adscode

Öğretmenler Günü, eziyete dönüşen eğitim ve pandemi

Çalışanıyla, emeklisiyle tüm öğretmenlerimizin, Öğretmenler Günü’nü canı gönülden kutluyoruz...

Öğretmenler Günü, eziyete dönüşen eğitim ve pandemi
Milliyet Diyalog

Öğretmenler Günü’nde atama bekleyen öğretmenler için verilecek en iyi müjde 60 bin kadro, sözleşmeliler için aile bütünlüğü, ücretliler için taşeronluktan vazgeçme, kadrolular için daha iyi maaş, diğerleri için özlük hakları, aday öğretmenler için de daha iyi yol haritası olacaktır.

Bakalım bugün ne kadarı karşılık bulacak, ne kadarının yüzü gülecek?

Çalışanıyla, emeklisiyle tüm öğretmenlerimizin, Öğretmenler Günü’nü canı gönülden kutluyoruz...

Farklı bakış açısı

Pandemi hayatımızı altüst etti.

Sorunlar katlanarak büyüyor.


Çözüm diye sunulan projeler de adeta eziyete dönüşüyor.

En sıkıntılı sektörlerden biri de eğitim!

Okulların tümü açılacak derken hepsi kapandı. Uzaktan eğitime geçildi.

MEB’e kulak verirseniz, uzaktan eğitimde, her şey güllük gülistanlık.

Öğretmen, öğrenci ve velileri dinlediğinizde ise söz konusu tablonun hiç de parlak olmadığını görüyorsunuz.

Öğretmenlik de, öğrencilik de, velilik de eziyete dönüştü!

Okullar kapalı ama öğretmenler ailelerinin yanına gidemiyor.

Uzaktan eğitim var ama altyapı yetersiz!

Öğrenci istekli, anne babalar iyi niyetli ama ekran hepsini bıktırdı.

Sabahtan akşama, hem de her gün uzaktan eğitim olur mu?

Yüz yüze eğitimdeki müfredat uzaktan eğitimde uygulanabilir mi?

Öğrenciler, gün boyu saatlerce ekran karşısında oturabilir mi?

Sorun çok ama dinleyen yok!

Ankara, adeta üç maymunu oynuyor!

Peki, okullarda ve evlerde durum ne?

Gelin birinci ağızdan dinleyelim:

‘20 yıllık öğretmenim!’

“20 yıllık öğretmenim ama bu yılki gibi hiç zorlanmadım mesleğimde.

İki oğlum var. Onlar da öğrenciliklerinden bıktılar!

Haftada 25 saat ders anlatıyorum EBA ve Zoom’da.

Bu 25 saatlik ders de beni sabah 08.30 akşam 20.00 arasında eve kapatıyor.

Çünkü dersler arasında 2 saatlik falan boşluk oluyor. Ama asıl rahatsız olduğum konu şu:

Edebiyat dersi haftada 5 saat.

Şimdi ben bu beş saati bilgisayar karşısında öğrencilere ders anlatarak geçirerek ne kadar verimli olabilirim?

Öğrenciler sabah bir geçiyor bilgisayarın karşısına akşama kadar ekran karşısında. Sonra bu yorgunlukla da ders çalışamıyorlar.


Zaten her sınıftan üçte bir öğrenci katılıyor canlı derslere.

Birçoğu imkânsızlıktan dolayı katılamıyor.

EBA ve Zoom karşısında bu derslerin tamamı değil de yarısı yapılsa öğrencinin kendine zamanı kalır.

Yorgun olmaz, derslerini tekrar eder. Ama bu şekilde sürekli bilgisayar karşısında ders dinliyorlar.

Sadece ders dinleyerek ne kadar başarı sağlanır bilemiyorum.

Öğrenci, kendince dinlediği dersi tekrar etmeli. Ama öğrencinin tekrar edecek zamanı yok!”

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)