adscode

Eğitimde sular neden durulmuyor?

Eğitimde ciddi sıkıntılar olduğunu görmeyen, dile getirmeyen yok gibi! Sorunların pek çoğu zaten kangrene dönüşmüş durumdaydı, pandemi de tuzu biberi oldu.

Eğitimde sular neden durulmuyor?
Milliyet Diyalog

Gelinen son noktada, asıl önemli konu ise sorunların önemi ve büyüklüğünden daha çok, çözüm konusunda gösterilen samimiyet!

Çok söz söyleniyor ama arkası gelmiyor. Gelmeyince de güven erozyonu yaşanıyor, söylenenlerin inandırıcılığı kalmıyor. Örneğin önceki gün, Liselere Giriş Sınavı’nda uzun paragraflı sorular ve Dil Bilgisi’nden soru sorulmayacağı açıklandı.


Hem de en üst düzeyde ama aynı gün MEB tarafından açıklanan örnek sorularda, uzun paragraflar da vardı, Dil Bilgisi de! Ama en önemlisi, öğrenciler aylardır, bu tür sorulara hazırlanıyordu ve binlerce soru çözdüler. Emeklerine ve zamanlarına yazık değil mi?..

Eğitim kazanı fokur fokur!

Eğitimde sular durulmuyor. Durulacağa da benzemiyor! Okullar açıldı, sınavlar başladı, öğretmenlere aşı sözü verildi, kadro sayısı ve dağılımı can sıktı, üniversitelerin ne zaman açılacağı tam bir muamma ve yükseköğretim kurumlarındaki keyfi kadrolaşmaya YÖK nihayet “dur” dedi!..

Daha onlarca sorun var ve nihayet çözüldü diyebileceğimiz tek sorun yok! Keşke biraz daha çözüme odaklanabilsek.

Tamam, örneğin aşı ve kadro gibi bazı sorunlar MEB’den çok diğer kurumlara bağlı ama mini minnacık dokunuşlarla çözüme kavuşacak konularda da sıkıntılar var!..

Bakan Selçuk 1 milyon 259 bin öğretmen ve çalışanın aşılanması konusunda Sağlık Bakanlığı’na liste ulaştırdıklarını ve aşılamanın başladığını anımsatarak, “Yaklaşık 80 bin öğretmenimiz aşılandı. Tedarik süreci hızlandığında aşı süreci de hızlanacak” hatırlatmasında bulundu.

Akla gelen ilk soru ise şu:

Peki ama ne zaman?..

Tamam şu an için elde aşı olmayabilir ama bilgilendirme de mi yapılamaz?..

Eğitim çalışanlarına aşılama süreci eğitimin iyice yoğunlaştığı şu günlerde bir an önce hızlanmalı ve aşı takvimi “tedarikler” ölçüsünde hemen açıklanmalıdır. Çünkü tedirginlik had safhada!..

Eş, dost, ahbap kadrolaşmasına son!

YÖK bile üniversitelerdeki adrese teslim kadro tahsisine isyan etti! Bundan böyle, üniversite ilanlarında adaya yönelik ayrıntılı bilgilere yer verilmeyecekmiş?


Liyakat, fırsat eşitliği, rekabet ve kaliteyi artırmak amacıyla Profesör, Doçent ve Doktor Öğretim Üyesi kadrolarının ilanlarında bundan böyle özel şartlara yer verilmeyecekmiş! Atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra mı, diyesi geliyor insanın.

Peki ya bu yöntemle üniversiteleri babasının çiftliği gibi kullananlar, kadro ve unvan alanlar ne olacak?

Madem yapılanlar yanlıştı, yapanın yanına kâr mı kalacak yoksa hak ettikleri hesap sorulacak mı?..


YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)