adscode

Lise Öğrencileri Yaratıcı Drama ile Siber Zorbalığın Üstesinden Geliyorlar!

Ankara Üniversitesi'nde "Lise Öğrencileri Yaratıcı Drama ile Siber Zorbalığın Üstesinden Geliyorlar!" başlıklı araştırma yapıldı. 

Lise Öğrencileri Yaratıcı Drama ile Siber Zorbalığın Üstesinden Geliyorlar!
Eğitim
 
Araştırma ile ilgili yazıda günümüzde siber zorbalığa maruz kalan ya da siber zorbalık yapan lise öğrencilerinin bu sorunla baş etme stratejileri, bir sanat eğitimi biçimi olan yaratıcı drama yöntem ve tekniklerinin siber zorbalık konusundaki olumlu katkıları, kullanılan canlandırma etkinliklerinin ve oyunların lise öğrencilerinde sağladığı farkındalık ele alındı.
 
İşte o yazı:
 
Lise Öğrencileri Yaratıcı Drama ile Siber Zorbalığın Üstesinden Geliyorlar!
 
 
Günümüzde internet kullanıcılarının üçte birini oluşturan 18 yaşından küçük çocuklar aynı zamanda internete en çok bağlanan grup olma özelliğini taşıyor. Dünya genelinde toplam nüfusun yüzde 48’i internete bağlanırken gençlerin yüzde 71’i çevrimiçi olarak sosyal medya platformlarında ya da internet sitelerinde geziniyorlar.

Ankara Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ömer Adıgüzel ve Dr. Gökhan Karaosmanoğlu tarafından yapılan bir araştırmaya göre son zamanlarda lise öğrencileri arasında siber zorbalık vakalarının arttığı ve öğrencilerin siber zorbalıkla baş etme konusunda desteğe gereksinim duydukları saptandı. Araştırmada öğrencilerin yaratıcı drama yöntem ve teknikleri ile siber zorbalık konusunda farkındalık kazandıkları, rol oynama ve doğaçlama yaparak farklı rolleri deneyimledikleri, yaratıcı drama çalışmaları sonunda daha bilinçli hale geldikleri görüldü.

Araştırma sonuçları cep telefonu, internet, sosyal medya gibi çevrimiçi ortamların öğrencilerin duygularını, düşüncelerini, davranışlarını ve tutumlarını etkilediğini gösteriyor. Öğrenciler bu ortamlarda siber zorbalık, teknoloji bağımlılığı, sürekli beğenilme ve takdir edilme isteği, akademik başarıda düşüş, duyguları yönetememe gibi sorunlar yaşıyor. Araştırma aynı zamanda öğrencilerin söz konusu etkiler konusunda yardıma ya da desteğe gereksinim duyduklarını ortaya koyuyor.

Liselilerde siber zorbalık vakaları artıyor
Son yıllarda teknolojide gerçekleşen yenilikler olumlu etkilerin yanında pek çok olumsuz etkiyi de beraberinde getirdi. Bu olumsuz etkilerden biri pek çok gencin yüzleşmek zorunda kaldığı siber zorbalık sorunu. Pek çok uzmanın farklı ifadelerle tanımladığı siber zorbalığı “ergenin, ergene çevrimiçi ortamda uyguladığı zorbalık” olarak tanımlamak mümkün. Farklı teknolojik araçlarla gerçekleşen siber zorbalığın diğer akran zorbalığı türlerinden en önemli farkı mekana ya da zamana bağlı olmaması, sonsuz bir seyirci kitlesine ulaşması, kullanıcıların kendini gizleyebilmesi ve kullanılan ifadelerin çevrimiçi ortamlarda uzun süre kalması.

Son zamanlarda siber zorbalık konusunda yapılan araştırmadan biri de Ankara Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Lise 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin katıldığı araştırmaya göre günlük ortalama 4-6 saatini çevrimiçi ortamlarda geçiren öğrenciler pek çok siber zorbalık vakasıyla karşılaşıyor. Sosyal medya hesabının ele geçirilmesi, özel bilgilerin yayınlanması ya da yayınlamakla tehdit edilmesi, sohbet grubundan atılma ya da bu gruplarda incitici şakalar yapılması, fotoğraflar üzerinde oynanması siber zorbalık türlerinden bazıları.

