adscode

COVID-19 salgını eğitimin çıktılarını nasıl etkiledi?

Eğitim Reformu Girişimi'nin 2008’den bu yana eğitim alanında yaşanan gelişmeleri izleyerek, değerlendirmelerini paylaştığı Eğitim İzleme Raporları'nın 2020'ye ait altıncı ve son dosyası yayımlandı.

COVID-19 salgını eğitimin çıktılarını nasıl etkiledi?
Eğitim
Güncelleme : 19-Mar-21 16:48

Eğitim İzleme Raporu 2020: Eğitimin Çıktıları dosyasında ulusal ve uluslararası değerlendirmelerin akademik başarı ve çocuğun iyi olma hali açısından sonuçları ve COVID-19 salgınının eğitimin çıktılarına etkisi değerlendiriliyor. Bu bağlamda Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA), Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS), Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) çalışması, Öğrenci Başarı İzleme Araştırması (ÖBA), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında uygulanan merkezi sınav ve üniversiteye giriş sınavlarına ilişkin güncel veriler inceleniyor. Uluslararası raporlar ve Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan raporlar çalışmanın temel dayanaklarını oluşturuyor. Bulgular değerlendirilirken Türkiye’de ve başka ülkelerde yürütülen akademik çalışmalardan yararlanılıyor. Özellikle COVID-19 salgınının eğitimin çıktılarına etkisi değerlendirilirken başka ülkelerde yürütülen güncel araştırmalardan yararlanılıyor.

Türkiye’nin PISA sonuçları yıllar içinde nasıl değişiyor?
Yıllara Göre Türkiye’de ve OECD Ortalamasında Öğrencilerin Ortalama PISA Puanları


Türkiye’nin PISA puanları 2003’ten 2012’ye kadar genel olarak artma eğilimindeyken 2015 yılında keskin bir düşüş yaşandı. 2018 yılında puanların değerlendirme yapılan üç alanda da yükseldiği ve 2012’dekine benzer sonuçlar alındığı görülüyor. OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development) tarafından yapılan değerlendirmeye göre, Türkiye’nin 2018 puanları üç alanda da 2009 ve 2012’den anlamlı bir biçimde farklı değil. Dolayısıyla 2018’deki puanları gerçek anlamda bir yükselme olarak yorumlamak güçleşiyor. 2015 sonuçları ise aykırı bir durum olarak görülüyor ve 2015’te yaşanan düşüşün de 2018’deki düzelmenin de uzun dönemli bir eğilimi yansıtmadığı belirtiliyor. 2018’deki iyileşmeye karşın Türkiye’de ortalama puanlar hâlâ OECD ülkelerinin ortalamasının altında.

PISA’ya katılan ülkelerin tümünde sosyoekonomik durum, fen ve matematik başarısı üzerinde belirleyici bir role sahip


Hem Türkiye’de hem de OECD ortalamasında PISA puanları ile öğrencilerin sosyoekonomik durumu arasında bir ilişki bulunuyor. PISA 2018’de, okuma alanında Türkiye’deki sosyoekonomik olarak avantajlı çocuklar, dezavantajlı çocuklardan 76 puan fazla aldılar. Bu fark OECD ortalamasında 89 puan. Türkiye’de avantajlı durumdaki çocukların %8,9’u okuma alanında en yüksek başarı gösterenlerin arasında yer alırken bu oran dezavantajlı durumdaki çocuklar için %0,9.

TIMSS sonuçlarında, PISA’dan farklı olarak, 2015 yılında düşüş değil, artış yaşandı. 2019 yılında Türkiye’de ortalama TIMSS puanları 5. sınıfın katıldığı matematik ve fen testleri ile 8. sınıf fen testinde ilk kez uluslararası orta ölçek noktası kabul edilen 500 puanın üzerine çıktı. Türkiye’deki 8. sınıf öğrencilerinin ortalama matematik puanı ise uluslararası ortalamanın altında kalmaya devam ediyor. TIMSS bulgularına göre 8. sınıfların matematik başarısı tüm yıllarda diğer alanlara göre dikkat çekici biçimde düşük. Öte yandan 2019 döngüsüne katılan 8. sınıfların ortalama puanları, 2015 döngüsündeki 4. sınıflarınkinden yüksek. Her ne kadar uygulama aynı çocuklarla yapılmış olmasa da, TIMSS örnekleminin temsili olması nedeniyle 2015’te 4. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin, 2019’a gelindiğinde fen ve matematik başarılarının arttığı çıkarımına varılabilir.

