adscode

Yüz Yüze Eğitimin Başlaması Önemli, Sürekliliğini Sağlamak Daha da Önemlidir!..

Okullarda uzun bir aradan sonra yüz yüze eğitim başladı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yüz yüze eğitimle ilgili günler öncesinde basın yayın organlarında tüm hazırlıkların tamamlandığı, okulların eğitim öğretime hazır olduğu haberleri yer alıyordu. Okullarda yüz yüze eğitimin başlamasıyla ilgili toplumun tüm kesimleri hemen hemen hemfikirdi ancak, yüz yüze eğitimin sürdürülebilirliği konusunda eğitim uzmanları, eğitim sendikalarının ve öğrenci velilerinin bazı endişeleri var.

ikegitmeni@hotmail.com




Peki, okullarda yüz yüze eğitimle ilgili yapılan çalışmalar ve hazırlıklar eğitim paydaşlarının kaygılarını giderebildi mi? Yüz yüze eğitimin yapılmadığı dönemlerdeki öğretim eksiklerinin giderilmesiyle ilgili planlamalar yapıldı mı?

Bilindiği gibi öğretmenler 31 Ağustos’da mesleki çalışmalarına başlamışlardı. Yüz yüze eğitimle ilgili yapılan hazırlıklarla ilgili öğretmenler ve eğitim yöneticileriyle yaptığımız görüşmelerde eğitim çalışanları, yapılan çalışmalar ve hazırlıklarla ilgili şaşkın olduklarını, okullarda başlayan yüz yüze eğitimin normal eğitimden hiçbir farkının olmadığını, tek farkın sadece maske takılması ve koridor başlarındaki dezenfektandan ibaret olduğunu ifade etmektedirler. Eğitim yöneticileri ve öğretmenler, birçok okulda sınıf mevcutlarının yüksek olduğunu, 40- 50 kişilik sınıf mevcudu olan okullarda da aynı şekilde herhangi bir düzenlenme yapılmadan eğitim öğretimin başlandığını ifade etmektedirler. Yaz koşullarında derslik kapıları ve camları açık tutularak, dersliklerde havalandırılma yapılmaya çalışılıyor. Öğretmenler, hava sıcaklıklarının henüz yüksek olduğu illerde klimalar çalışmadığı için dersliklerin çok sıcak olduğu, öğrencilerin bunaldıklarını ve maske takmakta zorlandıklarını ifade etmektedirler. Eğitim çalışanları, sınıf mevcutlarının seyreltilmemesiyle birlikte derslerin 40 dakika olarak işlenmesinin de ciddi sorunlar oluşturduğunu ifade etmektedirler. Öğretmenler, okullarda sınıf mevcutlarının düşürülmesi için ikili, hatta bazı okullarda üçlü eğitim öğretime geçilmesi gerektiğini, bu tür bir düzenlenmenin neden yapılmadığını da şaşkınlıkla karşıladıklarını ifade etmektedirler. Öğretmenler, öğrencilerinin sağlıkları ve gelecekleri üzerinde siyaset yapılamayacağını, eğitimin siyaset üstü bir konu olduğunu, yüz yüze eğitimin sürdürülebilirliği için başta eğitimdeki karar vericiler olmak üzere herkesin sorumluluk alması gerektiğini ifade etmektedirler.

Öğretmenler derslerin yıllık planlarını, sanki pandemi yokmuş gibi hazırladıklarını, okullarda yüz yüze eğitimin yapılmadığı dönemlerdeki eğitim açıklarıyla ilgili telafi planlarının yapılmadığını ifade etmektedirler. Öğretmenlerin il ve ilçelerde yaptıkları zümre toplantılarında öğrencilerin geçmiş yıllardan kalan eksikleriyle ilgili ek bir telafi eğitimi planlaması yapılması gerektiği ile ilgili görüşlerin ifade edildiğini, eğitimde karar vericilerin geçmişteki öğretim eksikliklerini görmezden gelmelerini de şaşkınlıkla karşıladıklarını belirtmektedirler. Öğretmenler, eğitimde ayrıca ek bir süre ya da ayrı bir planlama yapılmadığında geçmişteki eksiklerinin giderilmesinin çok zor olacağını, eğitim öğretim yılı başlarken ilk hafta tüm derslerde sınıf seviyelerinde ön tarama testleriyle konu eksikleri tespit edilerek telafi programlarının da düzenlenmesi gerektiğini ifade etmektedirler. “Telafide Ben de Varım” programının sadece sosyal becerileri geliştirmeye yönelik program olduğunu ve bu programlara katılımında sınırlı olduğunu daha önceki yazılarımda değinmiştim.

Okullarda yüz yüze eğitimle ilgili tek güvence aşı ve kısa adı HES olan “Hayat Eve Sığar” uygulamasıyla vakaların takibi uygulamasının ne kadar koruyucu olacağı süreç içerisinde görülecektir. Ancak, belirti göstermeden taşıyıcı olan vakaların (hayalet taşıyıcıların) takibini yapmak çok zor gibi görülmektedir. Epidemiyoloji(salgın bilimi) uzmanlarının uyarılarına dikkat edilmeli, yüz yüze eğitimde sürekliliği sağlamak için geç kalınmadan tedbirler gözden geçirilmelidir. Salgından korunmak için en temel kural olan maske, mesafe ve temizlik kurallarının okullarda titizlikle uygulanması için dersliklerdeki öğrenci sayılarının düşürülmesi için gerekli planlamalar yapılmalıdır.

Ülkemizde pandemi nedeniyle, okullarda uzun bir süre yapılamayan yüz yüze eğitimin tekrar başlaması önemli ve yerinde bir karar olmakla birlikte, yüz yüze eğitimin pandemi açısından risk oluşturmadan sürekliliğini sağlamak daha da önemlidir. Ülkemizin ve yarınlarımızın teminatı çocuklarımızın sağlığı açısından risk oluşturmayan ortam ve şartları tesis etmek birincil önceliğimiz olmalıdır. Geleceği aydınlık, yarınları umut dolu bir nesil için, “ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM”…


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)