adscode

Memur Öğretmenlerden Cumhurbaşkanına Açık Mektup

Memur Öğretmenler Birliği'nden Cumhurbaşkanına açık mektup...

Memur Öğretmenlerden Cumhurbaşkanına Açık Mektup
Eğitim

 

“Bütçeye ek maliyet getirmeden, Cumhuriyet Tarihine bir kez daha geçmek ister misiniz?

 

Sayın Cumhurbaşkanımız,

Bizler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabii çeşitli kamu kurumlarında farklı unvanlarda çalışan, üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olarak Öğretmenlik hakkını ihraz etmiş memurlarız.

Yaşadığımız mağduriyetin başını, sonunu, nasıl ortaya çıktığını, sebeplerini ve sonuçlarını bizzat yaşayanlardan, yani mağdurlarından öğrenmenizi istediğimiz için bu mektubu yazdık.

Öğretmenlik hakkını ihraz etmiş memurlar, 2012 yılına kadar “Kurum içi ve Kurumlar arası ilk atama” yoluyla, Milli Eğitim Bakanlığına Öğretmen unvanı ile, objektif kriter olan “Memurluk hizmet süresi” dikkate alınarak naklen geçiş yapabiliyordu. 2012 yılı Ağustos ayında yapılan bir yönetmelik değişikliği ile, “Kurum içi ve Kurumlar arası ilk atama” kaldırılarak Memur Öğretmenlerin naklen MEB’na geçişi kaldırıldı.

Gerekçe olarak da Danıştay kararı olduğu belirtilmiştir, fakat bu karar hiç sorgulanmamıştır. Danıştay verdiği kararda, KPSS’nın bir bilgi ölçme sınavı olduğunu gerekçe göstererek Öğretmen olmak isteyen her adayın, KPSS’na girmesi gerektiğine karar verdiği belirtilmiş ise de bu hatalı bir karardır, çünkü “KPSS BİR ÖLÇME SINAVI DEĞİL, BİR SIRALAMA SINAVIDIR.”

Burada bilgi ölçme sınavından kastedilen, Öğretmenlik mesleğine ait mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesidir. Oysa,

  • Engelli Öğretmen atamalarında,
  • Milli Sporcu Öğretmen atamalarında,
  • Dershane Öğretmenlerin atamalarında,
  • Şehit ve Gazi yakını Öğretmen atamalarında,
  • Yetiştirme Yurdunda koruma ve bakım altında kalan çocuklardan Öğretmen atamalarında,
  • Ders ücreti karşılığı görev yapan Ücretli Öğretmenlerin atamalarında,

Öğretmenlik meslek bilgisi ölçülmemesine rağmen, yapılan atamalar Danıştay tarafından da iptal edilmemektedir. Bu olay da göstermektedir ki, KPSS bilgi ölçme sınavı değil aday sıralama sınavıdır. Eğer KPSS Öğretmenlik mesleğine ait bilgi ölçme sınavı olsa idi, o zaman bu sınava Memur Öğretmenlerin de girmesi zorunlu tutulabilirdi, ancak aday sıralama sınavı olan KPSS’na, Memur Öğretmenlerin de tekrar girmeye zorunlu tutulması ancak bürokratik bir engeldir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin amacı; hantallığı ve bürokratik engelleri ortadan kaldırmak, çözüm odaklı devlet anlayışı ortaya koymak, vatandaşa süratli hizmet sunmak ve en önemlisi de devlet ile millet bütünleşmesini kuvvetlendirmek değil midir?

Bu hatalı karardan dolayı, ihraz ettiğimiz asıl mesleğimiz olan Öğretmenlik mesleğine 8 yıldır naklen geçiş yapamıyor olmamız, bizleri oldukça derinden üzmektedir.

Öğretmenlik mesleğine geçmeyi neden mi bu kadar çok istiyoruz?

İSTİYORUZ, ÇÜNKÜ ÖĞRETMENLİK AŞKTIR! VE BİZLER DE ÖĞRETMENLİĞE AŞIĞIZ.

Sayın Cumhurbaşkanımız, sahip olduğunuz İmam-Hatip Lisesi’nin diploması ile üniversiteye alınmamanız nedeniyle tekrar lise okumak zorunda kalmanızın acısını yaşayan bir Cumhurbaşkanımız olarak, yaşadığımız mağduriyeti en iyi anlayacak kişinin siz olduğunuzu düşünüyoruz.

