adscode
adscode
adscode
adscode

Telafi eğitimi özel-devlet ayrımında eşitsizlik yaratır mı?

Korona sürecinde verilemeyen yüz yüze eğitimler için 15 Ağustos’ta kolejlerde, 31 Ağustos’ta devlet okullarında telafi eğitimleri başlayacak.

Telafi eğitimi özel-devlet ayrımında eşitsizlik yaratır mı?
Eğitim

Tarih farkının özel-devlet ayrımında eşitsizlik yaratacağını kaydeden eğitimciler, 3 aylık eğitimin, 3 haftaya sığdırılmasının mümkün olmadığını söylüyorlar. Öğrenci ve velilerin ise sağlık konusunda çekinceleri bulunuyor.
Okullar, koronavirüs tedbirleri kapsamında 16 Mart’tan itibaren yüz yüze eğitime ara verdi. Devlet okullarında okuyan ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri, TRT-EBA TV ile Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden uzaktan eğitim almaya devam ediyorlar. Özel okullar ise kendi yöntemleriyle uzaktan eğitimlerini sürdürüyorlar. Bu süreç, 19 Haziran’da sona erecek. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) açıkladığı takvime göre özel okullarda 15 Ağustos’ta, devlet okullarında da 31 Ağustos’ta telafi eğitimleri başlayacak. En az üç hafta sürecek eğitimlerin öncelikle öğrencilerin okula uyumuna, psikososyal anlamda desteklenmelerine, uzaktan eğitimde elde edilen kazanımların ve akademik ihtiyaç durumunun tespitine yönelik olması hedefleniyor.

Telafi eğitimlerinin özel okul sahiplerinin gereksinimleri doğrultusunda verildiğini belirten eğitimciler, 3 haftalık telafinin yeterli olmadığına ve tarihlerde özel-devlet ayrımının bulunmasına yönelik eleştirileri var. Konuyla ilgili görüşler şöyle:

‘Özel okullar için yapıldı’

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan: Özel öğretim kurumlarının açılma kararının kurumların talebi sonucunda alındığı çok açık. Özel okullar velilerin ücret iadesi talebini durdurma ve zam yapabilmek için önlem almakta. Aslolan öğrencilerin eğitim, sağlık hakkıdır, öğretmenlerin ve bu kurumlarda çalışan tüm eğitim emekçilerinin yaşam hakkıdır. MEB’in önceliği özel okul sahiplerinin gereksinimleri değil, öğrencilerin eğitim hakkı ve sağlıkları olmalıdır.

Ayrıca alınan bu karar öğrencilerin eğitim hakkı açısından eşitsizlik yaratacaktır. MEB’in telafi eğitimlerine 31 Ağustos’ta başlama kararını açıklamasıyla özel öğretim kurumlarıyla ilgili alınan kararlar, öğrencilerin eğitim hakkı açısından eşitsizliğin net bir göstergesidir. Takvimin farklı olması açıklanamaz bir durumdur. Telafi eğitimi süresinin öğrencilerin eğitim ihtiyacını karşılayamayacağı ise somut bir gerçeklik. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri ile resmi okul öncesi kurumların da açılabileceği açıklandı. Salgının devam ettiği koşullarda MEB’in bu denli hızlı adım atması doğru değil.

‘Üç haftaya sığdırılamaz’

Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Mehmet Alper Öğretici: Salgın nedeniyle aynı anda eğitime ara verilmiş, eğitim-öğretim dönemi sona erdirilmişken telafi eğitimleri de özel-devlet ayırt etmeksizin aynı zamanda başlamalı. Özel öğretim kurumlarında telafi eğitimlerinin erken tarihlerde başlaması bu okullar ile MEB’e bağlı resmi eğitim ve öğretim kurumları arasındaki eşitsizliği daha da artıracaktır. Kaldı ki şu aşamada salgın tehdidinin yeterince geçmediğini düşünen, okullarda yeterli tedbirin alınıp alınmayacağı endişesi taşıyan veya daha önceden tatil planlaması yapan veliler çocuklarını telafi eğitimlere göndermeyebilir. En sağlıklı karar özel ve resmi eğitim kurumlarının gerekli tedbirler alındıktan sonra 31 Ağustos’ta aynı anda telafi eğitimlerine başlaması olacaktır.

Uzaktan eğitim süreciyle yüz yüze olması gereken kazanımların verilmesi mümkün değildir. Bu nedenle telafi eğitimlerinin verilmesi doğrudur. Ancak yaklaşık 3 aylık bir eğitim dönemini çok hızlı bir şekilde 3 hafta içerisine sıkıştırmak yerine, telafi eğitimleri süreç içerisine yayılabilir.

Her kolejin takvimi farklı

Özel okullarda her eğitim kurumu kendi programını uygulayacak. Bazı okullar telafi eğitimi 3 hafta, bazıları 5 hafta verecek. Türkiye Özel Okullar Derneği Başkanı Nurullah Dal, çoğu kolejin MEB’in açıklayacağı 2020-2021 eğitim takvimini beklediğini belirterek şunları söyledi: “Önemli olan takvim. O da açıklanırsa net şekilde kolejlerin tarihleri belli olur. Okullar bu kararda serbest. Herkes kendi programına göre yapacak. Kimi 15 Ağustos’ta başlayıp 5 hafta sürdürecek kimi 3 haftayla sınırlı tutacak. Korona süresince öğrencilerimize uzaktan eğitim verdik. Böylelikle müfredatın 90’nına yakınını işledik. Bazı okullar tamamını bitirecek. Ancak bazı çocukların birebir eğitime de ihtiyacı var. İhtiyaç duymayan gelmeyecek, veli ve öğrencinin kararına bağlı. Biz katılmalarını bekliyoruz. Okul ortamına uyum, öğretmen arkadaş ilişkileri, kültürel faaliyetler ve uzaktan yapamadığımız uygulamalı eğitimler açısından önemli.”

Önlemler alındı mı?

Velilerin bir kısmı telafi eğitimlerini olumlu bulurken bir kısmı ise alınan kararları eleştiriyor. Yorumlar şöyle:

- Kırk kişilik sınıflarda, ikili eğitim verilen kurumlarda, nasıl önlem alınacak?

- Kimse maskesini düzgün takmıyor. Bir sınıfta 40 dakika boyunca 40 kişi oturtuluyor, bir katta 100-150 öğrenci varken nasıl korunulacak? Hem ikinci dalga bekleniyor deniyor, hem de olaylar tamamen durulmadan kararlar alınıyor. O sınıfta 1 kişi bile taşıyıcı olsa 100 kişi tehlikede.

- Neden özel okullar 15 Ağustos’tan sonra? İkisi de MEB’e bağlı, neden beraberlik yok?

- Cumhurbaşkanı eylüle kadar eğitimi kapattık demişti. Tatil programını çoğu kişi buna göre yaptı. Ağustos sıcağında telafi eğitimi nasıl olsun!

Ozan Ömer Kadüker/ MİLLİYET


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)