adscode

Abbas Güçlü'den önemli açıklamalar: "10 dersten kalan sınıf geçmemeli"

Abbas Güçlü bugün Radyo Viva’da Özay Şendir'in konuğu oldu ve eğitim gündemini değerlendirdi.

Abbas Güçlü'den önemli açıklamalar: "10 dersten kalan sınıf geçmemeli"
Eğitim

Meslek lisesi deyince herkesin aklına Türkiye'de imam hatip geliyor?

Endüstri meslek liseleri var canım, meslek liseleri var ama herhalde mesleğin dışında her şey öğretiliyor. Artı hedef olarak iyi bir meslek adamı olacağına, iyi bir imam olacağına üniversite mezunu ol deniyor. Sonra da sınavlarda en büyük haksızlık meslek liselilere ve imam hatiplilere yapılıyor. Neden? Çünkü mesleki derslerden hiç soru sorulmuyor. Önce bir sınav sisteminin değiştirilmesi gerekir. Türkiye'de eğitimin sil baştan ele alınması lazım. Bugüne kadar diyorduk ki "Gelen bakanlar eğitimden anlamıyor,napalım kaderimiz" ama şimdiki Bakan ömrünü eğitime adamış bir Bakan, o da düzeltemezse büyük bir hayal kırıklığı yaşar bu ülke. Söyleyecek birşey de kalmaz. 

Biz neden üreten insan yetiştiremiyoruz? Türkiye'nin bugün en önemli sorunu üretim yapamaması. Üretim yapsak biz bugünkü ekonomik sıkıntıları fazlasıyla aşarız. Dolarla mücadele edeceksek bizim her şeyden önce eğitime yönelmemiz lazım.

Eğitim dediğin şey fazla soru sormak, çözmek değildir. Eğitim dediğin şey sorumluluk vermektir, iyi bir yurttaş olarak kuruyan ağacı görmektir, dışardan ithal edillen tohumları görmektir yani milli sorumlulukların verilmesi lazım. Eğitim milliliğini kaybetti, ulusallığını kaybetti. Bizim önce yetiştirdiğimiz her öğrenciye bu ülkenin vatandaşı olduğunu hatırlatmamız, bu ülke için bişeyler yapması, birşeyler üretmesi gerektiğini hatırlatmamız lazım. Boşa kürek çekiyoruz, bu kadar para harcıyoruz bu kadar zaman harcıyoruz. Şu anda öğrenciler ne kazanıyor, iyi bir meslek öğreniyorlar mı, hayır; akademik donanımı var mı, hayır; mutlu mu, hayır; mezun olduğu zaman iş bulabiliyor mu, hayır. O zaman biz bu çocukları niye deli gibi koşturuyoruz.

Veliler ve gençler sandığa gittiklerinde hangi parti benim için yapıyor, gelecek için ne öneriyor, çocuğum için ne yaptı ne yapacak sorularını sorarak sandığa giderse o zaman siyasetçiler eğitimi ciddiye alacaklar. Siyaset eğitimi ciddiye almıyor mu? Cumhuriyet kurulduğundan beri gelen her hükümet eğitimi ciddiye alıp yatırım yapmıştır ama akademik anlamda, pedagojik anlamda ilerleme kaydetmemiştir. Bugün ülkede 200'den fazla üniversite var. Geçen Van'daki üniversiteye gittim spor tesislerini gördüm, İstanbul'daki spor tesisleri yanında hikaye kalır. O kadar görkemli güzel yapılar yapıldı ama biz her şeye sadece bina olarak bakıyoruz. Medyada da öyle olmadı mı plazalar diktik diktik, içindeki insanları yetiştirme konusunda hiçbir şey yapmadık, 50 yıl önceki gazeteleri biz hala okuyucuya dayıyoruz sonra okuyucu niye okumuyor. Okumaz tabi sen 50 yıl önceki matıkla hala hareket ediyorsun. Sayfa yapın içeriğin aynı. Kendini yenileyemezsen okuyucunun gerisinde kalırsın. Eğitim toplumun gerisinde kaldı.

