adscode
adscode

“Demokratik bir eğitim köprüsü” olarak Eğitim-İş’in ‘’Eğitimde Geleceğe Bakış‘’ şurası

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı çalışmalar, büyük oranda eğitim şuralarında tartışılmış konulardır. Tavsiye niteliğinde kararların alındığı şuralarda, tüm taraflar, eğitimle ilgili görüşlerini dile getirir ve eğitimle ilgili olarak bir ortak akıl oluşturulmaya çalışılır.

www.sahinaybek.com.tr




 

Bilimsel ve politik gerekçelere dayanan eğitim şuralarındaki temel amaç; eğitim sistemimizin sorunlarına bilimsel ve idari danışmanlık yaparak; çözüm önerileri üretmektir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimimiz adına çözümler ürettiği en yüksek danışma organı olması açısından şuralar, eğitim tarihimiz içinde önemli bir yere sahiptirler ve eğitim tarihimiz boyunca da bu şuralarda alınan kararlar, eğitim politikalarımızın oluşturulmasına ciddi etkilerde bulunmuştur. İlk eğitim şurasının yapıldığı 1939 yılından günümüze sonuncusu 2014 yılında olmak üzere 19 tane eğitim şurası yapılmıştır. Eğitim şuraları 80 yıllık tarihiyle, eğitim sistemimize yön vermişlerdir. İlk eğitim şurası 1939 yılında toplanmış olsa da Atatürk’ün savaşın ortasında bile eğitime çok önem vererek topladığı 16 Temmuz 1921 tarihli Maarif Kongresi ve sonrasında 1939 yılına kadar toplanan heyet-i ilmiyeler, şuraların müjdecisidir. 1923, 1924 ve 1925 (1926) olmak üzere üç defa heyet-i ilmiyeler toplanmıştır.

Şuraların bu kadar önemli olduğunu düşündüğümüzde Eğitim-İş sendikasının büyük bir emekle düzenlediği Şura büyük bir boşluğu doldurmakla beraber, eğitimimiz adına da umarız güzel şeylerin müjdecisi olur. Düzenli olarak pek çok toplantısına katılıp takip ettiğim bu şurayı ve tüm ayrıntılarını sizler için Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu Eğitim Sekreteri ve Şura Genel Sekreteri Suat Özkolay ve Eğitim-İş Şura ve Eğitim Danışmanı Ali Çakıroğlu ile konuştum…

 

    Suat hocam ilk olarak, şura yapılması fikri nasıl ortaya çıktı?(Suat Özkolay)

Sendikamız Merkez Genel Kurulunun 05/08/2017 Tarihli ve 4 sayılı kararı ile 5. Dönemde ‘’EĞİTİM ŞURASI ‘’ Düzenlenmesi öngörülmüştür. Genel Kurullarımızda yinelenen kararlarla toplanması istenen ancak türlü nedenlerle yaşama geçirilemeyen bu ortak örgütsel istemin, gerçekleşmesi için Merkez Yönetim Kurulumuz güçlü bir kararlılık ortaya koymuştur. 2002 yılından sonra Eğitim sisteminde laik ,bilimsel ,demokratik ve parasız eğitim kavramlarından   uzaklaşılmış   liyakat yok sayılmış, sistemin  temel taşları yerinden oynamış Cumhuriyetin temel ilkesi eğitim hakkı terkedilmiş okullar ticarethane,  müdürler tüccar, öğretmen tahsildar, öğrenci ise müşteri haline dönüşmüştür. Bu anlayışa karşı Atatürk İlke ve Devrimleri ışığında Devrimci bir anlayış kaçınılmaz olmuştur. Bu anlamda yapacağımız şuranın tarihi misyonu ve sorumluluğu artmıştır.

Eğitim-İş Genel Merkez Yönetim Kurulu Olarak Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın ‘’TÖS’’1968’de düzenlediği ‘’Devrimci Eğitim Şûrası’ndan esinlenerek 2020 nisan ayı içinde ‘’Eğitimde Geleceğe Bakış‘’ ana başlığı ile şura düzenlenmesi kararlaştırılmış koordinasyon Genel Eğitim Sekreterliğine verilmiştir. Tarihi sorumluluğun bilinci ile çalışmalarımız başlamıştır.

