adscode

NE ÜNİVERSİTELER GÖRDÜM İÇİNDE HOCA ÇOK AMA ÖĞRENCİ YOK;  YA DA ÖĞRENCİ ÇOK AMA HOCASI YOK!

Her sene olduğu gibi üniversitelerimiz kontenjan açığı problemi yaşamaya devam ediyor.

ozkangogercin@mynet.com




Üniversite sınavına binlerce öğrenci giriyor, tercihlerde bulunuyor. Ancak buna rağmen, üniversitelerimiz bölümlerini yüzde yüz olarak dolduramıyor. Hatta bazı bölümlerini hiçbir öğrenci tercih etmiyor, ya da kazandığı takdirde kayıt yaptırmıyor. Eğer üniversite okumak bile artık cazip gelmiyorsa, üniversitelerin ciddi bir kalite-kontrol aşamasından geçmesi gerekiyor.

Düşünün ki, bir üniversitede Enerji mühendisliği bölümünün kendi hocası yok, başka bölümün hocaları giriyor. Ya da bir üniversitenin 33 bölümüne 1 öğrenci dahi kayıt yaptırmıyor. Ya da başka bir üniversite öğrencisine “Bu sene bölümde eğitim veremeyeceğiz, kaydınızı dondurun ve seneye gelin” diyebilecek noktaya gelebiliyor. Daha ne örnekler sıralayabiliriz. Ancak burada asıl üzücü nokta bu problemlerin yaşanması değil, bu yaşananlara göz yumulmasıdır.

Sürekli sınav sistemini, puan türlerini değiştirmek, barajları aşağı çekmek, uzun vadeli çözümler olmadığı hala görülmemekte midir?

Üniversiteler itibarını kaybetmiş ya da kaybetmek üzeredir. Bir ülkenin kalkınmasında en önemli söz sahibi olan üniversitelerimizin geldiği bu nokta acı vericidir. Eğer gerekli önlemler alınmazsa, kan kaybı yaşanmaya devam edecektir. Her şehre üniversite açmak, evet önemli bir neticedir. Ancak, siz öğrenciyi ayağınıza getiremedikten sonra, bu da tam çözüm olamamaktadır.

Çözüm, eğitim sistemimizin baştan aşağıya revizyona girmesinde saklıdır.            

İlkokuldan üniversiteye kadar, verilen eğitim ve öğretimin kalitesi sorgulanmalıdır. Günümüze ve geleceğe hitap eden ders içeriklerine ve projelere ağırlık verilmelidir. Öğrencilere kendini daha çok ifade etme ile deneme-yanılma yöntemi sunulmalıdır. Öğrenci, yanlış yapmaktan korkmamalıdır. Gerekirse yanlış yapa yapa doğruya ulaşmalıdır. Kendisine bu şans ve özgüven verilmelidir ki, üniversite tercihleri geldiği zaman, başkalarının etkisinde kalmadan, kendi iradesi ile tercihini yapabilmelidir.

Sizce, yanlış tercihlerin birçoğu, yanlış yönlendirme ve baskıların sonucu değil midir?

Peki üniversitelerde ne gibi düzenleme ve uygulamalar getirilebilir?

En baştan, tüm bölümlerin yeterli öğretim kadrosuna sahip olduğu onaylanmalı ve akredite edilmelidir. Gerekli şartlar yerine getirilmedikçe o bölümler açılmamalıdır. Daha güncel ve geleceği olan bölümler açılmalı, açık bırakmaya yüz tutmuş bölümlere ise yeni bir kimlik kazandırılmalıdır. Bununla birlikte, öğrenciye sunulan burs seçenekleri arttırılmalıdır. Araştırma ve proje anlamında çalışmaları hem maddi hem de manevi olarak desteklenmelidir.  Yeterli staj desteği sağlanmalıdır. Kısacası, onlara tercih döneminde vaat edilen sözler tutulmalıdır.

Staj derken, ülkemizdeki en büyük problemlerden birisi, birçok öğrencinin mezun olurken iş hayatını dahi bilmemesidir. Sektörlerde tecrübesiz mezunlara da sıcak gözle bakmamaktadır. Bu ikilemde kalan mezunlar ise, ne yazık ki ya işsiz kalmakta ya da farklı meslekler yapmak durumunda kalmaktadır.

Peki, hem üniversite gereken staj desteğini vermez, hem de sektör gereken esnekliği göstermezse, okuma oranı ve istihdamı yüksek bir toplum nasıl olabileceğiz?

O yüzden, gerek YÖK, gerek MEB, gerek ticaret odaları ve diğer mecralar ortak bir çalışma ile sorunun temelinden yukarıya dek çözüm üretmek zorundadırlar. Bu ülkenin her zaman okuyan, araştıran, sorgulayan bir nesile ve üniversite mezunlarına ihtiyacı vardır.  O yüzden herkes hem eğitimine hem de ülkesine sahip çıkmalıdır.

Çünkü;

Eğitime önem veren bir ülke, her zaman daha ileride olacak ve her zaman örnek alınacaktır.

Eğitim ve gelecek dolu nice günler dileğiyle…


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)