adscode

2023 hedefleri ne oldu?

Dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 100’e girebilir miyiz?

aguclu@milliyet.com.tr




2023’e kadar, dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 100’e 2, ilk 500’de de 5 üniversitemizin yer almasını hedeflediğimiz resmen açıklanmıştı. 2023’e sayılı günler kaldı. Peki bu hedefe ulaşabildik mi? Ulaştıysak hangileri, ulaşamadıysak neden? 

Dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 100’e girebilir miyiz? 

Giren çok ülke var, biz de neden olmayalım ki! 

Yeter ki isteyelim, yeter ki bu konuda samimi olalım. 

Yeter ki söylemlerimiz ile yaptıklarımız birbiriyle örtüşsün... 

Peki ya İlk 500? 

Bu konuda hiç kuşkumuz yok. 

Tek tük de olsa daha önce çok girdik ama şimdilerde sanki o da artık çok zor! Hedef koymak güzel ancak asıl önemli olan bu yönde atılan adımlar! 

2023’e kadar, dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 100’e 2, ilk 500’de de 5 üniversitemizin yer almanın hayali bile güzel. Ama insan sormadan geçemiyor: 

Peki ama nasıl? 

Bu yönde atılan adamlar neler? 

Aday üniversitelerimiz hangileri? 

Gelişmeler ne yönde? 

Bu üniversitelerimizin sıralamaları, son yıllarda giderek yükseliyor mu yoksa geriliyor mu? 

İlk 100’e, ilk 500’e bazı üniversitelerin yaptığı gibi bol yayınlı ya da Nobel’li Hocaları transfer ederek mi gireceğiz yoksa bu konuda bir seferberlik mi başlatacağız? 

Dersane kökenli öğretim kurumları, giriş sınavları öncesinde yaptıkları gibi yine kendi yetiştirmedikleri öğrencilerin, hocaların, bilim insanlarının “kaymağı”nı mı yiyecekler? 

Keşke hedeflerimiz gibi çözüm yollarımız da akla, bilime, etik değerlere uygun olsa?.. Bir de bu konuda o kadar çok sıralama var ki, en doğru olanı hangisi?

Belirlenen kriterlerin çoğu kırk yıl öncesine ait. 

Bunların yenilenmesi ve bazılarının yerel olması gerekmez mi? 

Örneğin sıralaması hızla yükselen üniversitelerin ülkeye ya da bulunduğu bölgeye katkısı ne? Bunun da sorgulanmak o üniversitelere kaynak ayıran ve bağrına basanların hakkı değil mi?.. 

Mum önce dibine ışık vermeli! 

Akademik özgürlük ile bütçe girdileri arasındaki korelasyonu hesaba katarak daha güçlü ve özerk üniversite bütçeleri oluşturulamaz mı? 

Sıralamadaki üniversitelerden pek çoğunun devasa ekonomik girdileri üçlü bir saç ayağı üzerinde oturtulmuş durumda. Üçte birini devlet ya da vakıf, üçte birini öğrenci, üçte birini de kendisi bilim üreterek kazanıyor. 

Peki ya bizde?.. 

Tıpkı rektörlerin nasıl ve kim tarafından atacağından çok, önce rektörlük kriterlerine kafa yormamız gerektiği gibi ilk 100’e girmeyi hedeflediğimiz reyting listelerinin kriterlerini de ciddi anlamda incelemeli, tartışmalı, gerekiyorsa katkıda bulunmalı, ondan sonra da hedef koyulmalı ve en önemlisi de bu yönde tüm ulus olarak içten çaba göstermeliyiz. 

Ha bu arada, akıl ve bilim toplumu olmadıktan sonra ilk 10’a girseniz ne olacak ki!..


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)