adscode

Kovid-19 aşının güvenilirliği ve dağıtımında DSÖ'ye çok önemli görevler düşüyor

Sağlık Bakanı Koca, tüm dünyanın büyük bir umutla Kovid-19 aşısına ilişkin gelişmeleri takip ettiğini belirterek, "Bu süreçte hem aşının güvenilirliği hem de adil dağıtımı konusunda DSÖ'ye çok önemli görevler düşmektedir." dedi.

Kovid-19 aşının güvenilirliği ve dağıtımında DSÖ'ye çok önemli görevler düşüyor
Sağlık

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, videokonferans yöntemiyle katıldığı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 70. Avrupa Bölge Komitesi Genel Kuruluna hitap etti.

Koca, Türkiye'de sıklıkla kullanılan "Sağlık her şeyin başıdır" sözüne atıfta bulunarak, pandeminin bu sözün ne kadar doğru ve önemli olduğunu tüm dünyaya en acı şekilde gösterdiğini söyledi.

Türkiye'de salgını tavizsiz test, takip ve tedavi stratejisiyle kontrol altında tutmayı başardıklarını dile getiren Koca, "Bu süreçte en büyük tesellimiz yaşlılarımız da dahil olmak üzere mortalite oranlarımızın düşük seyretmesi olmuştur. Hastalığa karşı en kırılgan durumda olan yaşlılarımızı, komorbid hastalarımızı ve sağlık çalışanlarımızı en iyi şekilde koruduk ve korumaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, tüm dünyanın büyük bir umutla Kovid-19 aşısına ilişkin gelişmeleri yakından izlediğini belirterek şöyle devam etti:

"Bu süreçte hem aşının güvenilirliği hem de adil dağıtımı konusunda DSÖ'ye çok önemli görevler düşmektedir. Biz, dünyanın güçlü bir DSÖ'ye ihtiyaç duyduğunu ve bunun savunucusu olduğumuzu her platformda vurguladık. Bu süreçte Bölge Ofisinin Avrupa Bölgesi'nin ihtiyaçlarına en uygun çözümler geliştirmede proaktif olduğunu görmek bizleri ayrıca memnun edecektir."

Türkiye 150'den fazla ülkeye yardım elini uzattı
Bakan Koca, koronavirüsle mücadelede dayanışma ve birliğe ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, "Ülkem bu süreçte uluslararası dayanışmanın en somut örneklerini 150'den fazla ülke ve uluslararası kuruluşun tedarik sürecine katkıda bulunarak göstermiştir." dedi.

Güçlü DSÖ ve bölgesel dayanışmaya olan inancın göstergesi olarak sağlık acil durumları kapsamında hizmet verecek DSÖ İstanbul Ofisi'ni Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge ile birlikte geçen hafta bölgenin hizmetine sunduklarını hatırlatan Koca, şunları ifade etti:

"Çoğu ülkenin kaynaklarını iç ihtiyaçlarına kanalize ettiği bu zorlu süreçte ülkemin yapmış olduğu 25 milyon dolarlık bağışın, küresel sağlık güvenliğine verilmiş önemli bir destek olduğunu belirtmek isterim. Kovid-19 ile mücadele göz önünde bulundurulduğunda, zamanlama açısından da çok kritik olan ofisin küresel nitelikli somut çıktılar sunmasını temenni ediyorum."

DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Kluge'ye Türkiye'ye sundukları vizyon belgesi için teşekkür eder Bakan Koca, paylaşılan vizyonun bölgenin sağlık statüsünün iyileştirilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Koca, programda kimsenin geride bırakılmamasına güçlü bir vurgu yapıldığını gördüğünü belirterek şunları kaydetti:

"Yapılan yeni değişikliklerle birlikte göç sağlığı programının devam ediyor olmasından duyduğum memnuniyeti dile getirmek isterim. Zira, tüm Avrupa adına göç ve sağlık konusunda büyük bir yükün altına giren ülkem açısından konunun Avrupa Bölgesi'nin en öncelikli çalışma alanlarından biri olduğunu görmek isterim."

