adscode

"Tükendim..."

Yukarıdaki başlık, milyonlarca gencimizi, milyonlarca öğrenciyi, milyonlarca veliyi, milyonlarca öğretmeni ve daha pek çok milyonları ifade ediyor.

"Tükendim..."
Günün Yazısı
Yukarıdaki başlık, milyonlarca gencimizi, milyonlarca öğrenciyi, milyonlarca veliyi, milyonlarca öğretmeni ve daha pek çok milyonları ifade ediyor. Onlara umut vermek zorundayız. Yoksa, tükenmişlik sendrumu tüm ülkeyi esir alabilir. Bu da hiç hoş olmaz!..


Sevincin, coşkunun, özlemin, barışın, hoşgörünün hakim olması gereken bir bayram gününde, tükenmişlikten söz etmek elbette hiç hoş değil. Ama gelen mesajların neredeyse tamamı bu yönde.
Kimi işsizlikten bunalmış durumda, kimi sınavlardan, kimi de kayıtlardan, kimi de gerginlikten!..

Topluma umut aşılamak zorundayız.
Siyaset bunun için var ve tam da seçim öncesindeyiz.
Daha güzel bir fırsat olamaz ama bu süreci bile didişmek için harcıyoruz...

" Neden Tükendim?"

Sözü fazla uzatmadan aşağıdaki satırlarlara bir göz atmanızı istiyorum.
Daha yolun başındayken, bir insana nasıl bu noktaya, gelir ya da getirilir?
Biz yetişkinlerin ve ülkeyi yöneten ya da yönetmeye talip olanların, asıl sorgulaması gereken konu bu olmalı!
Yapmak istediğimiz, gelmek istediğimiz nokta bu muydu?..

"Merhaba, gecenin bu saatinde ve üstelik bayram bayram rahatsız ediyorum; ama dayanacak gücüm kalmadı.

Birkaç gün önce, M. Üniversitesi Türkçe öğretmenliği bölümünden mezun oldum, yüksek lisans yapmak istiyorum; ama babam atan diye tutturdu.

KPSS’ye neredeyse hiç çalışmadım; çünkü ALES’e öncelik verdim.

Hem bu sene atama yok yeni mezunlara hem de atansam bile 6 yıl doğudayım.

Geleceğin bu kadar plansız ve karanlık olması canımı sıkıyor.

Özel okullara iş başvurusu yaptım, kimse dönmedi.

Ücretli öğretmenlik yapacağım sanırım, asgari ücret bile vermiyorlarmış.
Şu an o kadar pişmanım ki öğretmen olduğuma.
Ne yapmalıyım?
Kafayı yiyeceğim.
Ben üniversiteyi 3.44 ortalamayla bitirdim; okurken çok sosyaldim, birçok etkinliğe ve geziye katıldım ve bu etkinliklerden sertifikalar ve belgeler aldım; ama gelin görün ki daha yolun başında kendimi çaresiz hissediyorum.

Haberler görüyorum, “1 milyon işsiz öğretmen var!” diyorlar, üzülüyorum.
 Başka bir iş mi yapsam acaba? Nolur bana yol gösterin..."

Umut, umut, umut!

Gençlerimize, hem aile büyükleri hem de devlet olarak, gelecek için umut vermek zorundayız.

En donanımlı, en başarılı gençlerimiz bile gelecek kaygısı yaşıyor ve önününü göremiyorsa, gerisini siz düşünün...

Onlardan daha fazla sabırlı olmalarını istemek ya da hiç arzulamadıkları konularda dayatma içerisine girmek, yanlışların en büyüğü olur.

Türkiye büyük bir ülke ve bu sorunları çözebilecek bir güce sahip!
Yapılması gereken, el birliği ile bu dinamizmi harekete geçirebilmek.

Nasıl mı?

Önce didişmeyi bırakarak, sonra da sorun tespiti yaparak.
Görünen o ki, biz hala, gençlerin geldiği dramatik noktanın farkında bile değiliz!..

Genç arkadaşımız öneri istiyor?
Ona önerimiz, umudunu hiç yitirme ve hayallerinden asla vazgeçme!

Anne, babalara gelince:
Eminiz ki, ne istiyorsanız, çocuklarınızın ve ülkemizin iyiliği için istiyorsunuz! Ama bir an için de olsa empati yapın ve kendinizi çocuklarınızın yerine koyun, bir başkası aynı dayatmayı size yapsaydı, kabul eder miydiniz?..

Onlar zaten yeterince bunalmış durumda, ne olur, bir de siz üzerlerine gitmeyin!

Bu günler de, elbette geçecek. Ama ne olur derin izler bırakmasın!..

Bu kadarını, ne onlar, ne sizler, ne de ülkemiz hak ediyor!..

Bayram hoşgörüsüyle, dünü dünde bırakıp, geleceğe bakalım, umutlarımızı, asla yitirmeyelim.

O yoksa, gerisi teferruattır!..

Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)