 

                Şuranın dayanağını oluşturan bir mevzuat var mı? (Suat Özkolay)

Bu bağlamda,  Merkez Yönetim Kurulunca “Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş)  Eğitim Şurası ve Çalıştayları Yönetmeliği” hazırlanıp yürürlüğe konulmuştur. Bu Yönetmelikte Sendikamızca düzenlenecek “Eğitim Şurasının” amacı, temel ilke ve esasları ile “Eğitim Şurası” organizasyonu belirlenmiştir. Şura Eylem/ Zaman Planı ile de Yönetmelik hükümleri kapsamında yapılacak iş ve işlemler düzenlenmiştir.

 

         Ali hocam ben asıl sizden, şuranın genel yaklaşımını dinlemek istiyorum… (Ali Çakıroğlu)

Öncelikle Eğitim Şurası düzenleme kararı alan EĞİTİM İŞ Merkez yönetim Kuruluna, Şuranın fikri arka planının oluşturulmasına ve hazırlıklarının yürütülmesine katkı veren Sendika üyelerine, 150 den çok kamu kurum ve kuruluşu, özel sektör ve sivil toplum örgütüne en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

EĞİTİM İŞ, Eğitim Şurasını ulusal ve evrensel değerler ile eğitime ilişkin temel ilkeler ile çerçevelendirmektedir.

Bu anlamda, öteki üzerinden bir sorun tespiti ve sorumluluğu kolaycılığı benimsenmemektedir. Sorunların ve çözümlerinin sahibi EĞİTİM İŞ başta olmak üzere tüm toplum olmalıdır. Eğitim sisteminin niteliğinin/kalitesinin artırılması sorumluluğu sadece Milli Eğitim Bakanlığına ait olmamalıdır. Bu kapsamda EĞİTİM İŞ ve tüm sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri, özel sektör ve kamu kurum ve kuruluşları Milli Eğitim Bakanlığı ile veri ve bilgi temelinde işbirliği yapmalıdır. Eğitim sisteminin geliştirilmesi sürecinde gerçek ve/veya kamu ya da özel hukuku tüzel kişilerinin “ben bu sürecin neresindeyim?” sorusunu sormaları önemli görülmektedir. Zira nitelikli eğitim görecek çocuk bu toplumun çocuğudur. Her birey, aile ve kendi çocuğunun göreceği eğitimden sorumlu olmalıdır.

Şura bu işbirliğinin deneyim ve birikimine katkı sağlayacaktır. Şura ile tüm toplumsal kesimlerin eğitimin geliştirilmesi bağlamında ülkemizde ve dünyada yapılan tartışmalara katılması, ortak olması amaçlanmaktadır. Toplumun sahiplenmediği hiçbir reform tasarımının yaşama geçirilemediği defalarca belgelenmiştir.

Eğitimin; “düşünen, duyarlı ve üretken birey” yetiştirmek amacı için toplumsal bir desteğe kavuşturulması, Şuranın önemli çıktıları arasında düşünülmektedir.Şurada eğitim sisteminin niteliğine/kalitesine ilişkin gerçek veri ve bilgiler değerlendirilip yorumlanacaktır. Bu anlamda, elde edilmiş hiçbir kazanımın/başarının yalnızca başkası tarafından gerçekleştirildiği gerekçesi ile itibarsızlaştırılması benimsenmeyecektir.

Eğitime ilişkin benimsenen siyasal, felsefi görüşlere ve durulan yere göre yapılan tarifler; tek doğru olarak değil zenginlik olarak görülüp gerçeğin ortak akılla ortaya çıkarılmasının vazgeçilmez veri ve bilgisi olarak değerlendirileceklerdir.Şurada eğitim sistemi çok başarılı, eğitim sistemi krizde vb. görüş ve değerlendirmeler için doğrulama kaynakları ile kanıtlanma yöntemi benimsenecektir. Kriz veya başarı her ne tespiti yapılıyorsa mutlaka göstergesinin ve doğrulanmasının yapılması sağlanacaktır.

