adscode

TYT ile Oyalanan AYT'de Kaybeder?

Oldum olası Üniversite Sınavına Hazırlananlar için en büyük tehlike hep bildikleri yerlere tekrar tekrar çalışıp, kolay ve çözebildikleri sorularla kendilerine sahte mutluklar ortaya çıkartmak olmuştur.

bpelister@hotmail.com




Bunun dışında morallerin bozan, zor ve bilmedikleri konularla pek yüzleşmek istemezler, çünkü o zaman ortaya çıkan net sayıları çok acı olabilir.

Onun için öğrenciler daha çok birinci kısım dediğimiz Ortaokuldan başlayıp Lisenin 9. ve kısmen 10.sınıf konularına kadar olan müfredatına çalışıp o kısımdaki soruları çözüp  çözüp dururlar.

Ama asıl dananın kuyruğunun koptuğu   ikinci sınavları yani şimdiki adı ile ‘AYT’yi pek sallamazlar.

Bu konuda kendilerini rahatlatan formül ise YKS= TYT%40 +%60 AYT formülüdür.

Yani Yerleştirmedeki TYT’ nin %40 lık gücü ve etkisi.

Formül öyle gözükebilir ama pratikte pek öyle değil, yani TYT katkısı çok daha az.

Bu şimdiki sınavlara özgü bir şey değil her zaman  sınavı belirleyen hep II. Kısım olmuştur.

Mesela bundan önceki sınavda en belirleyici olan LYS idi.

Yani birinci sınavda 150-200 binlerde olan aday ciddi bir çalışma ile ikinci sınavda  30-40 binlere gelip çok rahat güzel bir bölüm kazanabiliyordu.

Onun için tüm üniversite aday arkadaşlarımıza sesleniyorum, TYT ile çok fazla uğraşmayın zaman geçirmeyin.( Özel yetenek ve diğer bu puan türü ile girecek yerleri isteyenler istisna).

Üniversite yerleşme puanındaki asıl faktör AYT ‘dir bunu sakın unutmayın.

Sırf kolay geliyor diye yada daha fazla soru çözebildiğiniz için tüm vaktinizi TYT ayırmayın.

Sömestrden sonra yapmanız gereken sınava hazırlığın   %80 AYT’ye ayırmak olmalı.

Ama tabii ki TYT’den kopmamak içinde her hafta 1 deneme ve her gün bir saatlik genel tekrar yapmak şartı ile.

Bu yazıyı okuyan bazı arkadaşları duyar gibiyim, henüz AYT konularına geçmedik biz ne yapabiliriz ki?

AYT için 11.sınıf önemli bir yıldı ve geçen sene gördüğünüz konular yabana atılmayacak kadar çok, ayrıca bu saatten sonra öğretmenlerinizle görüşüp AYT ‘ye daha fazla ağrılık vermeniz için biraz daha hızlanmalarını isteyebilirsiniz.

Aksi takdirde Şubat, Mart, Nisan derken Mayıs ayı ile beraber hem havaların ısınması hem Ramazan ayı hem de herkeste başlayacak olan rehavet sizi bu konuda çok sıkıntıya sokabilir.

Çünkü gelecek yıl tekrardan hazırlanmayı kimse istemez.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)