Farklı baş etme stratejileri kullanıyorlar
Öğrenciler siber zorbalıkla bazen pasif olarak baş etmeye çalışırken bazen de aktif olarak sorunu çözmeye çalışıyor. Bazı öğrencilerin zorbalık yapan kişiyle iletişime geçerek ve empati kurarak zorbaca davranışın nedenini öğrenmeye, zorbalık yapan kişiyi ikna etmeye çalıştığı, bazılarının zorbalık yaparak yanıt verdikleri görülüyor.

● Pasif baş etme stratejileri: önemsememe, görmezden gelme, ortamdan uzaklaşma, normalleştirme, hesabı kapatma
● Aktif baş etme stratejileri: sosyal destek arama, yardım alma, biriyle paylaşma, yasal yollara başvurma, iletişime geçme, empati kurma, zorbaca davranışın nedenini öğrenme, ikna etmeye çalışma, siber zorbalık yapma

Siber zorbalığa uğramamak için
Öğrenciler siber zorbalığa uğramamak için pek çok önlem alıyor: Paylaşılan içeriğe dikkat etme, güçlü ve güvenli şifreler belirleme, çevrimiçi araçları bilinçli kullanma en sık aldıkları önlemler. Engelleme butonu kullanma, cinsiyeti gizleme, telefona onay kodu alma, farklı hesaplarla bağlantı kurma ya da sosyal medya hesabını gizleme öğrencilerin aldıkları diğer önlemler olarak öne çıkıyor.

En yakın arkadaşlarıyla paylaşıyorlar
Siber zorbalığa maruz kalan gençler bu durumu en yakın arkadaşlarıyla ya da kız/erkek arkadaşlarıyla paylaşıyor. Paylaşmadan önce zorbalık yapan kişiyi engelleyerek ya da hesabı kapatarak siber zorbalıkla baş etmeye çalışıyor. Bir diğer araştırma sonucu da siber zorbalığa uğrayan gençlerin söz konusu durumları en yakın arkadaşlarından sonra anne-babalarıyla, öğretmenleriyle (rehber öğretmen, idareci vb.) ya da diğer resmi görevliler ile paylaştıklarını gösteriyor.

Paylaşmak sorunun çözümünde etkili
Zorbaca davranışın kiminle paylaşıldığının ya da paylaşılma sıklığının zorbaca davranışın türüne, etkisine, öğrencilerin gelişimsel özelliklerine, aile içi iletişimlerine, siber zorbalık yapan kişinin tepkisine göre değiştiğini söylemek mümkün. Kiminle, hangi bilgileri içerecek biçimde paylaşıldığının ya da paylaşılan bilgilerin gizli kalmasının siber zorbalıkla baş edilmesinde önemli olduğu görülüyor.

Öğrenciler siber zorbalık durumunun başka kişilerle paylaşılmasının sorunun çözümü ve zorbaca davranışın etkisinin azalması yönünde etkili olduğunu ifade ediyor. Zamanında ve doğru kişilerle paylaşıldığı durumlarda öğrencilerin olumsuz duyguları daha az deneyimledikleri görülüyor. Siber zorbalığa maruz kalan öğrenciler;
● Anlayışlı ve önyargısız,
● Samimi ve yakın,
● Güven duyulan,
● Mevcut sorunu çözme becerisine sahip olan,
● Bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda deneyimli olan,
● Mevcut soruna doğrudan çözüm önerisi getiren, sorunun çözümüne inanç duyan kişilerle karşılaştıkları zorbaca davranışı daha rahat paylaşıyor.

Siber zorbalık sorunun çözümü için neler yapılabilir?
Günümüzde lise öğrencilerinin baş etmekte zorlandıkları siber zorbalık sorunu çocukları, gençleri, anne-babaları ve öğretmenleri ilgilendirdiği kadar toplumun diğer kesimlerini de yakından ilgilendiriyor. Bu yüzden dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi çocukların ne ile karşı karşıya olduklarını anlama ve siber zorbalığı önleme konusunda atılacak adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

Anne-babaların, öğretmenlerin ya da idarecilerin öğrencileri anlaması, güçlü bir iletişim bağının olması siber zorbalığın önlenmesinde en önemli adımlardan biri. Öğrenciler başlarına gelen durumu öncelikle iletişim kurdukları, güvendikleri, anlayışlı ve önyargısız yetişkinlerle paylaşabildiklerini söylüyor. Bu konuda en büyük görev öğrencilerle kurulacak güvene dayalı bir iletişim sürecini inşa edecek yetişkinlere düşüyor.