 

Şurada eğitimin toplum için taşıdığı değer ve önem dikkate alınarak; bu görevi yapan eğitim çalışanlarının kendilerini değersiz, önemsiz hissetmelerinin önüne geçecek uygun ve geçerli yanıtların toplum tarafından verilmesi için farkındalık oluşturulacaktır.Doğru mu anlıyorum sizler eğitim sorunlarının tanımlanmasının, anlaşılmasının ötesinde söylemle beraber eylemi de içeren bir çözüm modeline odaklanıyorsunuz?

Eğitim sisteminin sorunlarından bahsetmek yeterli görülmemektedir. Ülkemizde yıllarca yapılan daha çok eğitimin sorunlarından bahsetmek olmuştur. Bahsetmek başka bir şey; sorunları çözümlemek, çözüm önermek, yeni bir sistem, yeni bir süreç, yeni bir model önermek başka bir şeydir. Şura ile eğitim sisteminden bahsetmek evresi atlanıp sorunların çözümü için ortak akılla yeni bir sistem, yeni bir süreç, yeni bir yöntem ve yeni bir model önermek aşamasına geçilmesinin gerekliliği ortaya konulacaktır.  Bunun için EĞİTİM İŞ başta olmak üzere tüm sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri, özel sektör ve kamu kurum ve kuruluşlarının çok çalışması gerektiği düşünülmektedir. Şura ile açılan yoldan pek çok çalışma grubunun, komisyonun geçeceği umut edilmektedir.

Düşünen, duyarlı ve üretken bireyden, düşünen, duyarlı ve üretken topluma giden yolun yapı tasları; eğitimin eğitim bilimi anlayış, yaklaşım ve kavramları ile incelenip, değerlendirilmesi ile yerli yerine oturtulabilecektir. Eğitim Sisteminin öğrencinin temel ihtiyaçlarını karşılaması, eğitim bilimlerindeki çağdaş gelişmelere uygun olması, geliştirilebilir ve sürdürülebilir bir güvence sistemine sahip olması için mutlaka toplum tarafından sahiplenilmesi; sahiplenmenin ise eğitim bilimi anlayış ve yaklaşımları bağlamına oturtulması gerekmektedir.

            Peki, şurayı dayandırdığınız anlayışı kısaca nasıl özetlersiniz? (Ali Çakıroğlu)

‘Eğitim Hakkı’ en temel insan haklarından biri olarak görülmekte ve hak temelli bir eğitim anlayışı benimsenmektedir. Çocukların, gençlerin ve tüm yurttaşların nitelikli/kaliteli eğitim görme hakkı olduğu; devletin, özel sektörün, sivil toplum ve demokratik kitle örgütleri ile sendikaların da bu hakkı yerine getirme görev ve sorumluluğu bulunduğu Şuranın ve eğitim anlayışımızın temelini oluşturmaktadır.

Eğitim sürecinde tüm kararlar, öğrencinin nitelikli öğrenim görme hakkı yanında, esenliğini sağlama temelinde alınmalıdır.  Bu anlamda, eğitim politikalarının geliştirilmesi sürecine öğrenci, veli, öğretmen ve eğitim kurumu yöneticileri ile diğer eğitim bileşenlerinden ilgili olanların bireysel, temsili ve örgütlü katılımının sağlanması esas alınmalıdır.

Şura kapsayıcı bir eğitim anlayışı ile düzenlenecektir. Kapsayıcı bir eğitim anlayışı ise ancak ilke ve değerler ile sağlam temellere oturtulabilecektir. Bu anlamda, cumhuriyetimizin temel felsefesi ile Atatürk ilke ve devrimlerinin her Türk yurttaşı için hayat sahnesi olduğu ve bu sahnenin bilgi temelinde bir bilinçle korunması ve geliştirilmesinin önem ve değeri tarihsel bağlamda paylaşılacaktır.