Bakan Koca, Kluge'nin Hemşire ve Ebeler Yılının 2021'e uzatılması görüşünü de desteklediğini ifade ederek, "İçinde bulunduğumuz durumda cesur sağlık çalışanlarımızın emeklerini göz önünde bulundurarak, Hemşire ve Ebeler Yılının 2021'e uzatılması görüşünüzü destekliyorum hatta daha da genişleterek 2021'in Sağlık Çalışanları Yılı olarak seçilmesini öneriyorum." diye konuştu.

DSÖ Avrupa Direktöründen Türkiye'ye övgü
DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge de Türkiye'de verilen sağlık hizmetlerinden ve koronavirüs salgınıyla mücadeleden övgüyle bahsetti.

Türkiye'yi ziyaretinde mültecilere yardım amacıyla kuzeybatı Suriye'ye gönderilen tıbbi malzeme konvoylarını gördüğünü, birinci basamak sağlık kuruluşlarını ziyaret ettiği anlatan Kluge, gördüğü manzaradan çok etkilendiğini söyledi.

Doktor, hemşire ve sosyal çalışmacılarla konuştuğunu, Suriyeli mültecilerin ve sağlık çalışanlarının eğitimlere katılarak sertifikalar aldığını, maaşlarının ise Türkiye'deki hükümet tarafından ödendiğini ve çalışmalarına izin verildiğini dile getiren Kluge, "İnsan odaklı, cinsiyete ve kültüre hassas ve dil bariyeri aşılmış sağlık hizmeti sunuyorlar. Hayatımda böyle bir şeyi görmedim ve inanılmaz etkilendim." dedi.

Kluge, Avrupa ülkelerinde yaşanan ve sayısı artan acil durumlara istinaden hazırlıklılık ve yanıt kapasitesinin ne kadar önemli olduğuna değinirken şöyle konuştu:

"Bununla ilgili de güzel bir haberimiz var. Bundan dört gün önce Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca ile beraber İstanbul'da hazırlıklılık amacıyla hizmet verecek yeni Coğrafi Ayrık Ofisinin imza töreni ve açılışını dört farklı noktadan bağlantılarla gerçekleştirdik. Dr. Koca, biliyorum siz bu videoyu izliyorsunuz. Size ve müthiş ekibinize teşekkür ederim."


Öğrencilerden 'geleceğin mesleklerine' yoğun ilgi
OSTİM Teknik Üniversitesi MYO Müdürü Turan Şişman, "Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm birçok yeni meslek alanlarının ortaya çıkmasına veya mevcut iş alanlarının dönüşüme uğramasına neden oldu." dedi.
Arife Yıldız Ünal |
17.09.2020
Öğrencilerden 'geleceğin mesleklerine' yoğun ilgi


Ankara
OSTİM Teknik Üniversitesi Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Turan Şişman, Endüstri 4.0 ve dijital dönüşümün birçok yeni meslek alanının ortaya çıkmasına ve mevcut iş alanlarının dönüşüme uğramasına yol açtığını bildirdi.

Şişman, AA muhabirine, 2020-2021 eğitim öğretim yılı itibarıyla OSTİM Teknik Üniversitesinde öğrencilerle buluşacak bölümlere ve mesleklerdeki dönüşüme ilişkin bilgi verdi.

MYO olarak geleceğin meslek alanları olan İnsansız Hava Araçları, Hibrit ve Elektrikli Taşıtlar Teknolojisi, Bilişim Güvenliği Teknolojisi ve e-Ticaret ve Pazarlama programlarında bu yıl eğitim ve öğretime başlayacaklarını ifade eden Şişman, şöyle konuştu:

"Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm birçok yeni meslek alanlarının ortaya çıkmasına veya mevcut iş alanlarının dönüşüme uğramasına neden oldu. İş dünyasının ve teknolojinin hızla geliştiği ve değiştiği bu günlerde, öğrencilerin de yoğun ilgi gösterdiği İnsansız Hava Araçları, Hibrit ve Elektrikli Taşıtlar Teknolojisi gibi geleceğin meslekleri, OSTİM Teknik Üniversitesi Meslek Yüksekokulunda hayat buluyor."