Sorunun çözümünde yapılacak ilk şey siber zorbalık gerçekliğini toplumun tüm kesimleri ile kabul etmek ve bu konuda öğrencilerle birlikte çözüm aramaktan geçiyor. Öğrenciler bir parçası oldukları, yaparak ve yaşayarak gerçekleştirdikleri, izleyici ya da dinleyici olmak yerine sürecin öznesi oldukları çalışmaların daha başarılı olacağına inanıyor. Bu konuda okullarda öğrencilerle, velilerle ve öğretmenlerle yapılacak siber zorbalığı, etkilerini ve topluma yansımalarını ortaya koyacak biçimde tasarlanacak çalışmalar oldukça önemli.

Bu çalışmalarda kullanılan etkili yöntemlerden biri de öğrencilerin yaşantılarından yola çıkarak gerçekleşen, rol oynamayı ve doğaçlamayı temel alan canlandırmalarla ilerleyen, gerçek yaşam durumlarını irdelemeye ve problemleri çözmeye katkı sağlayan, oyunu bir araç olarak kullanan ve aynı zamanda bir sanat eğitimi biçimi olan yaratıcı drama.

Yaratıcı drama siber zorbalık konusunda farkındalık sağlıyor
Öğrencilerin gelişiminde bir sanat eğitimi biçimi olan yaratıcı dramanın önemi oldukça büyük. Araştırmada ortaya çıkan en önemli sonuçlardan biri yaratıcı dramanın öğrencilerin siber zorbalık konusunda farkındalık kazanmalarını sağlaması. Öğrenciler yaratıcı drama çalışmalarında zorba, mağdur ve izleyici gibi farklı rolleri deneyimleyebiliyor, bu deneyimin sonucunda siber zorbalığı, etkilerini, gerçekleşen mecraları öğrenebiliyor. Farklı rollere girerek ve farklı bakış açılarını gözlemleyerek siber zorbalık konusunda olumlu düşünceler, tutumlar ve davranışlar kazanan öğrenciler gerçek yaşamda karşılarına çıkacak zorluklar için daha hazırlıklı hale geliyor.

Yaratıcı drama gerçek yaşamın güvenli bir provası
Öğrencilere kendilerini ifade etmeleri için güvenli ve özgür bir ortam sağlayan yaratıcı drama aynı zamanda siber zorbalık sürecini, baş etme stratejilerini, alınabilecek önlemleri öğrenmelerini sağlıyor. Öğrenciler drama yoluyla girdikleri farklı rollerde siber zorbalığa ilişkin sorunları derinlemesine inceliyor, deneyimledikleri rollerdeki tutum ve davranışları kendi yaşamlarına taşıma olanağı buluyor.
 
Bu anlamda yaratıcı drama, öğrenciler için gerçek yaşamın güvenli bir provası halini alıyor. Yaratıcı dramada pek çok olumsuz ya da tehdit içeren siber zorbalık durumunu güvenli bir ortamda deneyimleyen öğrenciler yeni baş etme stratejileri, problem çözme teknikleri öğrenerek gerçek yaşamda herhangi bir sorunla karşılaştığında bu becerileri kullanabiliyor.

Oyunlar siber zorbalığı öğrenmede oldukça etkili
Siber zorbalık konusunun ele alındığı yaratıcı drama çalışmalarında konuları öğrenme, bir problem durumunu irdeleme, gerçek yaşamla benzeşim kurma, farklı rolleri deneyimleme gibi amaçlarla çeşitli oyunlar oynanıyor. Öğrenciler oynadıkları oyunlarla siber zorbalığın türlerini, özelliklerini ve bu süreçteki rolleri öğrendiklerini, farklı rollerle empati kurduklarını ve bu rolleri farklı bakış açılarıyla deneyimlediklerini söylüyorlar.

