adscode
adscode
https://dogakoleji.k12.tr/basvurular/lgs

Öğrenci affı, PISA ve 2023 Vizyonu?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in ‘Son beş yıl içerisinde ilişiği kesilen öğrenci sayısına ve af getirilip getirilmeyeceğine ilişkin’ yöneltmiş olduğu yazılı soru önergesine verdiği cevapta...

Öğrenci affı, PISA ve 2023 Vizyonu?
Milliyet Diyalog

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in ‘Son beş yıl içerisinde ilişiği kesilen öğrenci sayısına ve af getirilip getirilmeyeceğine ilişkin’ yöneltmiş olduğu yazılı soru önergesine verdiği cevapta, 18 Mayıs 2018’den önce üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere af hakkının tanındığını ve 18 Mayıs 2019’dan sonra atılan öğrenci sayısının ise 481 bin olduğunu dile getirdi!

Eyvah, eyvah!

Gerekçesi ne olursa olsun, 1 yılda yarım milyona yakın öğrencinin kaydının silinmesi tedirgin edici bir durum.

 

 

Peki, yeni af söz konusu olabilir mi?

Bakan Selçuk, bu yöndeki soruyu cevaplamamış ama

AK Parti döneminde (2008, 2011 ve 2014) çıkan 3 afla, yüz binlerce öğrenci yarım kalan eğitimleri için üniversitelerine dönmüştü.

Şimdi yine, niye olmasın?

Mahkûmların affı düşünülürken, mali borçlar yeniden yapılandırılırken, öğrenci affı niye olmasın!

Ne olur hiç kimse, başka ülkelerle kıyaslamasın, ille de bir kıyaslama yapılacaksa, tüm koşullar ele alınarak yapılsın!..

PISA?

PISA 2018 raporuna göre, Türkiye 2003 ile 2018 yılları arasında, 15 yaş grubu öğrenci sayısının en fazla arttığı ülkeler arasında okuma becerileri, matematik ve fen alanlarının her üçünde de performansını artıran tek ülke oldu. Öylesine dibe vurmuştuk ki en ufak bir sıçrama bile fark yaratıyor!..

PISA’daki gelişmeler en azından umut verici. En dipten yukarıya doğru tırmanmaya başlamışız. Her ne kadar hâlâ ortalamanın altında olsak da karalar bağlamamız için hiçbir neden yok. Umarız çok daha yükseklere çıkarız.

Peki, tüm bu gelişmeler eğitimde işlerin iyi gittiğinin bir göstergesi mi? Kesinlikle hayır.

Nasıl ki dibe vurduğumuzda eğitim sistemimiz çökme noktasına gelmediyse, birazcık yukarılara tırmanmak da her şeyin düzelmeye başladığının bir göstergesi olamaz.

Hemen her konuda olduğu gibi, bu konuda da yerli ve milli, kendi değerlendirme kurumlarımızın sayısı artmalı.

Her insan gibi her ülkenin de öncelikleri var ve o öncelikler ölçülmelidir!

Örneğin, verdiğimiz diplomalar dünyanın her yerinde geçerli mi?

 

 

Örneğin, iş bulma ve kariyer basamaklarını tırmanma konusunda aldığımız eğitimin katkısı ne oranda?

Örneğin, aldığımız eğitimin milli ve manevi değerlere, doğaya, çevreye, konuya, komşuya duyarlı gençler yetiştirilmesine bir katkısı oluyor mu?..


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    1 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (1)