Peki bu kadar boş kontenjanın ardından bazı fakültelerin kapatılması, bazı kontenjanların düşmesi… Bu boş kalan kontenjanın parasını da sen ben ödüyoruz değil mi?

Tabi canım şimdi Kanada'da nasıl oluyor adam diyor ki gel kardeşim ben sana öğrenci başına para veririm. Bizde öyle değil. 100 öğrenci alsan da aynı bütçeyi alıyorsun 500 öğrenci alsan da. O zaman üniversite diyor ki ben neden fazla öğrenci alacağım, o zaman ne tanıtımını yapıyor, ne koşturuyor, geleni de vazgeçiriyor, ben bu bütçeyi daha iyi kullanırım diyor. Devletin bu yapılanmayı yeniden kurması gerekir, kayıt başına bütçe vermesi lazım. Vakıf üniversiteleri böyle hovardalık yaparken, gel yüzde 75 burs veriyorum arkadaş dediği zaman devletin sen bu parayı nerden veriyorsun diye sorması gerekir.

En komiği şu YÖK açıkladı ve bunu başarı diye açıkladı. YÖK, geçen yıl 260'a yakın bölümü tek öğrenci bile tercih etmedi, bu sene bir kısmını kapattık 60'a indi diyor. Bu 260 bölümün açılmasına kim izin verdi? Hala bunlara niye izin veriyorsun? Nasıl bir öngörü, nasıl bir mantık? Sen 260 tane bölüm açıyorsun ve tek öğrenci dahi tercih etmiyor. Onun harcaması ne olacak?

Bir vakıf üniversitesinde aynı sınıfta okuyan öğrencilerin hepsi farklı para ödüyormuş?

Gel vatandaş gel diyor, ne kadar paran varsa onu ver.

Pazarlık ayıp mı diye sormuş bir veli?

Ayıp değil, ne kadar koparırlarsa kardır ama o alacakları diploma ne işe yarayacak. Para bir şekilde kazanılır ama o yılları geri döndürüp alamazlar. Bence ucuz diye, rahatça girebiliyoruz diye çocuklarının geleceklerini heba etmesinler. Çünkü o diplomalar ilerde hiçbir işe yaramaz.

Peki bir üniversite kuruyor olduğun zaman onun akademik kadrosunun belli şartları yok mu? Mesela dekanı nerden atayabilirsin? Eskiden bütün dekanlar da profesördü şimdi öyle değil.

Şimdi batılı ülkelerde, doktora eğitimi vermen için en az 30 ve oratalama 50 yıl geçmesi lazım. Yani doktora eğitimi ciddi bir eğitimdir. Bizde yeni kurulan üniversiteler daha mezun vermeden doktora eğitimine başladı. YÖK'e soruyorsun çıt çıkmıyor.

Türkiye'de eğitimde standart yok, ölçme değerlendirme yok, devamlılık yok. Ben 10 derse takılmış kalmış durumdayım yani 10 dersten kalan sınıf geçmemeli. Biz sınıf tekrarını kaldırdık niye yer yok. Böyle birşey olabilir mi? Bu çalışan öğrencileri de demotive etti.

Ek tercihler nasıl olmalı? Yerleşemeyenler ne yapmalı? Bir sene daha beklemek mi daha doğru diye soruyorlar?

Bence ek yerleştirmede çok önemli avantajlar çıkacak. Çok fazla boş kontenjan var, artı kazanıpta kayıt yaptırmayanların yaratacağı boşluklar var. O nedenle hiçbir yere giremeyenler ek yerleştirmeyi beklesinler.

Peki bu YKS yerleştirmelerinde bir hata olmuş olabilir mi?

KPSS'de özellikle hata olduğuna ilişkin çok ciddi iddialar var YKS'de de olabilir çünkü aynı puanı alan öğrencilerden biri bir yere girmiş diğeri girememiş, ÖSYM'ye soracağız, hiç tercih etmediği yere giren öğrenciler var. Sistematik bir hata olmuş olabilir.


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)