Gerçek yaşamda karşılaşılan siber zorbalığa ilişkin durumlar ile yaratıcı drama sürecinde oynanan oyunlar arasında benzeşim kuruluyor. Öğrenciler bazen kurt-kuzu oyununda zorbalık yapan ve zorbalığa maruz kalan arkadaşlarını görüyor, bazen de yuvanı bul oyununda zorbalığa uğrayan kişilere yardımcı olan izleyicileri gözlemliyor. Oyunlarda, gerçek yaşamda görülen siber zorbalık durumlarına nasıl tepki verileceği konusunda baş etme stratejileri ve çözüm önerileri de ele alınıyor. Oyun oynarken yapılan konuşmalar, oyuna ya da oyundaki rollere, durumlara ilişkin gerçekleştirilen tartışmalar, arkadaşlarının farklı bakış açıları öğrencilerin farkındalık kazanmasında oldukça etkili. Öğrencilere göre bu şekilde işlenen dersler öğrenme sürecini daha etkili kılıyor, farklı bakış açıları kazanmalarında ve yeni stratejiler geliştirmelerinde etkili oluyor.

Yaratıcı drama ile farklı beceriler kazanıyorlar
Öğrenciler araştırma süresince yaratıcı drama yöntem ve teknikleriyle siber zorbalık konusunda farkındalık kazanmanın yanında farklılıklara saygı, empati, sorumlu davranma, birlikte çalışma, incitmeme gibi ahlaki değerleri de öğrendiklerini söylüyor. Yaratıcı drama öğrencilerin eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcı düşünme, siber zorbalığın çözümü konusunda çözümler ve politikalar üretme, toplumsal sorunları derinlemesine analiz etme gibi becerileri kazanmalarını sağlıyor.

Yaratıcı drama çalışmalarında kendilerini zorbalık yapan ya da zorbalığa maruz kalan kişilerin yerine koyarak empati yapan öğrenciler drama yöntem ve tekniklerinin sunmuş olduğu olanaklar ile birlikte kendilerine bir ayna tutuyor, gerçek yaşamda arkadaşlarına nasıl davrandıklarını gözden geçiriyor. Öğrenciler yalnızca kendi deneyimlerinden değil aynı zamanda yaratıcı drama sürecindeki etkinlikleri siber zorbalık süreciyle ilişkilendirerek ve yeni ilişkiler kurarak öğreniyor. Yaratıcı dramanın sunmuş olduğu olanaklar öğrencilerin kurgusal bir süreçte siber zorbalığı derinlemesine düşünmelerini sağlıyor.

Türkiye’de İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı gibi pek çok kamu kurumunun çalışmalar yürüttüğü, farklı sivil toplum kuruluşlarının projeler ve kapsamlı etkinlikler gerçekleştirdikleri, bilim insanlarının araştırmalar yaptıkları, öğrencilerin baş etmekte zorlandıkları siber zorbalık sorununu çözmek amacıyla çeşitli programlar yürütülüyor. Yaratıcı drama ile tasarlanan ve siber zorbalık konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan araştırma drama temelli, sanat eğitimine yönelik çalışmaların sorunun çözümünde daha etkili olduğunu, kullanılan yöntem ve tekniklerin öğrencilerin farklı beceriler ve ahlaki değerler kazanmalarına katkı sağladığını gösteriyor.

Araştırma aynı zamanda öğrencilerde siber zorbalık konusunda gerçekleşen farkındalığın hem eğitim aldıkları okulları, hem içinde büyüdükleri aile ortamlarını hem de toplumu olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. İçinde bulunduğumuz salgın sürecinde ergenlerin ve gençlerin uzun süreler çevrimiçi kaldıkları göz önünde bulundurulduğunda yasakçı politikalar yerine ne yapacağını bilen, baş etme stratejileri geliştiren, çevrimiçi güvenlik önlemleri alan ve çevresindeki insanlarla duygudaşlık kurabilen öğrencilerin yetişmesinde toplumun tüm kesimleri açısından yararlı olacağı görülüyor.

Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)