adscode

Güle güle Mario Levi…

Bundan bir buçuk yıl kadar önce girdi hayatıma… Ne mutlu bana ki, ruhu son kitabımda kelimelerime dokundu. Bana inandı, güvendi, omzumdaki babamdan sonraki el, edebiyat hayatımdaki yol göstericim oldu.

damlaaktan@gmail.com




“Onca kötülüğün hakimiyet kurduğu bir dünyada iyi olmayı seçmek bir isyandır,

birçok insanın sandığı gibi ahmaklık değil.” — Mario Levi

Kelimelerin sessiz kaldığı, cümlelerin sustuğu anlar vardır hayatta. Bugün, onlardan biri işte… Türk edebiyatında iz bırakmış, gülümseyen yüzüyle adeta hayata meydan okuyan çok değerli bir yazarı, canım hocam Mario Levi’yi kaybettik bugün. Kelimeler öksüz kaldı yeniden…

Bundan bir buçuk yıl kadar önce girdi hayatıma… Ne mutlu bana ki, ruhu son kitabımda kelimelerime dokundu. Bana inandı, güvendi, omzumdaki babamdan sonraki el, edebiyat hayatımdaki yol göstericim oldu.

Uzun zaman önce başladığım ve bitiremediğim bir kitap vardı avuçlarımda. Bir akşamüzeri, BuArt Atölye ekibinin kurucusu sevgili Banu’yla denk düştü yolum. Telefonda bana dedi ki “Mario Hoca bayılacak sana…Senle çok güzel işler yaparız.”

Ben heyecanlı, “Çok isterim onla tanışmayı, kitabı onunla bitirmeyi. Özel bir hikâye elimdeki…” dedim. Hakikaten öyle özel oldu ki…

Dört Hayat ismini vermeyi planladığımız bir kurgu, dört özel hayatı, misyonlarıyla dünyaya gelen insanları anlatmayı hedefliyordu. Kim bilirdi ki, çok özel iki insanın daha kalbini taşıyacağını. Babacığımın ve Mario hocanın rahatsızlıkları aynı anda tekrar baş göstermişti. Biz babacığımla hastanedeyken, bazen oradan derslerine katıldım. Bana merakla sorular sorardı süreçle ilgili…

Bir gün, babacığım arkadan dersimize ortak olmuş, İzmir Palas ile ilgili konuşulduğunu duyarak sohbete dahil olmuş ve Mario hoca ile şahane keyifli bir İzmir sohbeti yapmışlardı. O gün, bu iki adamın kalplerinden aldığım sıcaklık bugün hala iliklerimde.  Uğraşır, takılır, zaman zaman “Damla beni çok güldürdü bu hafta” derdi. Ama güvendiğini öyle iliklerime kadar hissettirirdi ki… Sihri buydu belki de… İnsana inanmak. Yol olmak, ışık olmak… Bir gün, kitap bitmeye yakın şöyle demişti:

“Şimdi istersen hayal edelim. Bu roman yayınlanacak, çok tutulacak, seninle röportaj yapmaya gelecekler. Ve sen diyeceksin ki… Ben bir hayat mücadelesi veren kadınları dans özelinde anlatmaya çalıştım diyeceksin ve bitireceksin olayı.”

Ruhu öyle ince, öyle bilge, öyle doluydu ki Mario Levi… Derslerin başındaki müzik saatlerimizde anlattığı kültürel öyküler, edebiyata, hayata dair bilge cümleleri hafızalarımızda capcanlı. Hayatla dalga geçebilen nadir insan vardır. En düştüğü anlarda öğrencilerini motive eden, hayatı kelimelerle örülü, kalbi tutku ve insan sevgisi dolu bu şahane adam, her birimizin kalemine dokunurken müthiş izler bıraktı. Hastanede olduğunu duyduğumda, kalbim cız etti. Sanki romanı yazar ve babamın sağlık sürecini anlatırken bilmeden onu hazırlamışım gibi hissettim. Bu öyle anlamsız ama öyle anlamlı bir paylaşım ki…

Kim, dili, dini, rengi ne olursa olsun insan olmayı ve bir vatana ait olmayı böyle güzel anlatabilir ki, bir yazardan başka?

“Çünkü çocukken sokakta hangi dilde top oynamışsan, gençken hangi dilde ilk aşkını yaşamışsan, çok kızdığında hangi dilde sövmek geliyorsa içinden, o dil senin dilindir ve o dil Türkçeydi. O sebepledir ki, kendime hep şunu söylüyorum, benim en derin vatanım Türkçedir.”

Kelimeler sussun, o çok güzel insanı şimdi sevenleri, öğrencileri anlatsın istedim:

Beyefendi, zarif, edebiyat aşığı, hoş sohbet, damak lezzetine düşkün, güzel insan... Mario hocamdan bana kalanlar… Uğurlar olsun.”  – Zeynep Braggiotti

“Öğrencin olmaktan gurur duydum hep. Benim sevgi dolu, naif hocam... Hepimizi dikkatle dinledin, yüreklendirdin, özgürce yazalım istedin... Dinlemeye, okumaya doyamadık; hikayelerini, sevdiğin şarkıları, hayata dair anlattıklarını... İyi ki kesişti yollarımız.  Seni hep sevgiyle, saygıyla, özlemle anacağım. Güle güle Mario Hocam, ışıklar yoldaşın olsun...” – Nuran Uzun Turan

