adscode

İstanbul’un Derslik Açıkları Kapatılamıyor!

alaaddindincer@egitimajansi.com




Bütün ortaöğretim kurumlarının Anadolu Lisesine dönüştürülmesi, TEOG Tercihleri ve kontenjanları İstanbul’un derslik ihtiyacı sorununun yeniden gündem olmasını sağladı. Artan kent nüfusu, öğrenci sayısı, eğitim talebi ile birlikte 444’lük sisteme geçilmiş olması nedeniyle derslik açıkları kapatılamıyor. Başka bir ifade ile ortaya çıkan derslik ihtiyacı geçici çözümlerle aşılma yoluna gidilmektedir.
Bu bağlamda; sınıf mevcutları önce 30’dan 34’e,sonrada 40 çıkarılıp belirlenen standartları ile farklılaştırılan lise türü olan Anadolu Liseleri sıradanlaşmış ve hiçbir özelliği olmayan okullara dönüştürülmüş oluyor. Anadolu Liseleri sıradanlaştırılırken, İmam Hatip, Sosyal Bilimler ve Fen Liselerine önem ve öncelik verilerek ayrıcalıklı özel bir statü kazandırılmaya çalışılıyor

Tüm düzeylerde İstanbul’un 3461 kamu okulunda 2 milyon 466 bin öğrenci 56 bin derslikte,87 bin şube şeklinde yerleştirilmiş olarak eğitim görmektedir. Bu okullarda 98 bin öğretmen görev yapmaktadır. Bu rakamlarla İstanbul, Türkiye genelinde kamu okullarında eğitim gören öğrencilerin %17’sini bünyesinde barındırmaktadır.  Her bir dersliğe ortalama 44 öğrenci düşmektedir. Ancak ikili eğitimin azalmaya rağmen halen yaygın bir şekilde sürdürülmesi nedeniyle sınıf mevcutları bazı düzeylerde daha alt seviyelere çekilmiş durumdadır.

30 öğrencili sınıflar tam gün eğitim yapılabilmesi için 26 bin, sınıflardaki öğrenci mevcudunun 34 olması halinde ise 16 bin dersliğe gereksinim duyulacaktır. Son 5 yılda İstanbul’a; okulöncesinde 444,ilkokul ve ortaokul düzeyinde 7218,ortaöğretim düzeyinde 3554 derslik kazandırılmıştır. Aynı önemde öğrenci sayısında yaklaşık 150 bin öğrenci artışı, geçmişte sınıfların aşırı kalabalık oluşu ve ikili eğitimin çok yaygın olmasından dolayı yapılan dersliklerle ancak ihtiyacın bir bölümü karşılanabilmiş görünmektedir.
Son 5 Yılda Yaşanan Sayısal ve Oransal Artış Tablosu
Okul Türü Öğrenci Sayısı ve Oranı Şube Sayısı ve Oranı Derslik Sayısı ve Oranı Öğretmen Sayısı ve Oranı
Okulöncesi 20.000  %25,6    1.386  %26    444  %13   1.757   %51
İlk ve Ortaokul 36.000  %2 10.000   %21,5 7.218   %22 11.000   %20
Lise 94.425  %16   7.649   %46.6 3.554   %29,6   9.864   %25,5

Kaynak; İstanbul MEM İstatistikleri

Aynı verilerde özellikle İstanbul’un bazı ilçelerinde kalabalık sınıflı okulların ve derslik açıklarının yoğunlaşmasından söz etmek mümkündür. Söz konusu ilçeler; Bağcılar, Esenyurt, Sultangazi, Gaziosmanpaşa, Avcılar, K,Çekmece, Pendik, Ümraniye, Esenler ve Bahçelievler. Bu ilçelerde bir dersliğe düşen öğrenci sayısı 50-70 arasındadır. Söz konusu ilçelerde ikili eğitim ve aynı sınıfların şube sayısı çokluğu oldukça yaygındır.

Kontenjan Çok, Derslik Yok!

Milli Eğitim Bakanlığı TEOG Sınavlarına giren 1 milyon 272 bin öğrenciye,1 milyon 349 bin 561 kontenjan ayırmış bulunmaktadır. Bu kontenjanın 189 bin 363’ü İstanbul’a ayrılmış durumda. Okul türlerine göre Türkiye genelinde kontenjanların; %2,5’i Fen ve Sosyal Bilimler Liselerine,%29’1’i Anadolu Liselerine, %11,6’sı Çok Programlı Liselere, %40’ı Mesleki Teknik Liselere, %15’i İmam Hatip Liselerine,%1,7’si YEP ile öğrenci alan liselere göre düzenlenmiş görünmektedir.