Ayrıca, ülkede ve dünyada anlayışın, işbirliğinin, dostluğun, dayanışmanın, hoşgörünün ve barışın oluşturulması ve sürdürülmesi; insan hak ve özgürlüklerini temele alan, farklılıkları bir zenginlik olarak gören ve öğrencilere bilimsel, demokratik, laik, ulusal eğitim ilkeleri ile ‘birey olma’, ‘yurttaş olma’, ‘ulus olma’ ve ‘insan olma’ bilincini kazandıran eğitim anlayış ve yaklaşımları ile olanaklı olduğu saklı tutularak sürekli hatırlanmalıdır. Şurada, rekabet, sınav başarısı ve denetim süreçlerini önceleyen eğitim anlayışından yaşam becerileri, nitelik/ kalite ve eşitlik ilkelerine dayalı eğitim anlayışına geçmek öncelikli olarak yer alacaktır.

 

Ali hocam şura organizasyonları perde arkasında çok ciddi emek ve çalışma gerektirir, zor ve herkesin kolay kolay yapamayacağı bir iştir, şura organize etmek. Sizler tüm bu zorlukları göğüslerken bu şurayla neyi amaçlıyorsunuz? (Ali Çakıroğlu)

Her çocuğun nitelikli/kaliteli eğitime erişimini sağlayacak süreçleri ve bu süreçler arasında anlamlı bir işbirliği ve etkileşimi sağlayacak yeni bir sistem ve/veya yeni bir süreç, yöntem ya da model önermektir, amacımız.

Şura kapsamında ulusal ve uluslararası pek çok farklı kaynaktan elde edilen verilerle eğitim sürecinde yaşananların nesnel bir biçimde irdelenmesi, tartışılması ve çözüm odaklı bir bakış açısıyla yorumlanarak yapıcı önerilerle rapor edilmesi; Şura Raporunun eğitim sistemimizin daha iyiye gitmesi için başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm ilgililer ve ilgilenenlerle paylaşılması düşünülmektedir. Bu anlamda, Şura kararlarının başta öğrenci, veli ve öğretmenler olmak üzere tüm kamuoyu ile Milli Eğitim Bakanlığı ve diğer karar yetkilileri arasında “demokratik bir eğitim köprüsü” ve “bir iletişim çerçevesi” niteliğinde olması amaçlanmaktadır.

Eğitimin sorunlarına köklü çözümler getirebilmek için reform çalışmalarının toplum tarafından sahiplenilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir. Ancak ülkemizde eğitim reformu çalışmalarına değil toplumun, eğitim çalışanlarının dahi bireysel, temsili ve örgütlü olarak istenilir nitelikte katılamadığı bilinen bir gerçekliktir. Şura ile eğitim karar ve politikalarının belirlenmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde tüm toplumsal kesimlerin yer almasını sağlayacak yeni bir demokratik deneyim alanı oluşturulması amaçlanmaktadır. Başka bir anlatımla şura çalışmaları ile tüm örgütlü kesimlerin birlikte kapasite oluşturup geliştirmesi öngörülmektedir.

Şura ile bir taraftan eğitimin içinde bulunduğu durum ve sorunlara ilişkin veri ve bilginin tüm toplumsal kesimlerce incelenip değerlendirmesine fırsat sağlanırken; diğer taraftan da sözü edilen durum ve sorunların şura kapsamında incelenip araştırılması yoluyla yeni bir veri ve bilgi seti oluşturulmasının da kapısı aralanmaya çalışılacaktır.  Eğitim siteminin ulusal eğitim anlayışı bağlamında sürekli geliştirilebilir bir niteliğe kavuşturulmasının sorumluluğu ve sahipliğini Türk Ulusunun üstlenmesine ilişkin farkındalık ve bilinç geliştirilecektir. Bu son derece kıymetli bir kazanım olacaktır.Şuranın çıktıları arasında eğitime ilişkin tasarımlar geliştirebilen; Özgüven, irade ve iddiaya sahip eğitim paydaşları/demokratik kitle örgütleri betimlemesi bulunmaktadır.

                               Hocam bu şura eğitimde bir tarafı mı temsil ediyor?