“İlk kez bir televizyon programında sesini duydum. O an ne yapıyorsam bırakıp, dikkat kesilmemi sağlayan sesi, anlattıkları adeta tekrar tekrar dinleyip not alınıp içselleştirilecek türdendi. Sonra kitapları geldi, her biri duygusuyla, karakterleriyle insanı içine alan ve hikâyeyi size adeta yaşatan… Ardından her bir anı eşsiz kılan dersleri, kitap kulüpleri geldi ki yazdıklarımıza kattıklarıyla ve edebiyatı, yazın dünyasını daha iyi anlamamızı sağlayan yol göstericiliğiyle eşsizdi. Şimdi hayat, Onsuz daha ıssız…Ama aynı zamanda yazdıklarımızda ve yaşadıklarımızda da hep bir parçası yeniden hayat bulacak. Çok özleyeceğiz, sevgimiz hiç azalmayacak hatta birlikte geçirdiğimiz her anı hatırlayarak, becerebilirsek bizden sonrakilere bayrağı devrederek, kendisinin de hep bahsettiği gibi edebiyatın miras olduğunu da böylece anımsayacağız, beraber olacağız … Yolunuz ışık, yapıtlarınız sonsuz olsun canım hocam.” –Bensu Çözen

“Ne hoş bir güzelliği vardır hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin, kimseye kötülüğü dokunmadan yaşayanların, onurlu bir yaşamı seçenlerin hocamı en güzel tarif eden sözler Virginia Woolf 'dan” – Özlem Üçgül

“Hikayelerimi ilk dinleyen, onlara yön veren canım hocam… Seni sonsuz seviyorum.”  – Müge Ceyhan

“Mario Hoca’mızın entelektüel kişiliğini her zaman büyük bir saygıyla anacağım. Onu şahsen tanımak ayrıcalığına sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Zarafetini, herkesi kucaklayan kişiliğini, esprili sohbetlerini sevgiyle hatırlayacağım.”  – Alev Gülsün

“Hüzün kelimesini çok severdik. Şimdi tam da oradayız sevgili Mario…” – Pemila Vural

“Nezaketi, nahifliği ile gerçek bir İstanbul beyefendisi idi… kitaplarınızla çıktığım o güzel yolculukların hiçbirini unutmayacağım… gidişinizle burada bizler için Lunapark Kapandı, gittiğiniz yerde en güzellerini açsınlar sizin için, yattığınız yer incitmesin.– A.Özge Sargın

“Güle güle güzel dostum, beklemedin beni…” Ercan Gürvit

“Daha yazacak kitaplarım var demişti. Anlatacak yüzlerce hikâye. Benim için ustaydı Mario Levi. Nurlar içinde uyusun.” – Özlem Demirkan

“Mario Levi'nin üç atölyesine katıldım, tek bir dersini bile kaçırmadım. Samimiydi, içtendi, heyecanlıydı. Başkaları için değil kendiniz için yazın derdi. Bana tam yirmi dört öykü yarattırdı. Harika bir insan tanıdım. İlham, motivasyon ve umut kaynağıydı.” – Erol Emed

“Mario hocam yazıların, hikayelerin içinden geçen onlara kendinden güzel hasretler katan nadide insandı. Hikâyelerimin, onun imzasını, güzel yorumlarını dinlemiş olarak tamamlamak benim için büyük bir onurdu. Necip davranışlarıyla anlayışlı yaklaşımı beni hikâye yazmaya daha da istekli hale getirdi. Hikâyelerim Mario hocamın gidişiyle öksüz kaldı. Keşke yine bizimle olsaydı. Bundan sonra yazacağım her hikâyede, yazıda, romanda hocamın yanındaymışım gibi yazılarıma yapacağı yorumları tahayyül ederek yol alacağım. Bir yıldız gibi geçti ömrümüzden ışıltısını çevresine yayarak aydınlattı ve bizi bırakıp gitti. Ben tanıdığım ve hocamla birlikte yazılar yazdığım için ona çok teşekkür ediyorum. Nurlar içinde yatsın. SENİ ÇOK ÖZLEYECEĞİM SEVGİLİ MARİO HOCAM.” – Nilgün Babacan

“Ön yargıların,  sınırların,  tabuların, öfkeli sözlerin volta attığı dünya adlı yere tahammül etmeye çalışırken karşıma çıktı Mario Levi... Ruhuma özgürlüğün kanatlarını taktı. Kendi sözcüklerime ve hayata olan umudumu, inancımı çoğalttı. İnsancıl,  anlayışlı, sevgi dolu, nazik, zarif ve gördüğüm en içten gülüşe sahip bir,  bir edebiyat sakiniydi... Bir sanat aşığı... kısa bir süre olsa da yollarımız kesiştiği için minnettarım. Yeni yolculuğunda huzur onunla olsun...” - Ela Zeynep Çıngı

Ve son cümle bana kalsın istedim. Demiştin ki canım hocam: “Seni biraz duygulandırayım. Baban bunları okusaydı seninle çok gurur duyardı, ben eminim.”

“Sensiz kitabım çok ama çok eksik olurdu Mario hocam… Sana ve babama gelecek, söz veriyorum. Eğer okuyorsan, umarım gurur duyuyorsundur. Hayal ettiğin kitapların hepsi bitmedi belki ama umarım hayal ettiğin tüm yaşamları yaşamışsındır. SENİ ÇOK SEVİYORUZ. Güzel eşin ve masal kızın hepimize emanet…” – Damla Aktan

İyiliğin içimizi, kocaman kalbin kelimelerimizi ısıttı hep. Yolun ışık olsun Mario Levi… Edebiyatın sonsuzluğundasın şimdi.

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
Milyonluk haber: 9.05