adscode

"Eğitimde fırsat eşitliğinin artması okul öncesi eğitime erişimle doğrudan ilişkili"

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, "Eğitimde fırsat eşitliğinin artması okul öncesi eğitime erişimle doğrudan ilişkilidir. Bu bağlamda dezavantajlı ailelerimizin çocuklarının okul öncesi eğitime ücretsiz erişimleri kritik öneme sahiptir." dedi.

"Eğitimde fırsat eşitliğinin artması okul öncesi eğitime erişimle doğrudan ilişkili"
Eğitim
Güncelleme : 12-Oct-21 17:38

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, eğitimde fırsat eşitliğinin artmasının okul öncesi eğitime erişimle doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, "Bu bağlamda özellikle sosyoekonomik seviye olarak dezavantajlı ailelerimizin çocuklarının okul öncesi eğitime ücretsiz erişimleri çok daha kritik öneme sahiptir. Bu nedenle bu dönemde önceliklerimizden bir tanesi okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması olacak." dedi.

Milli Eğitim Bakanlığının "İstanbul’a 100 Anaokulu" projesinin tanıtım toplantısı, Küplüce Cahit Zarifoğlu İlkokulu'nda gerçekleştirildi.

Bakan Özer, burada yaptığı konuşmada, okul binasında 19 derslik, 110 kişilik konferans salonu, 50 kişilik yemekhane, 1 özel eğitim sınıfı, 1 destek eğitim odası ve idari odaların bulunduğunu ifade ederek, okulun modern bir yapıya kavuştuğunu kaydetti.

Ülkelerin kalkınmasında ve refah seviyesinin artmasında eğitimin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Özer, "2002 yılından bugüne dek Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde eğitimde devasa hamleler gerçekleştirildi. Okul öncesinden özel eğitime, ilk ve ortaöğretimden yükseköğretime kadar eğitimin her kademesinde önemli yatırımlar yapıldı. 2002 yılından bu yana yapılan yatırımların neticelerini ve eğitimin kalitesine yansımalarını bugün eğitim göstergeleri aracılığıyla açık bir şekilde görebiliyoruz. Örneğin 2002 yılında yükseköğretime erişim yüzde 14 seviyesindeyken yüzde 44'e ulaşmıştır. 2014 yılından itibaren kız çocuklarımızın yükseköğretime erişimi, erkek çocuklarımızın yükseköğretime erişimini aşmıştır. Ortaöğretim seviyesindeki okullaşma oranı yüzde 50'den yüzde 88'e yükseldi." diye konuştu.

Eğitimde niteliğin iyileşmesi için ortaöğretimde öğretmen sayısının yaklaşık 3 kat, ilköğretimde ise 2 kat arttığını belirten Özer, öğretmen başına düşen öğrenci sayısının azalarak, okullardaki eğitimin kalitesinin arttığını söyledi.

Özer, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İstanbul'da 2002 yılında ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısı 56'dan bugün 28'e, ortaöğretimde 37'den 25'e, İstanbul'da 2002 yılında ilköğretimde 1 öğretmene 40 öğrenci düşerken şimdi bu sayı 21'e, ortaöğretimde ise 15'e düşmüştür. Derslik sayılarımız da öğretmen sayımızdaki artışa benzer şekilde önemli artışlar göstermiştir. Uluslararası çalışmaların sonuçları da eğitim sistemimizin kalite artışını doğrulamaktadır. Bu olumlu gelişmeleri daha da artıracağız."

Eğitim performansında önemli iyileşmeler görüldüğünün altını çizen Özer, OECD tarafından 3 yıl ara ile yapılan PISA araştırmasında Türkiye'nin öğrenci sayısı en fazla artan ülke olmasına rağmen Türkçe, Fen ve Matematik Okuryazarlığı alanlarında puanlarını en fazla artıran birinci ülke olduğunu, TIMSS araştırmasında ise 1999 yılından itibaren en yüksek başarının yakalandığını aktardı.

"Önceliklerimizden bir tanesi okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması"
Bu tür olumlu gelişmeleri daha da artıracaklarını ifade eden Özer, "Şu anda MEB olarak ana odağımız eğitim sistemimizin kalitesini ve eğitimde fırsat eşitliğini artırmaktır. Eğitimde fırsat eşitliğinin artması okul öncesi eğitime erişimle doğrudan ilişkilidir. Bu bağlamda özellikle sosyoekonomik seviye olarak dezavantajlı ailelerimizin çocuklarının okul öncesi eğitime ücretsiz erişimleri çok daha kritik öneme sahiptir. Bu nedenle bu dönemde önceliklerimizden bir tanesi okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması olacak." şeklinde konuştu.

Yapılan iyileştirmeleri artırmak adına yeni bir adım daha attıklarını kaydeden Özer, sözlerini şöyle tamamladı:

''Okul öncesi eğitime katılan öğrenci sayımızı yaklaşık 320 binden 1 milyon 630 bine çıkartarak bu kademede okullaşma oranını yüzde 71 seviyesine ulaştırdık. Okul öncesi eğitimi daha da yaygınlaştırmak ve niteliğini artırmak adına İstanbul'a Hanımefendi'nin (Emine Erdoğan) destekleriyle 100 yeni anaokulu daha kazandıracağız. İstanbul'un ölçeği düşünüldüğünde bu atılan adımın okul öncesi eğitime erişimin artırılması açısından ne kadar önemli bir katkı sağlayacağı açıktır."

Programa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in eşi Nebahat Özer, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ile eşi Hatice Nur Yerlikaya, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

AA


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)