adscode
adscode
adscode
adscode

EĞİTİMDE KALİTE GÜVENCE SİSTEMİ

Eğitim sistemimizde “kalite” arayışlarıyla ilgili çalışmalar; kısa adı TKY olan “Toplam Kalite Yönetimi” ile başlamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı, Toplam Kalite Yönetimi ile ilgili hazırlık çalışmalarına 1995 yılında başlamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı; proje kapmasında 1999 yılında merkez teşkilatında “Toplam Kalite Yönetimi Uygulama Yönergesi” ve bu yönergenin uygulanması için proje yürürlüğe koymuştur.

ikegitmeni@hotmail.com




Milli Eğitim Bakanlığının 2001 yılında yayınladığı yönergede, Toplam Kalite Yönetiminin genel amaçları arasında; savurganlığın önlenmesi, verimliliğin ve kalitenin artırılması, maliyetin düşürülmesi, işlem zamanının kısaltılması, sürekli iyileşme ve gelişmenin sağlanması, sosyal paydaşların dengeli mutluluğu sıralanmıştır. Toplam Kalite Yönetimi yönergesi ve uygulama kılavuzu incelendiğinde; Toplam Kalite Yönetimi uygulamasının proje olarak uygulanacağı ve eğitimdeki birçok sorunun çözümü için adeta bir reçete niteliği taşıdığı ifade edilmektedir. Eğitimdeki sorunların çözümünün sadece bir proje yaklaşımıyla ele alınması ve bu projenin toptancı bir sorun çözme aracı olarak görülmesi, projenin sürekliliği açısından sorun oluşturmuştur. Projenin uygulamaları sonunda yaratacağı çözümlerin sınırlı olması, uygulayıcılar açısından ve projenin devamlılığı açısından büyük bir risk oluşturmuştur. Ayrıca eğitim bilimlerinin çeşitli alt disiplinlerini ilgilendiren birçok sorunun çözümünün tek bir modelden ya da projeden beklenmesinin, eğitim bilimlerinin disiplinler arası niteliğinin yok sayılması anlamına geldiğini söylemek de mümkündür.  Bu durum ayrıca eğitimde sorunların çözümünde uygulayıcıların sadece Toplam Kalite Yönetimine odaklaması, yeni çözüm arayışlarının körelmesine yol açabilmektedir. Çözümü tek bir proje ve modellemede görmek; eğitim uygulayıcılarında eğitimde farklı bakış açıları ve sorun çözme modellerini geliştirme konusunda, olumsuz etkileri olduğunu söylemek de yanlış olmaz.

 

Milli Eğitim Bakanlığının Eğitimde Kalite Sistemi Yönergesi incelendiğinde, yılın kalite kurumu olarak belirlenen kurumların sadece bir yönüyle değerlendirildiği, kalite ekiplerinin belirli çalışmalarını kapsadığı, değerlendirme kriterlerinin çok somut olmadığı, kurumun tüm çalışanlarını kapsamadığı gibi birtakım sonuçlar da tespit edilmiştir.

 

Milli Eğitim Bakanlığı, Kalite Yönetim Sistemi yönergesindeki uygulamalarını tüm taşra ve merkez teşkilatında uygularken; denetim kriterlerinde de okullarda okul gelişim modeli uygulamalarına yer vermişti. Kurumlar zorunlu olarak kalite yönetim sistemi çalışmalarına başlamışlardı. Eğitim kurumları toplam kalite yönetimi komisyonları, okul gelişim modeli ekipleri oluşturmuşlardı.

 

Toplam kalite yönetimi ve okul gelişim modeli ile ilgili okullarda yapılan çalışmalar incelendiğinde; okulun girişinde ya da en görünen yerinde misyon, vizyon ve kurumun değerlerinin çerçevelenmiş olarak duvarlarda yer aldığını söylemek mümkündür. Okul web siteleri incelendiğinde de okuldaki toplam kalite çalışmaları, okulun misyonu, vizyonu ve değerlerini en güzel puntolarla görmek mümkündür. Müfettiş denetimlerinde de en güzel klasörlerin TKY ve OGYE klasörleri olduğu denetim sonu raporlarında ifade edilmiştir. Klasörlerin içeriğine bakıldığında dokümantasyonun gayet ayrıntılı hazırlandığı, ancak birçok okuldaki klasörün içeriğinin hemen hemen aynı olduğu görülmektedir.  Kurum çalışanlarına; “kalite politikanız nedir?”, “vizyonunuz nedir?” gibi sorular sorulduğunda birçoğunun kurum politikası ve vizyonundan haberdar olmadığı, dokümanların yasal zorunluluk gereği hazırlandığı anlaşılmaktadır.

 

 

Bir zamanların moda kavramı olan Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarının eğitim kurumlarında beklenilen amaçlara ya da hedeflere ulaşmadığı yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Ödül alan kurumlar da bile, kalite çalışmalarının dokümantasyon ve saha uyumunun tam olarak sağlanamadığı, çalışanların kalite çalışmalarına katılımının sınırlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle, toplam kalite uygulamalarının; birçok eğitim kurumunda özenle hazırlanmış tozlu raflardaki klasörler, özenle hazırlanmış web sitelerindeki kalite içerikleri, çerçevelenmiş paylaşılmayan vizyonlar ve misyonlardan ibaret olduğunu söylemek konunun önemi açısından hiçte abartılı tanımlama olmayacaktır.

 

Toplam kalite yönetim sistemini eğitim kurumlarına uyarlarken; mal üreten işletmeler gibi değerlendirme yapmak doğru olmadığı gibi; bazı sorunları ve zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, eğitim sistemlerindeki uygulamaların başarılı olabilmesi için, üst yönetim başta olmak üzere, tüm paydaşların toplam kalite yönetimi sisteminin ilkelerini, esaslarını ve felsefesini iyi kavramaları gerekmektedir.   

 

On Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planının Eğitim ile ilgili politika ve tedbirler bölümünün 550.3. maddesinde, “Eğitimde kalite güvence sistemi oluşturulacaktır.” denilmektedir Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan görüşmelerde “kalite” arayışlarının kalite güvence sistemi üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Ülkemizde Avrupa Birliği ve Eurydice Ağı kapsamında ulusal yeterlilik çalışmaları yapmaktadır. Türkiye yeterlilik çerçevesi ve kalite güvence sistemi ile ilgili yapılan çalışmalar ile ilgili öneri ve değerlendirmelere gelecek yazılarımda devam edeceğim.

 

Sonuç olarak, dışarıdan ithal ettiğimiz proje, kuram, model ve sistemleri toplumsal yapı ve kültürel boyutlar göz önüne alınmadan kendimize uyarlamak ya da uygulamak; eğitim sistemimizin önemli bir sorunudur. Dünyada farklı ülkelerin eğitim sistemlerindeki yenileşmeler ve çağdaş kuramlar elbette uygulanacaktır. Ancak sistemler ya da kuramlar modellenirken toplumsal yapı, kurumsal yapı ve kültürel yapı göz önüne alınarak modelleme yapılmalı ya da sistemler uyarlanmalıdır. Ülkemize ve çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakmak için kaliteli eğitim şart. Bu nedenle, “ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM” demek zorundayız.

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)