Şuranın tek tarafı çocuk ve çocuğun esenliğinin sağlanmasıdır. Bu bağlamda, çocuk ve doğal eğitim çevresini oluşturan ailenin görmesi gereken ilgi, yardım ve korunmanın toplumsal bilince taşınması desteklenecektir. Çocuğun yetişme ve gelişmesinde özellikle yoksulluk, yoksunluk ve her türlü dezavantajdan kaynaklı sınırlandırmaların giderilmesine yönelik ortak kural ve önlemler geliştirilecektir. İsteyerek okula gelen, öğrenemeden ve okuldaki ilişkilerden mutluluk duyan “düşünen, duyarlı ve üretken birey” yetiştirilmesine destek vermek şuranın temel amaçları arasında yer almaktadır.

                                  Şurayı düzenlerken kapsamınız nedir? (Ali Çakıroğlu)

Şura eğitim sürecindeki çocuklar başta olmak üzere, tüm öğrenenleri ve öğretim ve öğrenim sürecini ve bu sürecin gerçek sorumlusu Türk Ulusunu kapsamaktadır. Şuranın çıktıları hiçbir ayrım gözetilmeksizin tüm Türk Ulusunun hizmetine sunulacaktır. Şura ile özellikle yoksul ve yoksunlar başta olmak üzere tüm dezavantajlı kesimlerin nitelikli eğitime erişimi için gerekli yardım ve korumanın önemine dikkat çekilecektir.

Eğitim sisteminin niteliği/kalitesi etkin ve etkili bir yapıya kavuşturulurken; bu nitelikli eğitime tüm dezavantajlı kesimlerin de eşitlik ilkesi temelinde erişebilmeleri ulusal bir sorumluluk ve bilinçle sağlanacaktır. Şura ile bu ulusal ve insani sorumluluk ve bilincin oluşturulmasına katkı sağlanması aynı zamanda şuranın kapsamını da nitelemektedir. Kapsayıcı bir eğitim anlayış ve uygulamasına katkı sağlamak istenilmektedir. Kapsam, kapsayıcı bir eğitim anlayışı ilke ve değerleri üzerinden geliştirilmiştir.

   Kapsayıcı bir eğitim anlayışı ile hareket ettiğiniz bu şurada, yönteminiz nedir? (Ali Çakıroğlu)

Kapsayıcı bir eğitim anlayışı bağlamında eğitimin içinde bulunduğu durum ve sorunların demokratik bir yöntemle incelenip değerlendirilmesi öngörülmektedir. Bu değerlendirme de ise daha çok eğitim bilimi anlayış ve yaklaşımlarındaki çağdaş gelişmelere ilişkin tanım ve kavramların kullanılmasına gayret gösterilecektir. 

Bu bakımdan eğitim politika ve uygulamalarına ilişkin kararlar sadece Milli Eğitim Bakanlığınca alınmamalıdır. Eğitimin sorunları yalnızca Bakanlığın tanımlaması üzerinden çerçevelenmemelidir. Bu sorunlar toplum adına ve toplumla birlikte tanımlanıp çerçevelendirilmelidir. Şura da bu anlamda eğitim sisteminin sorunlarının bir bağlama oturtularak tanımlanmasının ortak akılla ve uzlaşı temelinde yapılması yöntemi benimsenmektedir.

Değinilen kararlar, demokratik bir yönetim anlayışı bağlamında Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte öğrenci, veli ve eğitim çalışanları yanında; kamu sektörü, özel sektör, sivil toplum örgütü temsilcileri ve ilgili yurt dışı kuruluşlarının da katılım ve katkısı ile çoğulcu bir yapıda alınmalıdır.Eğitimin sorunları öteki üzerinden aranmamalıdır. Yöntem de kapsayıcı bir eğitim anlayışı ilke ve değerleri üzerinden geliştirilmelidir. Eğitim Sisteminin yarattığı sorunlar varsa bu sorunları yaratan süreçler yeniden tanımlanmalı ve bir sistem anlayışı ile değiştirilmelidir.

