adscode

BİZ İZMİR’İZ...

Uykudaydım. Kendime gelmem depremin en şiddetli saniyeleri kadar uzun sürdü. Dedim ki “Savaşa girdik bomba atıldı, şehir bombalanıyor.” Öyle bir ses, öyle bir sarsıntı...

damlaaktan@gmail.com




 

 

Apartmancak kendimize gelmemiz uzun sürdü.

İtiraf ediyorum ben hala gelemedim.

Ağlayanlar, çığlık atanlar.

Ki biz İzmir’in nispeten emniyetli binalarının olduğu semtte, Bostanlı’da oturuyoruz.

Biliyorum ki arkadaşlarımdan da hala kendine gelemeyenler, kalpleri boğazlarında yaşayanlar var “ya daha kötüsü olursa” diye.

****

Geldi geçti, deldi geçti güzel İzmir’imizi, kaynakların 6.9, Yunanistan’ın 7.1 olarak açıkladığı ve benim 7’nin altında olmadığına emin olduğum İzmir depremi.

****

Önce kendimize gelmeye çalıştık, sonra kendimizi bıraktık, yaşam savaşı verenleri anlamaya, öğrenmeye çalıştık. Her birimiz o enkazın altında toz toprak parçasındaki bir ele en fazla 2-3 kişi uzaktaydık çünkü. Bunu keşfederken, canımız daha çok acıdı. Kanamayan bedenlerimize inat, ruhlarımız sancıdı. Şu sınırları belli yer küre üzerinde ne kadar uzak ve ne kadar bağlı, aslında ne kadar yakın olduğumuzu anımsattı biz o 6.9, yine yeniden.

Hepimiz biraz Eda, hepimiz biraz İdil, hepimiz biraz Seher teyze, hepimiz biraz X amca olduk adını henüz bilmediğimiz...

Olurken hayal bile edemedik neler yaşadıklarını. Kısmen tecrübe ettiğimiz, ama şans eseri binalarımız henüz tepemize yıkılmadığı için şanslı kesimden olup hayal edemediğimiz  sonraki yaşadıklarını...

Saatlerden ibaret sayılarla nefeslerimizi tuttuk, bir saniye daha erken ya da bir saat daha geç çıkacak bir cana dualarımızı sıraladık kendimizi unutup. Dileklerimizi takas ettik hayatta kalacak bir can daha için... Ve hayatta kalamayan her bir canla, bizim soluklarımız kesildi sanki.

****

Gıpta ettiler bize başka şehirler. “Helal olsun İzmir’e” dedirttik, 6.9’luk şiddeti alt eden şiddetteki kalplerimizin beraberliğiyle...

İzmir’in her bir köşesinden akan yardımlarla trafik kilitlendi. Bir çay demlendi, 10 kişi sebeplendi; bir simit parası ödendi, yüreklere paylaştırıldı.Bir komşu, tanısın tanımasın kapısını açtı sokakta kalan amcaya.Biz sustuk, insanlığı konuştu İzmir’imin.

****

Şimdi bunca beraberliğe bakıyorum da, esas mesele İzmir’li olmaktan öte, eğitimli bir şehrin insanları olmak belki de. Görece “aydın İzmir’li” denilen bir şehrin nüfusunda, görece daha bilinçli bir nüfusun içinde doğmuş olmak belki de bizi biraz daha sıkı bağladı birbirimize. Bir diğerinin acısına duyarsız kalmamak, hayatı hiçbir şey olmamış gibi devam ettirememek insan olmanın temel felsefesiydi aslen.

Ama düşünmeden edemiyorum. Kaç kitap yarım kaldı okunmadan, kaç sevgili ayrı düştü, kaç anne baba yarım kaldı, kaç çocuk annesiz babasız şimdi?

Ve düşünmeden edemiyorum, hangi müteahhit binaları bunca güvensiz, bunca ihmalkar yapar?

Bu ölümler kader değil. Bu ölümler ihmal çünkü.

İzmir’de bugün onlarca CAN, yeterli dikkatle inşaa edilmeyen, yeterli özen gösterilmeyen binaların kurbanı oldu. Biz öyle ya da böyle 2-3 hafta sonra yaşamın rutinine kapılıp gideceğiz yine... İş telaşı, ev ihtiyaçları derken, 6,9’da kaybolan canlarımız mazide kalacak. Düşüncesi bile üzüyor beni.

****

Ama sonra diyorum ki, biz İzmir’iz. Unutmayız, unutturmayız.

Biliriz can kıymeti.

****

Demem o ki, lütfen çocuklarınızı eğitirken en önce dürüst, erdemli, çalmayan, çırpmayan, insan canını her türlü ama her türlü karın önüne koyacak insanlar olarak yetiştirin. Büyüdüklerinde, bir canın sebebi olmasınlar, yaşama nedeni olsunlar.

****

Geçmiş olsun İZMİR’im...

Geçmiş olsun ve Allah tekrarını yaşatmasın hiçkimseye.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
BALE SPOR DEĞİL SANATTIR!
EĞİTİM ŞART
GÜZEL GEL 2021!