ERG’nin PISA ve TIMSS 2015 Bulguları Işığında Cinsiyete Dayalı Başarı Farkı Bilgi Notu’nu okumak için tıklayınız.

Yıllara Göre Türkiye’deki 4 ve 8. Sınıf Öğrencilerinin Ortalama TIMSS Puanları


ABİDE 2018 sonuçları değerlendirildiğinde, matematik testinde temel ve temel altı öğrenci oranının yüksek oluşu ve bölgeler arası başarı farkları dikkat çekiyor
Hem ABİDE 2016 hem de ABİDE 2018 matematik testinde temel altı ve temel düzeylerdeki öğrenci oranının %50’nin üzerinde olması, 8. sınıf ve öncesinde matematik eğitimine ilişkin özel önemler alınmasını gerektiriyor. Matematik testinde, temel altı ve temel düzeydeki öğrenci oranı özel okullarda %17,0, yatılı bölge ortaokullarında (YBO) ise %69,3. 8. sınıf ABİDE 2018 sonuçlarına bölgesel bazda bakıldığında temel altı öğrenci oranının en yüksek olduğu bölgenin Güneydoğu Anadolu olduğu görülüyor. Diğer yandan Kuzeydoğu Anadolu’yla birlikte bu bölgede ABİDE 2016’ya göre önemli bir puan artışı yaşandı.

ABİDE Araştırmasına Katılan 8. Sınıf Öğrencilerinin Yıllara Göre Yeterlilik Düzeylerine Dağılımı


2018’de ilk kez araştırmaya katılan 4. sınıfların ABİDE 2018’deki başarı durumu değerlendirildiğinde, 8. sınıflarda olduğu gibi temel altı ve temel düzeydeki öğrenci oranının en yüksek matematikte (%39,9) olduğu görülüyor. Bu testi, sırasıyla fen bilimleri (%37,5), sosyal bilimler (%29,7) ve Türkçe (%27,9) takip ediyor. 4. sınıflarda da temel ve temel altı düzeydeki öğrenci oranı en yüksek Güneydoğu Anadolu’da.

ABIDE 2018’e Katılan 4. Sınıf Öğrencilerinin Testlere Göre Yeterlilik Düzeylerine Dağılımı


LGS kapsamında uygulanan merkezi sınavda öğrencilerin en az başarı gösterdiği ders matematik


LGS kapsamında uygulanan merkezi sınavda, 2019 ve 2020’de en düşük ortalama doğru cevap oranı matematikte. 2020 yılında, önceki yıla göre ortalama doğru cevap oranı Türkçe ve matematikte azalırken fen bilimlerinde arttı.

MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ndeki puan değerlendirmeleri ve dereceleri temel alınarak soruların yarısından fazlasını doğru cevaplamak temel yeterlilik olarak kabul edilirse 2020’deki merkezi sınavda, matematik testinde öğrencilerin yalnızca %7,2’sinin temel yeterliliklere sahip olduğu söylenebilir. Bu oran Türkçe için %44,3, fen bilimleri için %44,5’tir.

2020’de Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ilk basamağı olan Temel Yeterlilik Testi’nde (TYT) öğrencilerin ortalama doğru cevap oranı tüm testlerde temel yeterlilik için bir ölçüt kabul edilen %50 çizgisinin altında kaldı. Bu durum, başta Türkçe ve temel matematik olmak üzere, ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin temel yeterliliklerle ilgili sorunları olduğuna işaret ediyor. 2020’de önceki yıla göre fen bilimleri ve sosyal bilimlerde ortalama doğru cevap oranı artarken Türkçe’de azaldı, temel matematikte ise aynı kaldı.

Testlere Göre Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınavlardaki Ortalama Doğru Cevap Oranları


Ulusal ve uluslararası değerlendirmeler çocuğun iyi olma haline ilişkin ne söylüyor?
Çocuğun iyi olma haline ilişkin çalışmalarda sağlık, güvenlik, çevre koşulları vb. pek çok alanın yanında “eğitime ilişkin iyi olma hali” ve “okul yaşamının kalitesi” de önemli gösterge alanları olarak yer alır. Eğitim İzleme Raporu 2020: Eğitimin Çıktıları dosyasında ulusal ve uluslararası değerlendirmelerin sonuçlarından yararlanılarak akademik başarı dışında kalan belirli alanlarda da çocuğun iyi olma haline ilişkin bulgular değerlendiriliyor.

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)