Eğitim sürecinde kalitesizlik, adaletsizlik, eşitsizlik varsa bunun nedenleri ve anlatası irdelenmeli ve tanımı toplumla birlikte ortak akla dayalı olarak yeniden yapılmalıdır. Şurada eğitim sistemi sorun temelli bir yaklaşımla değil (tabî ki sorunlar saklı tutularak) daha çok ihtiyaç temelli bir yaklaşımla irdelenecektir. Eğitimdeki esas çelişkinin; niteliksizlikten, eğitim sisteminin sürdürülebilir ve geliştirilebilirlikten uzak olmasından, erişimin önündeki eşitsizliklerden, güvencesizlikten, hak tarifindeki eksikliklerden mi kaynaklandığı Şuranın yanıt aradığı sorulardan olacaktır.

Bu anlamda, tüm demokratik kitle örgütleri, özel sektör ve özellikle Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşları temsilcilerinin Şura çalışmalarına katılmaları ve katkı sunmaları; gerçeğin tespiti ve gerekli önlemlerin gecikmeden alınması bakımından son derece gerekli ve kıymetli bulunmaktadır.

Şurada teknolojideki gelişmeler ve bunun eğitimle ilişkisi gibi güncel sorunlar da ele alınacak mı? (Ali Çakıroğlu)

Bilim ve teknolojideki gelişmeler tarihsel bir sıçramanın eşiğine gelmiş bulunmakta. Dördüncü Sanayi devrimi kapımızda, girdik giriyoruz. Veri ve bilgi üretimi ile birlikte bu veri ve bilginin sürekli işlenerek geleceğe ilişkin derinlikli bakış açıları oluşturulmaktadır. Yaratıcı bir yıkımla karşı karşıya bulunmaktayız.  Teknolojik gelişmeler yapay zeka, nesnelerin interneti, nano teknoloji, sentetik biyoloji, blok zincirleri, vb. eğitim-emek- istihdam ilişkisine neler getirmektedir/getirecektir? Sorusu tüm toplumsal kesimlerce tartışılmalıdır. Alt üst oluşlar var. Olağanüstü bir teknolojik yaratıcılıkla karşı karşıyayız. Emeğin yeniden tanımlanacağı, nitelikli emeğin olağanüstü bir değer kazanacağı yeni bir toplumsal sisteme doğru mu gidiyoruz. Bu şekilde bir gidiş söz konusu ise demokrasi, emek, hak, insan, birey, yurttaş vb. kavramlarının içeriği nasıl doldurulacak, eğitim felsefesinde, yapısında ve uygulamasında hangi önlemler alınmalıdır. Şurada ve/veya özel amaçlı diğer toplumsal oturumlarda tartışılması yerinde olacaktır.

Ben tam bu noktada tekrar Suat hocama dönmek istiyorum. Hocam ben pek çok toplantınıza katılarak ne kadar emek verdiğinizi bizzat gözlemledim. Bu anlamda siz şuranın organizasyonu hakkında lütfen biraz bilgi verebilir misiniz? (Suat Özkolay)

Yukarıda değinilen Yönetmelik hükümleri bağlamında “Eğitim Şurası” hazırlıklarının; “Danışma Kurulu”, “Düzenleme Kurulu”, “Şura Merkez Komisyonları”, “Şura Şube Komisyonları”, ve gerekli görülmesi koşuluyla da “Şura Özel İhtisas Komisyonlarınca” yapılması öngörülmüştür. Ayrıca, Şura gündeminde yer alan konulardan bilimsel araştırma bulguları ile desteklenmesi istenilenler ile şura gündemindeki konuların ya da eğitimin diğer önemli konularının açıklanıp anlaşılmasını sağlayacak hususlarda “Bildiriler de” hazırlanacaktır.

               Hocam şura genel kurulunu ne zaman toplayacaksınız? (Suat Özkolay)

 

Şura Genel Kurulunun 2020 yılı Nisan ayının 9-10-11. günlerinde toplanması kararlaştırılmıştır.

 

           Peki, şura genel kuruluna katılacaklara ilişkin de biraz bilgi verebilir misiniz?

 

MYK'nın belirlediği kurumları temsilen katılan kişiler ve yine MYK'nın belirleyip ismen çağırdığı “çağrılı üyelerle” birlikte, “Merkez Komisyonları”, “Özel İhtisas Komisyonu” üyeleri ile “Şura Şube Komisyonları” üyeleri dahil her şubeden belirli sayıda temsilci de “Şura Genel Kurulu” ve “Şura Çalışma Gruplarında” yer alacaktır.