Bizler yıllarca okuyup Öğretmenlik mesleğini icra edememekten dolayı mutsuz oluyoruz. Mutsuz oluyoruz, çünkü O kadar yıl oku, o kadar yıl alın teri akıt, o kadar yıl emek ver, sonuç ihraz ettiğin Öğretmenlik mesleğine kavuşama. Mahallemizin sakinlerinden Mehmet Amcanın, Ayşe Teyzenin, “Evladım, sen öğretmenlik okuyordun, Öğretmen olabildin mi?” sorusuna, “Öğretmenlik mesleğini yapıyorum” cevabını verememenin üzüntüsünü iliklerimize kadar yaşıyoruz.

Şimdi yüksek müsaadenizle şu soruya cevap arıyoruz. Benim bu durumumu gören ve bilen bir öğrenci için, “okumak özenilecek bir davranış olur mu?”

Bilmiyoruz, durumumuzu anlatabiliyor muyuz? Yanmakta olan canımızın acısını ifade edebiliyor muyuz?

657 Sayılı Kanunun 71 inci Maddesi, Memurların sınıf değiştirmelerinin caiz olduğunu, yine aynı kanunun 74 üncü Maddesi de, Memurların kurumlar arasında öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan bir kadroya nakillerinin mümkün olduğunu ve yine aynı kanunun 3 üncü maddesi de liyakati memurluğun temel ilkesi olduğunu belirtmektedir.

Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olarak ihraz ettiğimiz Öğretmenlik mesleğine naklen atanabilmek için, Devlet Memurları Kanunun cevaz verdiği şekilde, “Kurum içi ve Kurumlar arası ilk atama” yolu ile objektif kriter olan “memurluk hizmet sürelerimiz” dikkate alınarak atanmayı talep ediyoruz.

Denilebilir ki, ÖSYM’nin düzenlediği KPSS’na neden girmiyorsunuz?

Bir sıralama sınavı olan KPSS’nı kazanarak memur olmuş bizlerin, tekrar aynı sıralama sınavına tabi olmamız akla ve mantığa ters bir husus olduğu gibi bürokratik bir engeldir. Başka bir neden ise, ilerleyen bu yaşımızda hâlâ KPSS mi çalışmalıyız? Bizler ilerleyen bu yaşımızda, bir elimizle KPSS kitabı ile sınav çalışan, bir elimizle de devletimiz adına vatandaşlara hizmet veren bir memur olmak istemiyoruz.

Diyoruz ki, “Haklı mücadelemiz neticelensin!” Bu ülkenin okumuş memurları olarak, ihraz ettiğimiz Öğretmenlik mesleğine naklen geçiş yapabilelim.

Kadrolu memurlar olarak bütçeden almakta bulunduğumuz bir maaşımız bulunduğu için, Öğretmen olarak naklen atanmamız halinde; bütçeye ek maliyet olmaksızın, kamu yararına, verimli personel istihdamına ve tasarruf tedbirlerine uygun Cumhuriyet Tarihinin Öğretmen açığı kapanacaktır.

Memur Öğretmelerin naklen atanmasıyla, CUMHURİYET TARİHİNİN ÖĞRETMEN AÇIĞI KAPANACAK, BU BAŞARIYA İMZA ATAN SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ DA, “ÖĞRETMEN AÇIĞINI KAPATAN LİDER” OLARAK CUMHURİYET TARİHİNE BİR KEZ DAHA GEÇECEKTİR.

Ülkemizin doğu ve güneydoğu bölgelerinde, Öğretmen yetersizliği nedeniyle Önlisans mezunu, pedagoji eğitimi olmayan birçok ücretli öğretmen çalışıyor. Pedagoji eğitimi olmayan ücretli öğretmenler yerine, kendi branşında eğitim alarak öğretmenlik hakkını ihraz etmiş biz Memur Öğretmenlere görev verilmesini bekliyoruz

Bizler, Türk bayrağının dalgalandığı her yerde Öğretmen unvanı ile görev yapmaya hazırız.

Memur Öğretmenlerin kadroları tenkis edilerek, yerine Öğretmenlik kadrosu ihdas edilmesi “İdarenin Takdir Yetkisi” çerçevesinde mümkün. Tabiri caiz ise; un var, yağ var, şeker var şimdi bunları bir araya getirip helva yapma zamanı gelmiştir artık.

