adscode
adscode

Öğrenci kulüpleri ne işe yarar?

Eğitim dendiğinde akla, ilk önce okul geliyor. Okullar, büyük umutlarla başlayan öğrenim yaşamının içinde beklentileri yükselten kurumsal yapılar.

byomerorhan@gmail.com




 

Okullarda 1 yılda 36 hafta, haftada ortalama 35 saat ile toplamda 1260 saat ders işleniyor. 12 yıllık süre içinde işlenen 15.120 saat dersle öğrenciler kendini yükseköğrenime hazırlıyor. Yükseköğrenimde okunacak bölüm ve üniversite tercihi ise daha çok ortaöğretimde elde edilen başarı ve kazanımlara göre yapılıyor.

Ülkemizdeki eğitimcilerin çoğu 15.120 saatlik öğrenim kısmına odaklanarak hedeflerini belirliyor. Hedef, genelde öğrencileri bir sonraki öğretim kurumuna “yetiştirmek” oluyor. Eğitimciler, daha çok ders yaparak başarının da artacağına inanıyor ki bu ciddi bir sorun ve tartışma. Herhangi bir konuda başarının arttırılması için daha çok tekrarın işe yaradığı -özellikle sınavlara hazırlanan öğrencilerde- bir gerçektir ancak bu tekrarın nerede ve ne şekilde yapıldığı önemlidir. Merkezî sınavlara hazırlanan öğrenciler hariç okulda, sınıf ortamında ve aynı yöntemle yapılan tekrarların çok fazla yarar sağlamadığını söylersek pek de yanılmış olmayız. Özellikle öğretmenin aktif, öğrencinin pasif olduğu durumun saatini arttırarak elde edilecek başarı bellidir. Herhangi bir alanda başarı elde etmek için en önemli unsur ilgidir. İlgi, merakla desteklendiğinde ve sürdürülebilir bir çalışmayla başarıyı getirir. O hâlde okullarda ilk olarak öğrencilerin derse ilgisini çekecek yöntem ve çalışmalarla işe başlamak gerekir. Bu anlamda başta branş öğretmenleriyle yöneticilere büyük görev düşmektedir.

Merkezî sınav sonuçlarına bakarak derslerin şu anki başarılarını görmek mümkündür. Demek ki şu anki yöntemle derslerde yapılan akademik çalışmalarla öğrencilerin derslere olan ilgisini çekmek ve arttırmak çok da başarı göstermiyor. Klasik anlayışla yani öğretmenlerin sınavı hedef göstererek sağladıkları motivasyon da ortada.

Nasıl yapmalı?

Başarıyı arttırmak için öğrencilerin ilgisini derse çekmek bambaşka bir konu ve bunun için her dersi ayrı ayrı ele almak ve incelemek gerekir. Ancak her ders için ders dışında birçok benzer ve farklı faaliyet mümkündür.

Sınıf dışında yapılabilecek çalışmaların birkaçına değinmek gerekirse öncelikle okullardaki öğrenci kulüpleri ele alınmalıdır. Günümüzde üniversitelerde birçok öğrenci kulübünün bazı konularda neredeyse okulların da önüne geçtiğini ve başarılı olduğunu biliyoruz. Bu anlamda ilkokul, ortaokul ve liselerde öğrenci kulüpleri belirlenirken stratejik bir düşünceyle çalışmalara başlanması önerilir. Öncelikle okul müdürleri ve diğer yöneticiler öğrenci kulüplerini “boş iş”; öğrencilerin sadece rahatladıkları ve MEB’in getirdiği bir zorunluluk gibi algılamamalı; kulüpleri, öğrencilerin kendilerini tanıyabilecekleri, yeteneklerini keşfedecekleri fırsat alanları olarak görmelidirler. Yaparak öğrenmenin ne denli başarı sağladığını birçok eğitim bilimci ifade ederek modellese de maalesef okulların genelinde kolaycılığa kaçılarak işin sürekli teorisinde kalınıyor.

