adscode

Amerika'dan Eğitime Bakış ve Sonu Gelmeyen Kayıtlar!

Hızlı bir Amerika seyahatimiz oldu. Dünyanın en iyi üniversiteleri olarak bilinen Harvard ve MIT'yi gezme, hocalarıyla konuşma ve dünyanın dört bir yanından gelen eğitim bilimcilerle, eğitimini tartışma…

Amerika'dan Eğitime Bakış ve Sonu Gelmeyen Kayıtlar!
Günün Yazısı
Gezerken, dinlerken, tartışırken, aklımın yarısı Türkiye'deydi. 
Gördüklerim ve duyduklarıma, bizimkileri kıyaslıyordum.
Farklı dünyaların insanları gibi görünsek de, ortak noktalarımız çoktu ama sanki eğitime bakış açımız, çok farklıydı.
Bizde sınav ve diploma odaklı bir öğrenim varken, onların hedefi araştırma, öğrenme ve onu pazarlamaktı.
Bilgi ya da araştırmanın, insalığa, dolayısıyla da kuruma, ülkeye bir yararı olmalıydı ki, sürdürülebilir olsun.
Bu çerçeveden baktığımızda, boşa kürek çekiyoruz desek yalan olmaz!
Hazırlanan onca tezin, akademik kariyerin ötesinde ne işi yaradığını bilen, gören, duyan var mı?
Elbette arada istisnalar vardır ama onlar da, ilgisizlikten, raflarda tozlanmanın ötesine geçemiyor...
Eğitim ve araştırma kurumlarına öylesine yüksek bağışlar yapılıyor ki, duyduğunuzda ağzınız açık kalıyor.
Bizim o noktalara gelmemiz zor ötesi, kim yüz milyonlarca dolarını üniversitelere bağışlar ki!..
Harvard'ın Nobel ödüllü efsane hocalarıyla da görüştük, eğitime, öğrenciye bakış açılarını anlamaya çalıştık.
Bizden biri olan,hem Harvard'lı hem de MIT'li gencecik Canan Dağdeviren'le de uzun uzadıya sohbet edip, MIT'iyi MIT'i yapan labatuvarları gezip, farklı olanın ne olduğunu yakalamaya çalıştık.
Canan, ben başarabildiysem, siz de başarabilirsiniz mesajı verdi, Nobel ödüllü efsane Hoca Herschbach da, sadece tek konuya odaklanmanın en büyük yanlış olduğunu anlattı.
Her ikisi de zengin ailelerden gelmedi, en iyi okullarda okumadılar. Orta halli ailelerin çocukları olarak zirveye tırmandılar.
Ve eğer istenilirse,  kaf dağının zirvesindeki başarıya ulaşmanın, dün olduğu gibi bügün de mümkün olduğunu gösterdiler...
Kendileri ve çocukları için en iyiyi arayanlar, ne olur, sınav, not ve diploma odaklı eğitimden kendilerini kurtarıp, hayatta neyi başarmak istediklerine karar versinler. Sonrası, kendiliğinden geliyor...
Nobel ödüllü Hercschbach ve geleceğin Nobel adayı Canan bunun en güzel örnekleri!..

Kayıtlar!

Hala kendisine öğrenim görecek bir okul bulamayan yüz binler var.
İlkokuldan üniversiteye, kayıtlar hala devam ediyor ama "girilecek, okunacak, gelecek vaaad eden okul" okul yok.
Veli ve öğrencilerin kayıtlarda aradıklarını bulamamalarının en önemli nedeni bu.
Kendilerine dayatılan okullarda değil, hayalini kurdukları okullarda okumak istiyorlar ama kendilerine bu olanaklar sunulmuyor. 
Sunulmadığı için de hayata küs başlayıp, küs bitiriyorlar.
Siyasete ve eğitimcilere düşen görev, öğrenciyi, hayata küstürmek değil, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda geleceğe hazırlamaktır. 
Onlar bunu yapamadıklarına göre, görev, ailelere düşüyor.
Bu konuyu, hep birlikte enine boyuna düşünmeliyiz...
Amerika'yı farklı kılan sanki buydu!..

 

Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)