adscode

"Kız çocuklarımızın eğitimle ilgili problemleri çözülmüş oldu"

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, "Bu dönemde bir taraftan vatandaşların ekonomik arka planı ne olursa olsun eğitime erişimleri artarken aynı zamanda kız çocuklarımızın da eğitime erişimleri, eğitimle ilgili problemleri çözülmüş oldu" dedi.

"Kız çocuklarımızın eğitimle ilgili problemleri çözülmüş oldu"
MEB
Güncelleme : 20-Apr-22 11:59

Ziyaretlerde bulunmak için Bolu'ya gelen Milli Eğitim Bakanı Özer, Bolu Valiliği tarafından mahalle muhtarları ve sivil toplum kuruluşlarına verilen iftara katıldı.

Özer, burada yaptığı konuşmada, Türkiye genelindeki eğitim yatırımlarıyla ilgili değerlendirmede bulunarak son 20 yılda Türkiye'de eğitimden sağlığa, turizmden ulaştırmaya ve altyapıya kadar 81 il ile 922 ilçede devasa yatırımlar yapıldığını anlattı.

Ülke genelindeki eğitim yatırımlarıyla ilgili bilgiler veren Özer, sözlerini şöyle sürdürdü:

"81 il, herhangi bir bölge, il, ilçe ayrımı yapılmaksızın Türkiye'nin tüm noktalarından okul öncesinden ortaöğretime, ortaöğretimden yükseköğretime kadar bu ülkenin çocuklarının eğitime erişimiyle ilgili Cumhuriyet tarihinde görülmemiş inanılmaz bir yatırım 19 yıla sığdırıldı. 2000'li yıllarda ortaöğretimdeki okullaşma oranı yüzde 44'ler seviyesindeydi. Bugün yüzde 90 seviyesinde. 2000'li yıllarda 100 tane çocuğumuzun sadece 44 tanesi liseye erişebilirken bugün 90 tanesi erişebiliyor. 5 yaşındaki okul öncesindeki okullaşma oranı sadece yüzde 14'tü. Bugün yüzde 90'a ulaştı. Yükseköğretimdeki net okullaşma oranları yüzde 14'lerden yüzde 44'lere ulaştı. Yani okul öncesinden yükseköğretime kadar tüm alanlarda okullaşma alanlarımızda devasa yatırımlar yapıldı."

"Derslik sayısı 2000'li yıllarda 350 binler civarındayken bugün 855 bin dersliği olan bir eğitim sisteminden bahsediyoruz"

Özer, bir ülkenin en kalıcı ve sürdürülebilir sermayesinin beşeri sermayesi olduğunu belirterek "Biz ülke olarak yeraltı zenginlikleri konusunda diğer ülkelere göre biraz daha zayıfız. Bizim en güçlü ve kalıcı sermayemiz insan kaynağı, beşeri sermaye. Onun için bu beşeri sermayenin niteliğini artırmanın tek bir yolu var; o da eğitim. Çocuklarımızın, sizlerin çocuklarının her seviyede ister 3 yaşında olsun, ister 10 yaşında olsun, ister 15-20 yaşında olsun, yaşı ile uyumlu bir eğitimi almak, ona ücretsiz bir şekilde erişebilmek en doğal hakkı. İste bu hak tüm Türkiye sathında son 19 yıl içinde hızlı bir şekilde sağlanmış oldu. Derslik sayısı 2000'lli yıllarda 350 binler civarındayken bugün 855 bin dersliği olan bir eğitim sisteminden bahsediyoruz." ifadesini kullandı.

Türkiye'de 2000'li yıllarda eğitim sisteminde 500 bin öğretmen varken bugün bu sayının 1,2 milyona ulaştığını da vurgulayan Özer, şunları söyledi:

"Yükseköğretimi saymazsak 18 milyon öğrenci 1,2 milyon öğretmenin olduğu devasa bir sistemden bahsediyoruz. Bunların hepsi ülkemizin geleceğini inşa edecek olan, bölgede ve dünyada söz sahibi olması için nitelikli eğitimden geçmesi gereken gençlerimiz için yapılan kalıcı yatırımlardır. Eğitim yatırımının kaybedeni yoktur. Eğitim yatırımı hiçbir zaman zarar etmez. Bu süreçte en fazla bu eğitimdeki kitleselleşme etkisinden yararlanan iki tane kesim var. Bir tanesi sosyoekonomik olarak dezavantajlı kesim. Yani bizim gelir seviyesi düşük olan garip gureba vatandaşımız. Bunların çocuklarının hepsi eğitime ücretsiz olarak erişebiliyor. İkincisi de kızlarımız."

Özer, Türkiye'de kız çocukların eğitime erişimiyle ilgili sürekli kampanyalar yapıldığını belirterek "Kız çocuklarımız okusun, ilkokula gitsin, ortaokula gitsin, istihdamı artırılsın. Çünkü eğitim arttığı zaman istihdam edilebilirlik de artıyor. Kendi ayakları üstünden dursun ve şiddete maruz kalmasın. Son 19 yıldaki yatırımlar sayesinde kız çocuklarının, kadınların eğitimle ilgili sorunu bu ülkede kalmadı. 2002 yılında kız çocuklarının ortaöğretimdeki okullaşma oranı sadece yüzde 37,9'du. Bugün yüzde 88. Yükseköğretimdeki kız çocuklarının ve kadınların okullaşma oranı yüzde 11'di bugün yüzde 48,5. Erkek çocuklarının bile okullaşma oranını geçti. Bu dönemde bir taraftan vatandaşların ekonomik arka planı ne olursa olsun eğitime erişimleri artarken aynı zamanda kız çocuklarımızın da eğitime erişimleri, eğitimle ilgili problemleri çözülmüş oldu." dedi.

"Bugün, kadına şiddetle ilgili konuşanların, kız çocuklarıyla ilgili konuşanların dün kız çocuklarımızın eğitime erişimiyle ilgili sıkıntılar yaşadığı zaman sustuğunu görüyoruz." diyen Özer, sözlerini şöyle tamamladı:

"Onun için bugün konuşacakları bir şey yok. Dün eğitim sisteminde başörtüsü nedeniyle kız çocuklarının, kadınların eğitime erişimi engellendiği zaman susanların, bugün kadına şiddetle ilgili de konuşacakları bir şey yok. Son 20 yıl eğitimde sadece kitleselleşme ve evrenselleşme süreci yaşanmamıştır. Aynı zamanda eğitimde demokratikleşme de gerçekleşmiştir. Katsayı uygulamasından başörtü yasaklarına kadar. Elbette gidecek daha çok yolumuz var. Eğer bölgemizde iddia sahibi bir ülke olacaksak insan kaynağımıza sürekli yatırım yapmak zorundayız. Ama nereden nereye geldiğimizi de görmek zorundayız."

Bolu Valisi Ahmet Ümit de muhtarlar ile 2022 yatırımlarını konuşmak için bir araya geldiklerini belirterek "Ama siz Bakan'ımızın gelmesi bizi şereflendirdi. Sizin vermiş olduğunuz müjdeler yanında bizim söylemiş olduğumuz rakamların söylenilmesine gerek kalmadı. Bu yıl inşallah ilimizde Sayın Cumhurbaşkanı'mızın himayelerinde ve sizin rehberliğinizde inşallah Bolu altın yılını yaşayacak. Yatırım yılı olacak." diye konuştu.

Konuşmanın ardından Özer, iftara katılanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

AA

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)