adscode

OKUL EVE SIĞMIYOR

Okul eve sığar mı?

OKUL EVE SIĞMIYOR
Medyada Köşe Yazarları
Güncelleme : 29-Sep-20 10:29

Okul; bırakın evi, okula da sığmıyor, sokağa da, hayata da sığmıyor.

Peki, hayata sığmayan okulu nasıl eve sığdıracağız?

Ama malum salgın, sistemimizi bozdu ve biz, okulu, eğitimi eve, odaya sığdırma çabasındayız.

İşte çaresizliğimiz, çıkmaz sokağımız burada!

 

ZOR, KURULU DÜZENİ BOZARMIŞ!

Zor; dünün şartlarını, dünün doğrularını değiştirdi.

Bugün biz eğitimciler, eğitimi, öğretimi, okula, eve sığdırmanın sihirbazlığını çalışıyoruz.

“Eğin, bükün, kırın, dökün ama mutlaka öğretimi okula sığdırın!” düşüncesi, yiyip bitiriyor duyarlı eğitimci ve dakik anne, babaları.

 

DÜNÜN DOĞRULARI DEĞİŞTİ Mİ?

Dünün şartları, dünün doğruları değişti, değişiyor.

Bugün, eğitim adına o kadar çok farklı şeyler heceliyoruz ki…

Bugüne kadar hep, “Başarılı öğretmen öğrencisine dersi derste, sınıfta öğretmeli!” dedik, durduk.

“Öğretmenler, öğrenciler, ödev yaptıkça daha çok öğreniyor, zannediyorlar.  Hâlbuki ödev, çocuğun daha iyi öğrenmesini sağlamaz, aksine evde devam eden okul atmosferi, öğrenmeye karşı tepkisellik oluşturur.” dedik.

Her daim öğrenciyle didişen, kontrolsüz ödev veren, ödev kontrolüyle öğrenciyi bıktıran gardiyan öğretmen olmayalım, dedik.

Ama şartlar o kadar değişti ki hayata sığmayan okulu eve sığdırma çabasındayız.

Aslında başka yol da yok gibi.

En azından hayatımız normalleşene kadar.

 

“OKULU EVE GETİRMEYİN!”

Psikologlar yetişkinler için “İşinizi eve getirmeyin, aile içi iletişimiz bozulur.” derlerdi.

Haksız değiller. “Çünkü evde işini devam ettiren bir kişi, aile bağlarını zayıflatır.”

 “Çocuk okulda öğrenir, ne öğrenirse.”

“Evde aile fertleri ile bir arada olmanın, birlikte etkinlikler yapmanın keyfini yaşamalı.”

 

UZAKTAN EĞİTİMDE ROLLER  DE DEĞİŞMELİ

Bu, uzaktan eğitim sürecinde anne babalar, öğretmen rolünü üstlenmeli.

Öğretmenler de anne baba gibi olmalı.

Öğretmenler, evlerinde öğretimi sürdüren öğrencilerini sıklıkla sormalı, “Eğitim, öğretim nasıl gidiyor?” demeli.

 

HANİ BUNLAR DOĞRUYDU!

Hani, çocuklara verilen yüklü ödevler aile bağlarına zarar veriyordu?

Hani, anne babanın çocuklarını tersleyerek, azarlayarak, “Sen hâlâ ödevini yapmadın mı?” şeklindeki hesap sorucu ifadeler bıkkınlığa dönüşüyor ve öğrenciyi okuldan, hayattan soğutuyordu.

“Annesi evdeyken, babası evdeyken ve kardeşi ile cıvıldaşacakken, birçok şey anlatacakken; ‘Sen hâlâ ödevini yapmadın mı?’ diyerek çocuğun bütün hevesini kırmak çok kötü bir ebeveyn tutumuydu.”

Hani, psikologlar “İşinizi eve getirmeyin, aile içi iletişimiz bozulur.” diye tavsiyelerde bulunmuyordu.

Şimdi durum tersine mi döndü?

 “Evinize işinizi getirmeyin!” tavsiyesi “Okulu eve getiren, okulu eve sığdıran kazanır!” gerçeğine mi dönüştü?

“Çocuk okulda öğrenir, ne öğrenirse. Evde aile fertleri ile bir arada olmanın, birlikte etkinlikler yapmanın keyfini yaşamalı.” Söylemleri yalan mı oldu?

Yalan mı oldu “Başarılı öğretmen; öğrencisinin aile içindeki birkaç saatlik özel anlarını dahi işgal etmeye çalışan değil, öğreteceği konuları öğrencisine okulda ders saatleri içinde öğretebilen öğretmendir!” söylemi?

Sahi, “Değişmeyen tek şey, değişimin kendisi !”mi yoksa?

Nevzat TARAKÇI (Kahramanmaraş Doğa Koleji Edebiyat Öğretmeni)


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)