adscode

Yabancı öğrenci trafiği?

Gelişmiş ülkeler tıp, hukuk, mühendislik gibi kamusal alanlarda hem mezun sayısı hem de diploma kalitesi açısından “itibar kaybına” neden olacak hiçbir gelişmeye izin vermiyor.

aguclu@milliyet.com.tr




Pek çok alanda olduğu gibi yabancı öğrenci sayısında da Avrupa ve dünya rekorları kırıyormuşuz! 2030 hedefimiz 350 bin olan yabancı öğrenci sayımızı bir milyona çıkartmakmış! Türk öğrenci sayısı azalırken yabancı öğrenci sayısı nasıl ve niye artıyor?..

Sadece Türkiye'de değil dünya genelinde üniversiteye olan ilgi hızla azalırken yabancı öğrencilerin ülkemize olan ilgisinin bu denli artması eminiz ki başta YÖK olmak üzere diğer tüm ilgili kurumlarca da ciddiyetle izleniyordur. Önceki yazımızda da dile getirdiğimiz gibi umarız bu konuda KKTC örneği titizlikle incelenir…

Konunun ayrıntılarına girmeden önce isterseniz gelin Milliyet’ten Ozan Kadüker’in haberinde yer alan şu verilere bir göz atalım:

. Türkiye, 200’den fazla ülkeden ağırladığı yaklaşık 350 bin öğrenciyle, dünyada en çok uluslararası öğrenci çeken ülkeler arasında 6. sırada.

. 2030 yılı için belirlenen 1 milyon uluslararası öğrenci hedefi doğrultusunda hem devlet kurumları hem de özel kuruluşlar çok sayıda proje yürütüyor.

. British Council ve Studyportals tarafından 220’den fazla ülke ve bölgeden 51 milyon kullanıcının verisiyle hazırlanan rapora göre Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde uluslararası üniversite öğrencilerinin eğitim için en çok tercih ettiği ülke oldu.

. Türkiye ayrıca 906 lisans ve 900 yüksek lisans programıyla da birinci sırada yer aldı…

Tüm istatistikler gibi bu istatistiklere de olaya nereden baktığınıza göre çok farklı anlamlar yüklenebilir.

Örneğin gurur vericisi olarak da görülebilir, örneğin “3. Dünya ülkeleri arasındaki sıralamaya göre yapılan övündüğümüz tablo bu mu?” diye de eleştirilebilir!

Görünen o ki YÖK tıpkı yerli öğrenci konusunda olduğu gibi “Gel vatandaş gel, kapımızı herkese açık” mantığı ile ne altyapıyı dikkate alıyor ne de kaliteyi!

Üniversite kontenjanlarımız şişirildikçe şişirildi, 180 soruda tek soru yapanlara dahi üniversitelere kayıt şansı tanındı ve geldiğimiz nokta ortada:

Kontenjanlar hala dolmuyor, üniversite başvuruları son iki yılda bir milyon azaldı, üniversite mezunların çok büyük bir bölümü ya işsiz ya da öğrenim gördükleri işlerle hiç alakası olmayan işlerde çalışıyor, üniversite mezunlarının donanımından da ne işverenler mutlu ne de kendileri!..

Gelelim yabancı öğrencilere:

. Örneğin yabancı öğrenci sayımızın yüzde kaçı Avrupalı, Amerikalı, Çinli ya da Japon?

. Örneğin kayıt yaptıran öğrencilerden kaçı üniversiteye devam ediyor, mezun oluyor, ülkesine dönüyor ya da ülkemizde kalıyor?

. Hangi dilde eğitim yapılıyor?

. Öğrenci seçim ve mezuniyet kriterleri nedir?

. Öğrenim ücretleri ne kadar?

. Kaçı burslu, kaçı paralı ve ülkemizi tercih etme nedenleri neler?

. Üniversitelerden kaçı YÖK’çe belirlenen yabancı öğrenci kotasına uyuyor?

. Bu öğrencilerin alanlara göre dağılımı nedir?

. Tıp, eczacılık, diş, mühendislik, eğitim fakülteleri gibi yerli öğrenciler için geçerli olan barajlar onlar için de geçerli mi?

. Ne kadarı öğrenciliğinin dışında part-time ya da sürekli işler de çalışıyor? Kaçı izinli kaçı kaçak işçi konumunda?

Benzeri daha onlarca soru sıralanabilir. Önemli olan da kabahatli aramak değil hem onların hem de onlara gelecek konusunda çok önemli bir ufuk açan ülkemizin bu konudaki memnuniyeti!

Ve tabi en önemlisi de verilen eğitimin ve diplomaların kalitesi?

Gelişmiş ülkeler tıp, hukuk, mühendislik gibi kamusal alanlarda hem mezun sayısı hem de diploma kalitesi açısından “itibar kaybına” neden olacak hiçbir gelişmeye izin vermiyor.

Örneğin kontenjanlar ülke ihtiyaçları doğrultusunda belirleniyor, yurtdışı öğrenciler kalacak gibi değil gidecek gibi düşünülerek ona göre politikalar oluşturuluyor.


Yabancı öğrenci sayısının artması sevindirici hem de çok sevindirici ama KKTC’nin yaptığı hataları bizde yapmamalıyız. Bu yüzden herkesin herkesten alacağı çok ders var biz de onlardan bu konuda pozitif ve negatif yönde çok şeyler öğrenebiliriz.

Sonuç olarak sadece belli ülkelerden değil gelişmiş ülkeleri de içine alacak şekilde çok daha geniş bir yelpazeden öğrenci alınmalı, verdiğimiz diplomanın arkasında durmalı ve dünyanın her yerinde denkliğini sağlamalıyız, olaya ticari olduğu kadar prestij açısından da bakmalıyız ve en önemlisi de üniversitelerin atlama taşı olarak kullanılmasını seyirci kalarak yıpranmalarına izin vermemeliyiz…


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
Mutluluk endeksi?
“Evlat...”
Usta öğreticiler ?..