adscode

Evlilikte İlk 5 ve 10 Yıla Dikkat

Boşanma sayıları artsa da evlilik kurumuna inanç azalmıyor.

Evlilikte İlk 5 ve 10 Yıla Dikkat
Türkiye'den Haberler

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye’nin 2014 yılındaki evlilik ve boşanma istatistiklerini açıkladı. Evlenmelerde önemli bir değişim gözlenmezken boşanmalar yüzde 4,5 arttı. Yaşar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Evlilik ve Aile Terapistliği Programı Eğitim Koordinatörü Psikolog Dr. Özge Alkanat, TÜİK rakamlarına göre, Türkiye’deki boşanmaların yüzde 61,4’ünün, evliliğin ilk 5 veya 10 yılı içinde gerçekleştiğini hatırlatarak mutlu ve uzun evliliğin sırlarını anlattı. Alkanat, boşanmalardaki artışa karşın ikinci veya daha fazla sayıda evliliklerini yapanların, toplam evliliklerin yüzde 12,77’sini oluşturduğuna dikkat çekerek evlilik kurumuna olan inancın kaybolmadığının görüldüğünü söyledi. 


TÜİK rakamlarına göre, 2014 yılında en yüksek kaba boşanma hızı binde 2,29 ile Ege Bölgesi'nde gerçekleşirken en düşük kaba boşanma hızı ise binde 0,63 ile Kuzeydoğu Anadolu’da gerçekleşti. İllere bakıldığında ise binde 2,87 ile Antalya birinci, 2,72 ile İzmir ikinci, binde 2,53 ile Muğla üçüncü sırada yer aldı. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,11 ile Hakkari oldu.

 

Kaba evlenme hızında Güneydoğu Anadolu Bölgesi binde 8,53 oranla birinci olurken Ege Bölgesi’nde kaba evlenme hızı ise binde 7,66’la ülke ortalamasının altında gerçekleşti. Ege’de evlenmede, en fazla oran binde 7,88 ile İzmir’de, en az oran ise binde 6,65 ile Kütahya’da yaşandı. İzmir'de evlenen çiftlerin sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 0,5 azalarak 32 bin 54 olurken boşanan çiftlerin sayısı ise yüzde 2,6 artarak 11 bin 69'a yükseldi. İzmir'deki boşanmaların yüzde 38'i evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 22'si ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti.

 

BOŞANMALARA KARŞIN EVLİLİK KURUMUNA OLAN İNANÇ SÜRÜYOR

TÜİK rakamlarına göre, 2014 yılında ülke genelinde evlenen 599 bin 704 çiftten yüzde 12,77’sinin ikinci veya daha fazla sayıda evliliklerini yaptıklarının görüldüğünü belirten Yaşar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Evlilik ve Aile Terapistliği Programı Eğitim Koordinatörü Psikolog Dr. Özge Alkanat, “Boşanma oranları yüksek görünebilir. Ancak bu, insanların evlilik kurumuna olan inançlarını yitirdikleri anlamına gelmemelidir. Özellikle büyükşehirlerde, evlilik sayılarına baktığımızda, azımsanmayacak kadar önemli bir kısmının, kişilerin ikinci ya da daha fazla evlilikleri olduğunu görüyoruz. Geçen yıl da yaklaşık 120 bin kişi, ikinci ya da daha fazla evliliklerini yaparak dünya evine girmiş. Bu rakamlar, evlilik kurumuna, olumsuz bir bakış açısı olmadığını gösteriyor” diye konuştu.   

 

EVLİLİK KARARI ANİ ALINMAMALI

“Evlilik öncesi tanışma süresi ne kadar uzunsa, ne kadar çok birlikte zaman geçirirseniz, evliliğin yolunda gitmesi de o kadar kolay olacaktır” diyen Özge Alkanat, “Zaten birçok evlilik ilk 10 yıl içinde ya ölür ya da gelişerek büyümeye devam eder. İlk 5 yıl ise ilişkiye giriş ve çiftlerin hayatı birlikte bir takım olarak ele alıp beraber sürdürmeyi öğrenme süresidir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki erken yaşta, olgunlaşmadan evlenmenin, boşanma üzerinde büyük etkisi var. Çünkü erken evlilikler ergenlik dönemi ilişkilerine benzer. Yaş, kişinin olgunluğunu belirleyen bir faktör değil belki ama yaşam tecrübesi, eğitim seviyesi, hayata bakış açısı, sorumluluk almaya niyetli olup olmamak belirleyici faktörler. Evliliği bir kayığın içinde uyumlu kürek çekmeye benzetiyorum. Çiftler, sorumluluğu, paylaşmayı, güçlüklerin üstesinden gelmeyi, ilişkilerini koruyup tekneyi devirmemeyi becerebiliyorsa mutluluk da beraberinde gelecektir. Senkron tutmazsa ya da dışarıdan bir müdahale olursa o evlilik aynı teknenin batması gibi uzun sürmez” şeklinde konuştu.

 

AİLELERİN TUTUMU ÇOK ÖNEMLİ

Dr. Alkanat, “Siz bir kişi ile evlenmiyorsunuz. O kişinin ailesi ile de evleniyorsunuz. Eşlerin aileleri arasında mutlaka farklı noktaları olacak, ama bunları tolere etmek önemli. Aileler çok fazla müdahale ederse mutluluk mümkün olmuyor. Çiftlerin mevcut aile yapısı içinden ayrışıp kendi aile düzenlerini kurması çok önemli. Bu da hem mesafe koymakla hem de ekonomik özgürlükle sağlanabiliyor. Evlilikten, bireysel olarak, kadın ve erkeğin ne bekledikleri de önemli. Bazıları, evlilikte ömrünü geçirmek isterken bazıları ise kaçış gibi görüp ‘ailemden kurtulayım’ diye bu yola girebiliyor” dedi.

  

MUTLU EVLİLİĞİ SÜRDÜRMENİN YOLLARI

Çiftlerin beceri alanlarına göre görev dağılımı yapmalarını sağlayan tamamlayıcı ilişki türüne de değinen Psikolog Dr. Özge Alkanat, aile yönetiminde ideal yapıyı ise şöyle anlattı:

“Çiftler arasında kimin hangi alanda daha iyi olduğunu bilmek önemli. Tamamlayıcı ilişki türüne göre, çiftler aldıkları ortak kararla kim hangi alanda daha güçlü ve başarılıysa o görev tek kişiye verilir. Kimse kimseye müdahale etmez. Ama günümüzde çoğunlukla simetrik dediğimiz ilişki türü var. Simetrik ilişki türünde ise daha çok, çatışma çıkar. Çünkü herkes her şeyi bilir ve yapar. Herkes her şeyden sorumludur. Şehir hayatıyla birlikte kadın da erkek de yemek pişirir, temizlik yapar ve çocuk da bakar. Ancak ideal olan esnek olabilmektir. İki ilişki türünün bir arada olması idealdir.” 

Alkanat, özellikle büyükşehirlerde boşanma oranının yüksek olmasının, geleneksel yapıyla modern yapının farkından kaynaklandığını da sözlerine ekledi.

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)