adscode

Yaşayabilme İhtimali...

15 Temmuz 2016... Çocuklar, kendileri için yeni bir geleceğin kapısı olan ÖSYM sonuçlarını beklerken, bilinmez bir karmaşanın ortasına düştüler. Milletçe düştük aslında.

damlaaktan@gmail.com




1900’lerde bir yazar, bulunduğu ülkenin o dönemde içinden geçtiği savaş ortamı için demiş ki: “Doğrusu ya bu halk çok saf. Evlerine kapanıp ölülerine ağlayacaklarına, neşeyle haykırıyorlar. Tüm bu savaş, milyonlarca ölü, bu malüller, sakatlar... Ne için peki? Ne acımasızlık!”

Dünya hiç değişmiyor galiba... Mesele, iyi ve kötü insan olma meselesi. İyilik ve kötülükse, eğitimle başlıyor. Üniversite mezunu olmaktan ya da birden fazla diplomaya sahip olmaktan bahsetmiyorum. Eğitimden bahsediyorum. Kaliteli, doğru, dürüst, inançlı, hak yemeyen, emek veren insan olabilmekten; aldığın ilkokul, orta okul, lise, üniversite öğrenimlerinin yanında kendine kattıklarından bahsediyorum.

Hayatın en kritik anlarında, yaptığınız seçimlerden bahsediyorum.

Dün sınav sonuçları açıklandı. Bugün İzmir Ekonomi Üniversitesi dahil tüm üniversiteler dolup taşmaya başlar, geleceğini seçmek isteyen gençler ve aileleriyle... Bugün mimarlık, hukuk, psikoloji gibi insana mezun olduğunda doğrudan bir meslek sunan bölümler en çok tercih edilenler arasında. Son üç ya da dört yıldır durum böyle. Garanti olarak görülüyor çünkü belirsizlik ortamında her zaman elinde ekmek kapının olması, bireysel olarak hareket edebilme şansı bir lütuftur. Artı bir başlarsın hayata diye düşünülür. Oysa esas mesele, birlikte bir şeyler yapılabilmesi. Bir kurumun parçası olabilmek de, bürokrasinin parçası olabilmek de, sanatçı olabilmek de, hepsi ama hepsi birbiriyle eş değer.

Esas mesele mutlu, yaptığı işin hakkını veren, iyi olduğu işi yapan, ya da yaptığı işi iyi geliştirebilen olabilmek. O zaman açılıyor kapılar bir bir...

Şimdi pek çok aile Ankara ve İstanbul’a göndermekle ilgili de kaygı duyacaktır bugünkü olayların arasında. Oysa, hepimiz hayatımıza devam etmeliyiz. Çünkü yeryüzündeki kötü insanların tek istediği şey yaşayabilme ihtimalimizi durdurmak! Her şey normal gitse, yeryüzünde hiçbir tehdit olmasa bile, kendi ölümünün yerini ve zamanını bile bilemeyen insanlarız. Dünya üzerindeki kontrolümüz bu kadar. O nedenle çocukların geleceklerini kontrol etmeye çalışmak belki de yalnızca onların mutlu olmalarını, hayata aktarabilecekleri güzel şeyler yapacakları bir mesleği seçmelerini engellemek olur.

Bir aile olarak yapabileceğiniz en güzel şey, onların her türlü seçimlerinde-gerçekten istedikleri, ne istediklerini bildikleri seçimlerinde- onları desteklemek, koruyabildiğiniz ölçüde korumak ve kollamak. Onlara engel olmak değil, her zaman bir elinizin üzerlerinde olması...

Bırakın ekmeklerini taştan çıkarmayı öğrensinler. Bırakın konforlu bir hayattan birkaç kilometre uzakta kendi ayakları üzerinde durmayı öğrensinler yol yakınken. Bırakın, zorlansınlar, ki erken ulaşsınlar feraha. Bırakın hayallerinin peşinden koşsunlar. Onların sorumluluğu kendi hayatları. Sizin sorumluluğunuzsa onlar o hayatı keşfederken onlara olabildiğiniz ölçüde destek olmak...

Bir şiir vardı, “Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim..” diye. Biz bu ülkede, hatta dünyada “yaşayabilme ihtimalini sever olduk.” Evet hepimiz bir parça korkuyoruz neler olabileceğinden... Evet hepimiz belirsizliklerin arasında hayata dört elle yapışmaya çalışıyoruz. Ama en önemlisi ne biliyor musunuz? Dünyada bunlar oldu, oluyor ve olmaya devam edecek. Bir barış imparatorluğu kurmadığımız sürece, kötülük hep var olacak... Ama bir de sır vereyim. Dünya dönmeye, hayallerinin peşinden tutkuyla gidebilen, misyonlarını başarıyla hayata aktarabilen güzel insanlarla devam edecek. Dünya o insanların avuçlarında yaşamaya devam edecek. Ülkemizi daha güzel yarınlara taşıyacak, eğitimleriyle dünyayı değiştirebilecek tüm gençlerin yaşayabilecekleri bir gelecek seçebilmeleri dileğiyle... Sertab’ın bir şarkısı zihnimde uyandım sabah, çok da uyuyormuş zamana; onla bitirelim:

Sözler yalan, bu güzel sözler,
Korku giymiş bütün gözler,
Ateşe durmuş üzgün yüzler,
Yanıyor dünya, siliniyor izler.

Sarı, siyah, beyaz yüzler,
Çocuklar, çocuklar, önce sizler,
Ellerinizde gelecek günler,
Yanıyor dünya, siliniyor izler.

Gel, gel, gel, gel ellerini ver,
Gönder, yüreğini gönder,
El ele, el ele beraberce
Belki de, belki de olur.”

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
BALE SPOR DEĞİL SANATTIR!
EĞİTİM ŞART
GÜZEL GEL 2021!