adscode

DÜN ÖNEMLİ BİR GÜNDÜ...

Dün önemli bir gündü... 6 Eylül 2021...

damlaaktan@gmail.com




Tam 1 sene sonra, çocuklarımız okullarına kavuştu. Özledikleri, bir yıl boyunca ekran başında ne öğrendiklerini belki de anlamadan öğrenmeye çalıştıkları, sosyalleşemedikleri, okul sıralarının tozundan, okul bahçesinin kokusundan uzak kaldıkları bir yılın ardından, kavuştular. Toza, toprağa, bahçeye, masaya, bazı okullarda tebeşire, bazılarında elektronik tahtaya, koridorlarına ve birbirlerine kavuştular.

Ve dün yine önemli bir gündü.

İzmir, çok kıymetli bir iş adamını, büyüğünü, İzmir’e ve iş dünyasına, eğitim sektörüne çok değerli katkılar yapmış saygın bir iş adamını, Yaşar Grubu ve Dyo Boya Fabrikaları’nın yönetim kurulu başkanı Sn. Selim Yaşar’ı sonsuzluğa uğurladı.

****

Şimdi bu iki konunun birbiriyle nasıl bağdaştığını merak edeceksiniz.

Hayatta ne birbiri ile bağlantılı değil ki...

Kendisi ile hayatın beni en sınadığı kırılma anlarından birinde tanışma şansım olmuştu. Baştan sona hazırlayıp sunduğumuz Ege’de İş ve Sanat televizyon programımıza konuk olarak gelmeyi kabul ettiğinde, çok heyecanlandım. Sadece İzmir için böyle kıymetli bir aile üyesini ağırlayacağımız için değil, bilgilerinden, deneyimlerinden de faydalanma şansı bulacağımız için mutluydum.

Henüz o zamanlar, hayatımın yol değiştirmesinde, akademiden özel sektöre geçişimde de emeği olacağını, eğitimime duyduğu güven ile beni DYO ailesinin bir parçası yapacağını bilmiyordum.

****

Bir gün eğitim ile ilgili konuşurken dedi ki: “Eğitim önemli, çok önemli. Çünkü yalnızca dersleri öğretmiyoruz, insanlığı da, hayatın içinde neyi nerde kullanabileceklerini de öğretiyoruz aslında.”

Toplumun her kademesinden insana eli değen, insan kıymeti bilen, insanı anlayan, analiz edebilen biriydi. Bir gün kendime güvenimi kaybettiğim bir anda “Kendine gel, kendine, benim doktoram yok, benim!” diyerek bana kendimi hatırlatma büyüklüğünü gösterdi. Oysa ben önemsememiştim kendi aldığım eğitimi belki de, ya da içinden geçtiğim koşullar, yıllar içinde verdiğim emeği kendi gözümde bile sarsmış, kendime olan inancımı bir an için düşürmüştü. Çünkü duygular çok şeydir hayatta.

Bir fuar esnasında yanımızda bulunan teknik servis ekibinin ne kadar önemli olduğunu da kelimelere döken yine kendisiydi... “Bu adam önemli, çok önemli. Toplumun her kademesindeki insan çok kıymetlidir.” dediğinde, hayatı yeniden gözden geçirme şansım olmuştu. Unutmaya yüz tuttuklarımızı, yeniden dile getirmişti. Ses olmuştu söylemeyi hayatın içinde değerli kılmayı unuttuklarımıza...

****

Şimdi düşünüyorum da, belki de eğitim sistemimizdeki en önemli eksiklerden biri, çocukları yarış atı gibi yetiştirirken, onlara hepimizin aynı gemide olduğunu, hepimizin küçük ölçekte bulunduğumuz toplumlara, büyük ölçekte dünyaya kendi parmak izlerimizi bırakarak katkı koyduğumuzu unutturuyor olabildiğimiz. Çünkü hep bir yarışın içinde büyüyorlar. Özel okul sınavları, bursluluk sınavları, orta öğretime giriş, LGS, YKS ve en son da hayat sınavları derken, hayatın en güzel anlarını bir yarışa hazırlanır gibi yaşıyorlar.

Algıları, güdüleri, hayatta başarmak zorunda hissettirildikleri hep biraz eğitim sistemimizle şekil alıyor. Ya da sınırlanıyor bazen... Oysaki her çocuk bir mücevher. Kimisi yükseköğrenim alır hayata şekil verirken, kimisi lise mezunu olsa da yaptığı iş hayata dokunuyor. Bunu asla unutturmadan büyütmek lazım çocuklarımızı...

Selim bey topluma, dokunduğu her kalbe bunu anımsatan bir insandı. Fransa ve ardından Amerika’da aldığı eğitimler, onu topluma bir adım daha yaklaştırmış, fark yaratabildiği tüm hayatlarda o farkı yaratmak ister olmuştu belki de.

Bize onun gibi büyüyen çocuklar lazım... Saygı lazım, insanlık lazım... Eğitimin ve insanın değerini unutmadan büyüyen yürekler lazım. Çünkü her birimiz, istisnasız hepimiz, dünyayı dönüştürüyoruz. Bunu ne kadar güzel yapabilirsek, o kadar kıymetli. Geriye o kadar güzellikler kalıyor. Ve zaten bir gün her birimiz dünyaya gözlerimizi kapattığımızda, geriye bıraktığımız en güzel şey de, dokunduğumuz ve bir şekilde küçük ya da büyük farklarla dönüştürebildiğimiz hayatlar oluyor.

Harari diyor ki, “İnsanlar uzun bir zaman anlamla ilgilendiler; ama gücü ele geçirince anlama ihtiyaçları kalmadı.” Selim bey, hayattaki anlamı unutmamış çok saygın kalplerdendi bu dünyadan geçen...

Bu vesile ile ailesine, parçası olduğum DYO ve Yaşar topluluğuna, İzmir iş dünyasına baş sağlığı dilerken, onun gibi, hayattaki anlamı kaybetmeden büyüyen çocuklar diliyorum dünyaya, dünyamıza.... Emanet bıraktığı ışık, hepimizin yolunu aydınlatsın....

Bu eğitim öğretim yılında, anlamı unutmayan, dünyayı daha anlamlı kılan güçlü çocuklar yetiştirmek dileğiyle...


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
BALE SPOR DEĞİL SANATTIR!
EĞİTİM ŞART
GÜZEL GEL 2021!