2012/13’t 8.sınıfı bitiren 1 milyon 205 in 507 öğrenciden 1 milyon 186 bin öğrenci 2013/14 yılında liseye kayıt yaptırmıştır.2009-2010 eğitim yılında Türkiye genelinde liseye kayıt yaptıran 1 milyon 158 bin öğrenciden 4 yıl sonra 2013/14’te 728 bin öğrenci liseden mezun olabilmiştir. Başka bir ifade ile liseye başlayan her 100 öğrenciden 36 tanesi liseyi bitiremeyerek örgün öğretimin dışına çıkmaktadır.
Türkiye genelinde kamuya ait ortaöğretim kurumlarında 2013/14 eğitim yılında öğrenim gören öğrencilerin sayısal durumları ve derslik dağılımlarına bakıldığında;
Genel ortaöğretimde 1 milyon 773 bin 332 öğrenci 53 bin 303, Mesleki teknik ortaöğretimde1 milyon 671 bin 398 öğrenci 52 bin 549, Din öğretiminde ise 474 bin öğrenci 16 bin 345 derslikte öğrenim görmüşlerdir.

Yukarıda rakamlar bir dersliğe düşen öğrenci sayısı itibarıyla değerlendirildiğinde ortalama 32 çıksa da özellikle büyükşehirlerde ortalamalar 50’yi aşmaktadır. Örneğin 2013/14 yılında İstanbul’da kamuya ait mesleki teknik ortaöğretimde(çok programlı liseler ve imam hatip liseleri bu sayıya dâhildir) 502 bin öğrenci 10 bin 207 derslikte öğrenim görmüştür. Her bir kademeye yaklaşık 2500 derslik düşmektedir. Bu nedenle ikili eğitim yaygınlaşmaktadır. Buna rağmen ortaya çıkan bunalım ve bulanıklığın aşılması noktasında zorlanılmaktadır. Bir dersliğe ortalama 50 öğrenci düşmektedir.
2014/15 yılı için İstanbul’da mesleki teknik liselerin kontenjan sayısı 138 bin (mesleki teknik, imam hatip ve çok programlı lise) olarak açıklandı. Açıklanan sayıya 9.sınıfta sınıf tekrarı yapanları eklediğimizde(Bunun oranının %36 olduğunu düşünüyorum) 2014/15 eğitim yılında mesleki teknik liselerde ve çok programlı liselerde 11,12 ve 13.sınıfların devam ettiği dersliklerin öğrenci mevcutları aşırı kalabalıklaşmış olacaktır. Anadolu Liselerinin yeni sınıf mevcut standardı olarak belirlenen 34 öğrencili sınıflar için 4500, 40 öğrencili sınıflar için mevcut derslik sayısına en az 2300 derslik eklenmelidir. Mesleki teknik okullarını tam gün eğitim konumuna getirebilmek için en az 8000 dersliğe gereksinim duyulacaktır. Benzer sonuçlara Ankara, İzmir başta olmak üzere diğer büyük şehirlerde de rastlamak olanaklıdır.

Özetleyecek olursak, İstanbul’da ve diğer büyük şehirlerde derslik açıkları eğitimin önemli bir sorunu olarak durmaktadır. Bu sorunun aşılması eğitim alanında yapılması öngörülen bazı olumlu geçiş süreçlerinin, değişim ve dönüşümlerin daha hızla gerçekleşmesini olanaklı kılacaktır. Son yayınlanan genelge ile mesleki program çeşitliliğini azaltma yönünde düzenleme söz konusudur. Çeşitliliği azaltmak yerine ihtiyaçlar, ilgiler, tercihler ve yükseköğretimle ilişkili programlar bütünlü içerisinde çeşitliliği artırma yönünde düzenlemenin daha sağlıklı olacağını belirtmeliyim  Yapılanlar ve yapılması düşünülen değişimlerde kullanılan “dinsel” amaçlı imgelerin aşırı kullanımı veli, öğrenci ve eğitimcilerde geleceğe ilişkin karamsarlık algısının oluşmasına neden olmaktadır. Bu türden algı psikolojisi yönetme yaklaşımlarından uzak durmak değişimlerin içselleştirilmesine katkı sağlayacaktır.
                                                                                                             
Not; Makalede kullanılan bütün sayısal veriler MEB ve İstanbul MEM istatistiklerine dayanmaktadır.
 
 
 
 
 
 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)