“Bilmem kaç yıl okuyacaksın ama “sonunda” bir mesleğin olacak ve hayatını kazanacaksın.” diyerek bir insanın bu denli uzak bir hedefle sürdürülebilir bir motivasyon sağlaması mümkün mü? Neredeyse tamamen soyut üzerinden somut bir yaşama hazırlık…

Örnek vermek gerekirse, “Yabancı dil öğren çünkü sana çok gerekli olacak.” söylemiyle öğrencilerin derslere ilgi göstermesini beklemek yerine Yabancı Dil Münazara Kulübü’nde keyifle, azimle, başarma isteğiyle motive olmasını sağlamak daha iyi sonuç vermez mi?

Fen bilimleriyle ilgili bir kulüpte hazırlayacağı bir proje sayesinde disiplinler arası öğrenmenin en olumlu sonuçları alınmaz mı? Örneğin; bir kimya projesi üzerinde çalışırken öğrenciler aynı zamanda fizik, matematik, biyoloji, bilişim teknolojilerinden en az birini daha araştırmak ve öğrenmek durumundadır. Sunum aşamasına geldiğindeyse dilin kullanımı, yazım ve anlatım gücü, estetik kaygı ve görsel sanat becerilerini de kullanılarak kendini geliştirir. Yani herhangi bir dersten proje hazırlarken öğrenciler, farkında olmadan farklı derslerle ilgili de çalışmış olur. “Akıllı” ve ileriyi gören bir okul yöneticisi, ders dışı çalışmaları çok ciddi anlamda planlayarak, stratejik yaklaşım gösterir. Okulun koşullarını zorlayarak kulüplerin en etkin şekilde çalışmasını sağlar. Bunun için öncelikli olarak kulüplere rehberlik edebilecek öğretmenlerin keşfedilmesi, motive edilmesi, eğer bu anlamda yeterli öğretmen kadrosu henüz oluşmamışsa bunu sağlamak için yöneticinin önderlik etmesi gerekir. İşte okul yöneticilerinin liderlik vasfının ne denli önemli olduğu bu gibi durumlarda ortaya çıkar. Öğretmenlere talimatla “yapın” demekle işin performansının artmasını beklemek pek mümkün değildir.

Eğitim kadrosunun hazır bulunurluğunun yanında okulun fiziksel koşullarının yeterliliği de kulüp çalışmaları için önem taşır. En büyük sorunlardan birisi koşulların yetersizliği nedeniyle kulüp çalışmalarının yapılmayışı veya üstünkörü yapılmasıdır. Oysa canlıların hayatta kalabilmeleri ve gelişim göstermeleri, olanaklara ve şartlara uyum sağlamalarıyla doğru orantılıdır. Herhangi bir organında sorun olan veya eksikliği olan insanın diğer organlarını kullanma ve geliştirme becerileri artar. Bugün sağlıklı bir insanın dahi tırmanmaya cesaret edemeyeceği dağların zirvesine tırmanmayı başaran görme engelliler gibi birçok benzer örnek yaşam varsa, şartların olumsuzluğundan yakınmak en büyük acizlik olarak görülebilir.

Birçok becerinin geliştirilmesi için tesislere, büyük mekânlara veya araç-gerece ihtiyaç yoktur. Kaldı ki bunlara ihtiyacı gerektirdiğinde de mutlaka bazı çözümler üretilebilir. Asıl gerekli olan hayal gücü, inanmak, merak ve yaratıcılıktır.

Okul kulüpleri, öğrencilerin yaparak ve yaşayarak öğrenmelerini sağlayarak akademik başarının arttırılması, kişisel gelişim ve birçok becerinin geliştirilmesi için çok büyük önem taşır.

Öğrenimi binaların dışına taşıma becerisi gösteren yönetici ve öğretmen sayısının artması dileğiyle…

 

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    1 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (1)
Yazarın Diğer Yazıları
Cahil cesareti
Bir hikâyesi olmalı…
Eğitim “ithalatı”
Öğretmenlikte uzmanlık
Eğitimi ucuzlatmak