adscode
adscode
https://dogakoleji.k12.tr/basvurular/lgs

Doğru tercihin formülü: İkiye böl, iki ile çarp

Adaylar, doğru tercih listesi oluşturmak için hangi yolu izlemeleri gerektiği sorusunun cevabını bulmaya çalışıyor. Eğitim Danışmanı Nur Erdem Özeren “Puanı değil başarı sırasını dikkate alın. Sıralamanızı 2’ye bölün ve 2 ile çarpın” diyor

Doğru tercihin formülü: İkiye böl, iki ile çarp
YKS
Güncelleme : 31-Jul-22 00:21

Tercihler başladı, adayları da en doğru listeyi oluşturmanın telaşı sardı. İlk sorulan soru, tercihlerimi puana göre mi yapayım, başarı sırasına göre mi? Milliyet'ten Aysel Bozan Yılmaz'ın haberine göre öncelikle istek sıranızı dikkate alın. Severek okumayacağınız bölüm ya da üniversiteleri kesinlikle tercih listenize yazmayın. Teknik anlamda da puana değil, başarı sırasına bakın. Çünkü her yıl, sınava giren aday sayısı, sınavın kolaylığı vs. gibi sebeplerle puanlarda değişiklikler olabiliyor. Ancak başarı sırası o yılki adaylar arasındaki yerinizi gösteriyor. Peki, nasıl tercih yapacaksınız? Eğitim ve Kariyer Danışmanı Nur Erdem Özeren’in bu konudaki önerileri şöyle:

Her yıl değişiyor

- Öncelikle bölüme ve üniversiteye karar vermeden tercih listesi oluşturmayın.

- Sıralamalar her yıl değişiyor, talep de her yıl farklı şehir ve bölümlere göre değişiklik gösteriyor. Dolayısıyla, sıralama aralığını geniş tutun. En kısa formül: Sıralamanı 2’ye böl, 2 ile çarp. Bu senin havuz oluşturmak için limitin. Yeterince güvenilir aralıkta alternatif bölüm listende olacak. Ancak bunları sıralamaya göre büyükten küçüğe dizme, önemli olan “istek” sıran.

- Tüm yeni açılan programları listene dahil edebilirsin ama mucize bekleme çünkü sıralaması aynı üniversitenin benzer programlarına yakın olacaktır.

- Vakıf üniversitelerini listene alacaksan ve maliyetini hesaplayacaksan, burs olanaklarına değil eğitim ücretlerine bakmanda yarar var.

Hepsine puan verin

Özeren, adaylara, sıralama aralığında kalan hedefledikleri bölümleri ve üniversiteleri istek sırasına göre listelerken de şu formülü kullanmalarını öneriyor:

- Her şehir için bir puan ver. Çok istediğin şehre 10 puan, az istediğine 1 puan verebilirsin. u Yine her üniversite için bir puan ver. Hangisi daha çok içine sindiyse ona 10 puan ver, listende olmasına rağmen en az istediğin programın puanı 1 olsun.

- Her bölüm için de bir puan ver. Aynı listede birbiriyle ilgisiz en fazla 2 grup bulunsun. Daha çok istediklerinizin puanı daha yüksek olsun.

- Yaşam maliyetleri de önemli. Yüksekse ama değerse yüksek puan, o üniversiteye ya da şehre o kadar maliyete değmez diyorsan düşük puan ver.

- Mesela öğretim dili, kampüsü gibi her program için kendince seçtiğin birkaç kriteri daha ekleyip onlara da puan verebilirsin. u Sonra da belirlediğin kriterlere ağırlık puanı ver. Örneğin şehir senin için x2 önemlidir; asıl önemli olan bölümse onu x10 yap.

- Bu şekilde listedeki her program için bir puan çıkacak. Aslında bu senin istek puanın oldu! u Listeni bu puanlara göre sırala. Elemelerden sonra başarı sıralarına baktığında, sıralamanın 1,5-2 katına yakın olan birkaç bölüm listede herhangi bir yerde duruyorsa, sorun yok, rahat olabilirsin.

- Tek tek her tercihinize bakın ve sonuçların açıklandığı günü hayal edin! Mutlu musunuz? Herhangi biri için “Keşke alttaki olsaydı!” diyorsanız onu hemen üste alın. Son kontrollerinizi yapın.

Puanı yüksek olan girer

Adaylar tercih döneminde uzmanlardan pek çok sorunun cevabını bulmaya çalışıyor. Bunların başında “Sıralamalar düşer mi, yükselir mi?” sorusu geliyor. Özeren, verdiği formülü uygulayanların, istek sırasına göre ve yeterince geniş bir aralıkta liste oluşturduklarına dikkat çekiyor ve bu sorunun onlar için önemli olmadığını dile getiriyor. Tercih listesinde üste yazarsam yerleşme ihtimalim artar mı, sorusu da cevabı merak edilen bir diğer konu. Özeren “Hayır artmaz. Sen 1 milyonuncu iken 1’e de yazsan 100 bininci 24. tercihinde de olsa o yerleşir” diyor. “Ya ölü tercih yaparsam” tedirginliği yaşayanlara ise “Tercihler ölmez. Sen kazandığında bir alt tercihinde aklın kalmadıysa sorun yok. Çok paran var diye hepsini harcaman gerekmiyor. Dolayısıyla sıralamandan daha düşük sıralı bir yerlere yerleşmenin sakıncası yok” diyerek tercihlerde istek sırasının öneminin altını çiziyor. Nur Erdem Özeren, son olarak adaylara “Herkese sor, son kararı sen ver” diyor.

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)