adscode
adscode
https://dogakoleji.k12.tr/basvurular/lgs

Üniversitede sizi nasıl bir yaşam bekliyor?

Üniversite hayatı, verilen derslerle yetinmeyeceğiniz, daha çok da kendinizin araştırma yaparak bilginize bilgi katacağınız yerlerdir. Belki lise hayatında kapısından bile geçmediğiniz kütüphaneler/bilgi merkezleri artık sizin için adeta bir yaşam merkezi olacak. Merak etmeyin, oralarda da eğitileceksiniz.

cemozel2021@gmail.com




Üniversite sınavına giren gençlerin heyecanını çok iyi biliyorum. Vakti zamanında biz de o yollardan geçmiştik.

Mahallemizde üniversite okuyan büyüklerimizin yolunu gözlerdik akşamları. Geldiklerinde hemen önlerini keser, bi’ yarım saatlerini bize ayırmalarını isterdik. Üniversite yaşamı ile ilgili bilgiler toplardık. Şimdilerdeki gibi ailelerimiz bizi alıp kapı kapı üniversite dolaştırmazdı. Kendi söküğümüzü kendimiz dikmeye çalışırdık ve anlardık ki, üniversite ortamı çok başka bir şeymiş. Lise, onun yanına bile yaklaşamazmış. İTÜ Makina mühendisliğinde okuyan Aytekin Koca adlı bir abimiz, kendini o kadar bilime kaptırmıştı ki, 90’ların ortasında şöyle derdi: Ülkeyi bilim insanları yönetmeli. Mesela TÜBİTAK Başkanı başbakan olmalı, derdi. Elimizin altında internet de yoktu. Ne TÜBİTAK’ın açılımını ne de TÜBİTAK Başkanını bilirdik.

2006 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki 6 yıllık çalışma hayatımı sonlandırıp Sabancı Üniversitesi’ne geçtiğimde yepyeni bir dünya ile tanışmıştm. O zamana kadar da kampüsü görmemiştim. Tem otoyolundan geçip de Sabancı Üniversitesi kampüsünü gören herkes, oranın adeta bir uzay üssü gibi olduğu söylerdi. Gerçekten de ilk gördüğümde ben de böyle hissetmiştim. Hızla adapte olmak için her şeyi soruyordum, öğreniyordum. 2016 yılında vefat eden Kurucu Rektörümüz Tosun Terzioğlu’nun vakti zamanında TÜBİTAK Başkanlığı yaptığını da öğrenmiş oldum. Hangi yıllarda TÜBİTAK Başkanlığını yaptığını öğrenince Aytekin abimizin söyledikleri geldi aklıma. Meğer bahsettiği TÜBİTAK Başkanı Tosun Terzioğlu’ndan başkası değilmiş. Yıllar sonra Tosun Terzioğlu ile tanışma fırsatı yakalayacağımı kim bilebilirdi ki!

Üniversite hayatı, verilen derslerle yetinmeyeceğiniz, daha çok da kendinizin araştırma yaparak bilginize bilgi katacağınız yerlerdir. Belki lise hayatında kapısından bile geçmediğiniz kütüphaneler/bilgi merkezleri artık sizin için adeta bir yaşam merkezi olacak. Merak etmeyin, oralarda da eğitileceksiniz. Hizmet ve olanaklar anlatılacak, bir araştırma nasıl yapılır tarzında birçok destek alacaksınız. Elinizin altında binlerce kitap ve bilimsel dergi olacak. Bu kaynakları gördükçe üniversite hayatının ne kadar da kısa olduğunu göreceksiniz; çünkü hepsini okumak isteyeceksiniz.

Gittiğiniz üniversitenin kültürü de sizi sarıp sarmalayacak. Görgünüz artacak. “İnsanlara nasıl daha kibar olurum; nasıl daha hoşgörülü olurum; doğaya, çevremize ve sevimli dostlarımıza nasıl daha iyi sahip çıkar, onları korurum;  kendimden küçüklere nasıl daha iyi örnek olurum”un çabası içine gireceksiniz ve üniversite sonunda bütün bunlar kodlarınıza işlenmiş halde mezun olacaksınız. Üniversitenin kazandırdıkları sadece bilgi değil, işte bu bahsettiğim özellikler de olacak.

Üyesi olacağınız kulüplerde sosyalleşip tanışağınızı (network) geliştireceksiniz. Bu size ilerideki iş hayatında çok büyük faydalar sağlayacak.

Eğer isterseniz Erasmus programları sayesinde bir dönem boyunca Avrupa’da bir üniversitede öğrenim göreceksiniz. Bu size müthiş bir deneyim ve görgü kazandıracak. Siz artık o eski siz olmayacaksınız. Aileniz sizin bu gelişiminizi görerek, düşüncelerinize ve söylediklerinize daha da bir değer verecek. Belki de anneniz ve babanız size danışmadan bir işe kalkışmayacak.

Daha yolun başında olan genç arkadaşlarla bu düşüncelerimi paylaşmak istedim ki, nasıl güzel bir ortamın içine gireceklerini görsünler. Tabii ki her şey toz pembe değil; ama mücadeleci ruhunuzla baş edeceğiniz sorunlar, ileride çocuklarınıza anlatacağınız anekdotlara ve sevimli hikayelere dönüşecek.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)