adscode
adscode
adscode
adscode
adscode
adscode

EĞİTİMİN ANLAMI ÜZERİNE…

Eğitim, insanlığın doğuşuyla başlayan ve hızla gelişen bir alandır. İnsan biyolojik olarak insana özgü özelliklerle dünyaya gelir, ancak topluma kazanılması eğitim sayesinde olur.

ikegitmeni@hotmail.com




Hayvanlar, içgüdüleriyle varlıklarını sürdürür; insanlar ise sürekliliklerini eğitim sayesinde sağlar. Eğitim, her zaman önemli olmuş ve günümüzde de en çok tartışılan alanların başında gelir. Peki, eğitim kavramı nedir? Eğitim kavramının epistemolojik ve etimolojik kaynağı hakkında ne biliyoruz? Bu yazıda eğitim kavramını tüm boyutlarıyla ele almaya çalıştım.

Eğitim, toplumların kültürel birikimlerini genç kuşaklara aktarma ya da eski kuşakların kendi benzerlerini üretmek amacıyla, giriştikleri çabalarını tamamı için kullanılan bir kavramdır. Düşünürler ve filozoflar daha iyi bir insan modeli yetiştirmek için tarihsel süreç içerisinde sürekli bir arayış içerisinde olmuşlardır. Örneğin Kant, eğitimin önemini, “insanları yönetme sanatı” ve “insanları eğitme sanatı” olarak vurgular. Dünyadaki politik gelişmeler de eğitimi sürekli etkilemiştir. Dünyada egemen sınıflar kendi değerlerini dayatmak için, kendi eğitim sistemlerini yaratmıştırlar.

Eğitim birçok disiplini kapsayan geniş bir kavramdır. Psikoloji, felsefe, sosyoloji, antropoloji, ekonomi gibi birçok bilim dalındaki gelişme eğitimi etkilemektedir. Epistemoloji terimiyle genel olarak felsefenin özel bir dalı olan bilgi teorisine atıfta bulunmaktadır. Epistemoloji bilimsel kavram ve teorilerin yapılarını ve oluşum süreçlerini incelemektedir. Bu nedenle,  eğitim kavramının epistemolojik kaynağı, bilim ve felsefi temellere dayanmaktadır. Eğitim kavramı etimolojik açıdan değerlendirildiğinde,  Avrupa dillerinde karşılığı “education” olan Latince kökenli bir kelimedir. Education, “educere” ve “educare” olmak üzere iki kökten gelmektedir. Educere, çıkarmak, dışarı koymak anlamındadır. Educare ise, hayvanları ve bitkileri yetiştirmek anlamında kullanılmaktadır. Etimolojik değerlendirme yapıldığında daha çok “educare” nin  terim olarak eğitim kavramını karşıladığı görülmektedir.   

Eğitim kavramı Türkçe’ de maarif, tedrisat, talim ve terbiye gibi sözcüklere karşılık gelecek şekilde kullanılmaktadır. Platon’a göre eğitim, bedene ve ruha, yetenekli olduğu (yetkinliği) mükemmelliği vermektir. Çiçeron’a göre eğitim, çocuğu insan haline getirme sanatıdır. J.J.Rousseu  eğitimi, doğaya göre insan yetiştirmek olarak tanımlamaktadır. Stein ise eğitimi, yetileri, hep birden ve uyumlu olarak geliştirmek olarak tanımlamaktadır. John Dewey eğitimi, yaşama hazırlıktan öte yaşamın ta kendisi olduğunu ifade etmektedir. Paulo Freire ise, “Ezilenlerin Pedagojisi” isimli eseri eleştirel kuramın eğitim anlayışını ve dolayısıyla bu anlayıştan kaynaklı olarak ortaya çıkan nitelikli eğitim anlayışını, formasyondan kaynaklanan baskı unsurlarının açığa çıkarılarak bu unsurların özgürleştirici eğitim yolu ile dönüştürülmesi şeklinde ifade etmektedir.  Ülkemizde ise eğitim kitaplarında en yaygın kullanım şekliyle, “eğitim; bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istendik yönde değişiklik meydana getirme süreci” olarak ifade edilmiştir.