Yeni mesleklere öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiğine işaret eden Şişman, "Biz, üniversite olarak dünyanın yöneldiği yolda kendinden emin adımlarla ilerleyecek öğrenciler yetiştireceğiz." ifadelerini kullandı.

"İHA teknikerlerini ve pilotlarını yetişiyoruz"
Şişman, insansız hava araçlarının (İHA) hayatın her alanında yerini almaya başladığına dikkati çekerek, askeri, lojistik, reklam, tarım ve bunun yanında pek çok alanda bu araçların kullanıldığını söyledi.

OSTİM Teknik Üniversitesinde açılan İHA bölümünde öğrencilerin, OSTİMTECH olarak adlandırılan gerçek hayata dayalı uygulamalı öğretim modeliyle yetiştirildiği bilgisini veren Şişman, "İnsansız Hava Aracı Teknolojisi ve Operatörlüğü programı, Türkiye'nin büyük ihtiyaç duyduğu, geleceğin önemli meslek dallarından biri olan İHA teknikerlerini ve pilotlarını yetiştirmek üzere tasarlandı." değerlendirmesinde bulundu.

"Hibrit teknolojisi programı kuruluşuna zemin hazırlıyoruz"
Çoğalan dünya nüfusuyla kullanılan araç sayısının da giderek arttığını, bu nedenle sera gazı etkisi ve iklim değişikliği gibi sorunların ortaya çıktığını anlatan Şişman, bugünün teknolojisinin verdiği imkanlar ve otomotiv endüstrisinin büyük dönüşümüyle sektörün nitelikli ve rekabete uygun insan kaynağına duyduğu ihtiyacın hibrit ve elektrikli taşıtlar teknolojisi programının kuruluşuna zemin hazırladığını dile getirdi.

Şişman, söz konusu bölümden mezun olacak öğrencilerin, otomotiv sektöründe hem araç üretiminde hem araç içi elektronik tasarımında hem de akıllı araçlar için Ar-Ge yapan firmalarda tekniker, tasarımcı ve Ar-Ge personeli olarak istihdam edilebilecekleri gibi, öğrenilen bilgilerle yazılım, elektronik, mekatronik ve otomotiv alanlarında herhangi bir Ar-Ge veya üretim sürecinde kolaylıkla çalışabilecek bilgi ve beceriye sahip olacaklarını bildirdi.

"Bilgi ve güvenliği önem kazandı"
Bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle bu teknolojilerin ham maddesi, girdisi ve çıktısı olan bilgi ve güvenliğinin önem kazandığını belirten Şişman, şunları kaydetti:

"Her geçen gün daha fazla bilgi dijital ortamlarda işlenmekte, hizmete sunulmakta, taşınabilmekte ve arşivlenmektedir. OSTİM Teknik Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilişim Güvenliği Teknolojisi Programı'nda verilecek eğitim müfredatı günümüz ihtiyaçları göz önünde bulundurularak bilgisayar bilgisinin yanı sıra tüm sektörlere bilişim güvenliği çözümleri geliştirmek ve bilgisayar sistemleri alanında teknik destek elemanı olarak çalışabilecek yeni yetenekleri bilişim dünyasına kazandırmak üzere hazırlanmıştır."

"Pratik bilgiye sahip mezunlar vermeyi amaçlıyoruz"
Şişman, dijitalleşen dünyada işletmelerin her geçen gün işlerini daha fazla online ortama taşıdığına dikkati çekerek, e-ticaret ve dijital pazarlamanın her geçen gün daha da önem kazandığını ifade etti.

Sektörün bu konuda dünyada ve Türkiye'de nitelikli insan kaynağına ihtiyacı bulunduğunu dile getiren Şişman, programın geleceğe yön verecek olan ve geçen yıl eğitim-öğretime başlanılan e-ticaret ve dijital pazarlama konularında yüksek bilgi birikimine ve pratik bilgiye sahip mezunlar vermeyi amaçladığını söyledi.

Şişman, bu doğrultuda Sosyal Medya Yönetimi, Arama Motoru Optimizasyonu ve Görsel İletişim Tasarımı gibi yenilikçi ve sektörün önemsediği derslerin de müfredatlarında yer aldığını sözlerine ekledi.


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)