücretli usta öğreticilerin başka bir kursta görev almaları sağlanır. Bu durumun
mümkün olmaması durumunda görevlendirmeleri iptal edilir. Bu kişilere görev yaptığı süre kadar ücret ödenir.
(6) Ücretli usta öğreticilerin, birinci fıkrada belirtilen şartları taşımadıkları, görevlerinde
değerlendirme formuna göre başarısız oldukları, bu yönetmelik hükümlerine uymadıkları kurum müdürlüğü, mülki idare amirleri veya denetlemeye yetkili birimlerce belirlenmesi durumunda, usta öğreticilerin görevlendirmeleri iptal edilir ve bu durum
e-Yaygın sistemine işlenir. Bu kişilere görev yaptığı süre kadar ücret ödenir.
(7) Mücbir sebepler haricinde kurs onayından sonra göreve başlamayanlar ile verilen görevi
bırakanlar için bir yıl süreyle kurslarda görevlendirilmez ve bu durum e-Yaygın Sistemine işlenir.
(8) Mevzuatta 12 ay sözleşme yapılır hükmü Ücretli Usta Öğreticiler için 11 ay diye kabul
edilmiş olup,bu şekilde uygulanır.Ücretli usta öğreticiler, bir mali yıl içerisinde 11 aydan fazla
görevlendirilemez.
(9) Milli Eğitim Bakanlığı usta öğreticileri memur veya sözleşmeli olarak kabul etmemekte;
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da İŞÇİ saymamaktadır.
(10) Halk Eğitim merkezlerinde tasarruf tedbirleri adı altında Usta öğreticilere
kurs açılmayacağı veya sınırlı şekilde açılacağı söylendi. Yüzlerce evini geçindiren usta
öğretici mağdur edildi .Tasarruf tedbirleri adı altında kota konuldu ve kurs
açılmıyor.Acilen kurslarımızdaki kotanın ve kısıtlamanın kaldırılarak kurslarımızın
açılmasını talep edioruz. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu problemin acilen çözülmesi
gerekmektedir .
C) YAŞANAN DURUM;
(1) 657 sayılı Devlet Memurlarının sorumluluklarına uymak zorunda olup Özlük haklarından
faydalanamayan,
(2) Kadrolu Usta Öğreticilerle aynı kurumlarda çalışıp, aynı işi yapan fakat aynı ücreti
alamayan, hatta asgari ücretin altında çalıştırılan,
(3) SGK’sı tam yatmayan,(4) Dini ve milli bayramlarda, okulların yarıyıl ve ara tatillerinde, kar tatillerinde,
seçimlerden sonra tatil edilen günlerde de ücret alamayan,
(5) 23 Nisan, 19 Mayıs, 15 Temmuz, 30 Ağustos gibi milli bayramlarda görev aldığı halde
ücret alamayan,
(6) Hastalık Durumunda SGK' sı ve ders saati ücreti kesilen,
(7) Kıdem Tazminatı olmayan,
(8) Mazeret ve Doğum İzni olmayan,
(9) Sigorta primi 12 ay yatmadığı için İşsizlik maaşı ve kısa çalışma ödeneğinden
faydalanamayan,
(10) Yakın geçmişte küresel çapta yaşanan salgın ve ülkemizde yaşanan deprem, sel gibi doğal afetlerden sonra, Ücretli Usta Öğreticiler mesai mefhumu gözetmeksizin canla, başla çalışmalarına rağmen Hüküm gereği ders yapmamış sayılan ve herhangi bir ücret alamayan,
(11) 11 ay çalışabilir hükmü kabul edilmesine karşın, halk eğitim merkezi idarecilerinin
inisiyatifinde kalarak;
a. Bazı halk eğitim merkezlerinde 40 saat kurs açamamak.
b. Ekim-Haziran ayları içinde ancak 9 ay çalışabilen Ücretli Usta Öğreticileriz.
D) TALEPLER:
(1) Statü.
(2) Sözleşmeli çalışmak ve yaz tatilinde kurs sıkıntısı çekmemek.
(3) Asıl işi Ücretli Usta Öğreticilik olan kişilerin görevlendirme önceliklerinin olması.
(4) Dini ve mahalli bayramlarda, milli bayramlarda, kar tatillerinde, seçimlerden sonra tatil
edilen günlerde de Ders saati ücretinin kesilmemesi.
(5) Ders saati ücretimizin toplamda Asgari Ücretin üstünde olması.
(6) Doğum İzni olması.
(7) Tam sigorta.
(8) Halk eğitim müdürlüğü İdarecilerinin inisiyatifinde olmamak.
E) ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:
(1) Ücretli Usta Öğreticilere statü verilmesini.
(2) Özlük haklarının verilmesini.
(3) Önce; 11 Ay 29 gün sözleşmeli çalıştırılırıp 1 gün işten çıkartılması ve tekrar İşe geri
alınmasını.
(4) 1 sene sonunda; Yılın 12 ayı tam sigortalı eğitim sıralama sistemine görevlendirilmesini.
(5) Ve toplamında 5. Yılını dolduran Ücretli Usta Öğreticilerin belli sınava tabi tutularak
belirli bir STATÜYE veya KADROYA alınmasını.
(6) Kıdem tazminatı hakkının verilmesini.
(7) Okullarda serbest etkinlik saatlerinde ders verilmesini.
(8) Toplum ruh sağlığı, özel eğitim kurumlarında daha fazla Usta Öğreticilerin
görevlendirilmesinin yapılmasına ve şuanda uygulanan mevzuat gereği öğrencinin yeterli
olmasını.
(9) Köylerde yaşayan vatandaşlarımızın sosyal faaliyetlere katılabilmesi için kursiyerin
yeterli sayılmasını.
(10) Doğum izni hakkı verilmesini talep ediyoruz…”
İstekler arasında abartıya kaçan, akıl, mantık, hayal ötesi talepler söz konusu mu? Hayır. Sadece güvence istiyorlar…
Onlar kendilerini ne kadar güvence altında hissederlerse, yetiştirdikleri kursiyerler de o denli kendilerine güven duyacaklardır.
İşsizliğe ve üretim kapasitesini artırma yönelik olmadık sihirli formüller arıyoruz oysa elimizin altında böylesi çok güçlü bir kurum var. Çağın ve geleceğin koşullarına göre yeniden yapılandırılacağımız bu kurumlar ile çok önemli projeler gerçekleştirebilir.
Örneğin çocuklarımızı sokaklardan kurtarabiliriz, örneğin atıl durumdaki yetişkinlerimizi üretken hale getirebiliriz, örneğin çalışanlarımızın ya da iş değiştirmek isteyenlerin mesleki donanımlarını geliştirebiliriz, örneğin hayata farklı bir pençededen bakmak isteyenlere yeni ufuklar açabiliriz…
Yeter ki elimizdekilerin kıymetini bilelim!…