 

 

 

             Bu tarih geldiğinde şura genel kurulu nasıl bir çalışma yolu izleyecek?

 

Şura hazırlıklarının 2020 yılı Nisan ayı içinde toplanacak “Şura Genel Kuruluna” sunulması ve bu Kurulda Şura Raporlarına son şeklinin verilmesi planlanmıştır. Planlanan bu çalışma, “Şura Genel Kurulunda” iki aşamalı olarak yapılacaktır. Birinci aşamada, komisyonlarca hazırlanan “Şura Raporları”; “Şura Çalışma Gruplarınca” tartışılıp değerlendirilerek geliştirilecektir. İkinci aşamada, “Şura Çalışma Gruplarınca” geliştirilen “Şura Raporları”; sözü edilen grup sözcülerince “Şura Genel Kuruluna” sunulacak ve Genel Kurul değerlendirmesi ile Şura Raporlarının son şekli verilecektir. 

 

Suat hocam sendika olarak sizler demokratik karar alma mekanizmalarına çok önem veren bir yapıya sahipsiniz. Herhalde demokratik bir tartışma ile zor olmuştur,  şura gündem konularını belirlemek? (Suat Özkolay)

Sendikaca bir yazı ile; “eğitimin içinde bulunduğu çıkmaza çözüm önerileri getirmek” amacı ile düzenlenecek “Eğitim Şurasının” gündem konularını demokratik bir yöntemle belirlemek amacıyla Sendika şubelerinin yanı sıra; Üniversiteleri, Milli Eğitim Bakanlığını, kamu sektörü kuruluşlarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonunu, TBMM de grubu bulunan siyasi partileri, sendikaları, vakıfları, dernekleri, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarını, yerel yönetimleri, eğitim alanında uzmanlaşmış kişi ve kuruluşları, okul aile birliklerini, öğrencileri, uluslar arası kuruluşları temsil edecek 150 civarında kurum ve kuruluştan görüşleri istenilmiştir. Sendikamızın Şura “Düzenleme Kurulu” ve  “Danışma Kurulunca” kurum ve kuruluşlardan gelen tüm görüşler de dikkate alınarak, şura gündem konuları listesi hazırlanmıştır.

Kamu sektörü, özel sektör, sivil toplum örgütleri ile Sendikamız şubelerinden gelen görüşler yukarıda adı geçen Yönetmeliğin ilgili maddeleri hükümlerine göre değerlendirilerek, Şura Gündem Konuları Merkez Yönetim Kurulunca belirlenmiştir.

 

                 Şura gündem konuları olarak neleri belirlediniz? (Suat Özkolay)

 

“Eğitimde Geleceğe Bakış” Ana Başlığı altında;-Eğitim Hakkı,-Çocuk ve Eğitim,-Öğrenim Kademeleri ve Yönlendirme,-Öğretmenlik Mesleği,-Eğitim Örgütü ve Yönetimi alt başlıklarında Şura düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.

Suat hocam yavaş yavaş sonlara geliyoruz. Size şura çalışmalarının hangi aşamada olduğunu sorayım. (Suat Özkolay)

 

Belirlenen beş konuda Şura Merkez Komisyonları kuruldu ve çalışmalarını Ankara’da sürdürmektedirler.  Şubelerde ise şubelerin kapasiteleri esas olmak üzere Şube Şura Komisyonları kurulmuş ve çalışmaya başlamıştır.

         Bu merkez şura komisyonlarını nasıl oluşturdunuz ve görevleri nedir? (Suat Özkolay)

Şura Merkez Komisyonları, Eğitim Şurası Genel Kurulunda görüşülecek her konu için Sendika yönetici ve üyeleri, akademisyenler ve konu ile ilgili alan uzmanları arasından oluşturulmuştur. Beş komisyonda bugün için yaklaşık 93 üye görev yapmaktadır. Önümüzdeki günlerde kurumsal katılımlarla bu sayının çok artacağı beklenilmektedir.Komisyonlar, ilk toplantılarında bir başkan, başkanın olmadığı zamanlarda başkanlık edecek bir başkan yardımcısı ve en az bir raportör seçmişlerdir. Her komisyon Şura Eylem Zaman Planını esas alarak bir çalışma planı hazırladılar ve bu plan esas olmak üzere çalışmalarını yürütmektedirler. Komisyonlar, salt çoğunlukla toplanmakta ve katılanların salt çoğunluğu ile karar almaktadır.