Eğitim kavramının tanımı ve amaçları, yaklaşımlara göre farklılık göstermektedir. Dünyada geçmişten günümüze uygulanan eğitim yaklaşımlarını; davranışçı, bilişsel, yapılandırıcı eğitim yaklaşımları olarak sıralanmak mümkündür. Eğitim alanında kullanılan en eski yaklaşım geleneksel yaklaşımdır. Geleneksel yaklaşım eğitimi, öğrencilere gerekli bilgileri açık ve net aktarma olarak tanımlar. Davranışçı yaklaşım eğitimi, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı ve istendik değişme meydana getirme süreci olarak tanımlanmaktadır. Bilişsel yaklaşım eğitimi, bireyin çeşitli yaşantılar yoluyla bilişsel şemalarını geliştirme süreci olarak tanımlanmaktadır. Yapılandırıcı yaklaşım eğitimi, ön bilgilerle yeni bilgilerin birleştirildiği, anlamlandırıldığı ve zihinde yapılandırıldığı bir süreç olarak tanımlar.   Bu yaklaşıma göre öğrenme, bilgilerin zihinde işlenmesi ve yapılandırılması sonucu gerçekleşmektedir.

Dünyada küreselleşme olarak da tanımlanan 21. yüzyılın en önemli gücü bilgi olmuştur. Dünyada 21. yüzyıl yeni rekabet ortamlarını gündeme getirdi. Eğitim kavramı da bu yenidünya düzeninde daha da önem kazanmaktadır. Küresel yapı ile ilgili farklı görüşler olsa da küreselleşmenin kökleri eskiye dayandığını söylemek de mümkündür. Küreselleşme güçlü ülkelerin dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda ortak bir pazar haline getirme çabası olarak tanımlayan görüşe göre; küreselleşme ulus devletleri etkisizleştirerek, giderek ortadan kaldırılmasını hedefleyen, 21. yüzyılın yeni sömürgeci anlayışı şeklinde tanımlamaktadır. Bu görüşü savunanlara göre, küreselleşmeyi savunanlar belirtilen amaçları gizlemek için, evrenselleşme, yerellik, demokratikleşme, dinsel inançları savunma gibi kavramları kullanmaktadırlar.  Başka bir görüş ise küreselleşmenin evrensel bir olgu ve değişim kültürünün yeni anahtar terimi olduğunu savunur. Bu nedenle, bu görüşe göre, küreselleşme bir tehdit olarak değil, yeni fırsatlar ve olanakları yakalama olarak algılanmalı ve bu doğrultuda düzenlemeler yapılmalıdır.

Yukarıda da ifade edildiği gibi olumlu ya da olumsuz yönleriyle dünya, küresel yapının etkisindedir.  İstesek de istemesek de küresel yapının etkisinden kaçınılmayacağı ortadadır.  Bilişim teknolojisiyle bu yapı etkisini daha da arttırmaktadır. Peki, eğitimde küresel yapı içerisinde varlığımızı sürdürebilmek için ne yapılmalıdır?

Eğitim içeriği, eğitim ile ilgili yaklaşımlar tarihsel süreç içerisinde değişmesine rağmen, eğitimin zorunluluğu evrenseldir. Eğitim, insana has bir kavram olup, insan doğası eğitimi zorunlu kılmaktadır. Eğitim kavramının içeriği doğru oturtulmalıdır. Eğitim sistemi, sınav odaklı bir yapıdan kurtarılarak, toplumsal üretimi harekete geçiren; bireylerde düşünsel becerileri en üst seviyeye çıkartabilen; uygulayabilen, sorgulayabilen, bilişsel becerileri sınırlamayan; bir modele dönüşmelidir. Bireyleri kökünden söküp koparmadan geliştiren; dallarını kırıp dökmeden zenginleştiren; ulusal kültür değerlerini zenginlik olarak gören; kültürel değerlerini yadsımadan evrensel değerlerle buluşturan; bugünü doğru analiz edip geleceği doğru öngören; geleceğinin kendi ellerinde olduğunun güvenini veren; bir eğitim sistemi ile geleceğe daha emin adımlarla yürümüş oluruz… Geleceği aydınlık, yarınları umut dolu bir nesil için, “ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM”…


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)