Bugüne kadar;

  • Ders ücreti karşılığı çalışan Ücretli Öğretmenlerin,
  • Dershane Öğretmenlerinin,
  • Milli Sporcuların,
  • Şehit ve Gazi yakınlarının,
  • Yetiştirme Yurtlarında koruma ve bakım altında bulunup 18 yaşından sonra memurluğa yerleştirilen çocukların,

KPSS’na tabii olmaksızın diplomaya dayalı olarak Öğretmenliğe naklen atanmaları gibi, Memur Öğretmenlerin de kurumlar arası ilk atama ile naklen MEB’na geçiş yapmalarına VİZE verilerek sorunun çözülmesini BEKLİYORUZ.

Öyle bekliyoruz ki, Ananın yavrusunu beklediği gibi BEKLİYORUZ.

Olmadı, Oruçlunun iftarı beklediği gibi BEKLİYORUZ.

Yine olmadı, Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmeyi beklediği gibi BEKLİYORUZ.

“GELECEKSE BEKLENEN, BEKLEMEK GÜZELDİR” düsturuyla BEKLİYORUZ.

Düşünün bir kere, şehit ve gazi yakını kontenjanından atanmış benimle aynı kurumda çalışan memur, Öğretmenliğe KPSS’na girmeden naklen geçiş yapabiliyor ama ben yapamıyorum. Aramızdaki tek fark o memurun şehit yada gazi yakını olması, benim ise şehit yada gazi yakınımın bulunmaması.

Dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmeyi kendine hedef edinen, okuma yazma seferberliği ilan eden, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran, Avrupa Birliğine girmeye hazırlanan, değişen ve gelişen dünya şartlarına gençlerinin hazırlanmasını isteyen, bunun için fatih projesi ile öğrencilerine tablet bilgisayar dağıtan Türkiye Cumhuriyeti’nin, kendini geliştiren memurlarının değerine değer katmak amacıyla, Avrupa Birliğine aday ülke misyonuna ve vizyonuna yakışır büyük bir devlet olmak için, Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız.” Hadis-i Şerifine uygun bir anlayışla bu sorunu bir an önce çözmesi gerekmektedir.

Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya SELÇUK’un, “Memur Öğretmenlerimizle ilgili aslında bir ihtiyaç var. Şu anda bir tasarruf döneminden de geçiyoruz. O meslektaşlarımızla da ilgili bir planlamamız var ama şu anda netleşmedi.” Şeklinde açıklama yapmasının üzerinden tam bir yıldan fazla süre geçmesine rağmen hiçbir ilerleme olmadı. Oysa, Kamu görevlilerinin, bireylerin devlete olan güvenini zedeleyecek davranışlardan kaçınması adına bu açıklamanın gereğini yerine getirmesini beklerdik Sayın Bakanımızdan.

İdarenin takdir yetkisi” sınırları içinde “Kurum içi ve Kurumlar arası ilk atama” ile ilgili bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yada Milli Eğitim Bakanlığının Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine ek bir madde eklenmesiyle sorun çözülebilir.

Sayın Cumhurbaşkanımız,

Sizleri bu konuda rahatsız etmek istemezdik. Fakat sorunumuza çözüm üretebilecek tek mercii, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde sorun çözen, çözüm üreten, sonuç odaklı yönetim anlayışına sahip SİZLERSİNİZ.

Bu güne kadar toplumun birçok sorununa çözüm üreten SİZLER, BUGÜNDEN İTİBAREN HİÇ BİR BEKLEMEYE YER VERMEDEN, ÇALIŞMALARIN DERHAL BAŞLAMASI İÇİN GEREKLİ TALİMATI VERECEĞİNİZE, BU MÜJDEYİ MEMUR ÖĞRETMENLERDEN ESİRGEMEYECEĞİNİZE, YÜREKTEN İNANIYORUZ VE BU YAPACAĞINIZ HİZMETLERİNİZDEN DOLAYI ŞİMDİDEN SİZLERE MİNNETTAR OLDUĞUMUZU BİLDİRİR, TEŞEKKÜR EDERİZ.

MEMUR ÖĞRETMENLER SİZİ HAYIRLA YÂD EDECEKTİR.

SAYGILARIMIZLA.

 

MEMUR ÖĞRETMENLER BİRLİĞİ


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)