Komisyonlar, şura şube komisyonları ile eşgüdüm içerisinde çalışmaktadırlar.  Değinilen eşgüdüm; “çerçeve rapor”, “ön rapor” ve “Şura çalışma grubuna sunulmaya esas rapor” hazırlıkları ile düzenlenecek çalıştaylar aracılığıyla gerçekleştirilecektir.Merkez Şura Komisyonlarınca bugüne kadar 4-6 arasında toplantı gerçekleştirildi. Alt konuların rapor içerik standartları esas alınarak doğrulama kaynakları da gösterilmek koşulu ile geliştirilmesine devam edilmektedir. Yapılan değerlendirmelerde uzlaşılan konularda, karşı görüşler de kamuoyunun dikkatine sunulmak üzere tutanaklara geçirilmektedir.

 

Şura raporunun biçim ve içerik standartlarını belirlediniz mi, gibi daha teknik bir soru sormak istiyorum? (Suat Özkolay)

Şura Raporunun biçim ve içerik standartları, Düzenleme Kurulunca geliştirilen biçim ve içerik standartları taslağın hakkında bazı sendika şubeleri ile ilgili uzmanların görüşü alınarak hazırlandı. Merkez ve şube şura komisyonları çalışmalarını bu standartları esas alarak sürdürmektedirler.

Ali hocam belirttiğim gibi, bu konu daha teknik bir konu olduğu için lütfen siz şura raporunun içerik standartları sistematiğini biraz açabilir misiniz? (Ali Çakıroğlu)

Şura Raporu içerik standartları sistematiği şu şekilde olacaktır:

 “1. Giriş: Bu bölüm ele alınan konunun çerçevesinin çizilerek sınırlandırıldığı bölüm olacaktır. Konu, hangi yönlerden ve hangi bağlamda ele alınıyorsa bu bölümde sınırları çizilebilecektir. Konunun değerlendirilmesinde esas alınan anlayış ve yaklaşım boyutları vurgulanacaktır. Kuramsal ve kavramsal alandaki gelişmeler, uygulama yöntemlerindeki değişiklikler vb. bu bölümde değerlendirilecektir.

2.Tarihçe,3.Mevcut Durum (Dünyadan karşılaştırma örnekleri vb.) 4. Sorunlar (4.1. Anlayış boyutundan kaynaklı sorunlar,4.2. Yaklaşım boyutundan kaynaklı sorunlar,4.3. Mevzuattan kaynaklanan sorunlar,4.4. İşleyişten kaynaklanan sorunlar,4.5 Sistemden,4. 6 Yöntemden,4.7. vb.) 5. Öneriler(Yeni sistem, süreç, yöntem ve model önerileri vb. yapılacaktır.)6. Sonuç,7. Kaynakça”

 

Değerli hocalarım bu söyleşide son olarak neler söylemek istersiniz? (Ali Çakıroğlu) (Suat Özkolay)

 

Çocuklarımızın temel ihtiyaçlarını karşılayan; onların öğrenmeden ve gelişmeden mutluluk duymalarını sağlayan ve sürekli öğrenmelerini ve gelişimlerini güvence altına alan bir “Eğitim Sistemini” geliştirmek için tüm ulusumuzu Şurada el ele gönül gönüle birlikte çalışma ve sorumluluk almaya davet ediyoruz. Çocuklarımızın bu ortak aklın oluşturulmasına hakkı ve ihtiyaçları olduğunu bir kez daha dikkatlere sunmak istiyoruz. Eğitim ile “düşünen, duyarlı ve üretken bireyden”, “düşünen, duyarlı ve üretken topluma” ulaşmak özlem ve dileği ile tüm ulusumuza saygılar sunarız. 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)