adscode

Sayın Ziya Selçuk'a soruyorum: Siz hiç 13 yaşında oldunuz mu?

Bir LGS annesi öğretmenden Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a mektup...

Sayın Ziya Selçuk'a soruyorum: Siz hiç 13 yaşında oldunuz mu?
Eğitim
Güncelleme : 01-Nov-19 16:28

SAYIN ZiYA SELÇUK’A SORUYORUM!

Siz hiç 13 yaşında oldunuz mu Sayın Ziya Selçuk veya 13 yaşında bir kızınız oldu mu?

Hani şu bedeninizle duygularınıza söz geçiremediğiniz dönemden bahsediyorum. Akneler, kıllanma, beklenmedik kilo artışı, en ağrılısından regl dönemleri, neden olduğuna anlam veremediğiniz boşalmalar, bir giden, bir gümbürtüyle gelen ses... Zaman zaman nedensizce yüreğinize oturan ağlama nöbetleri, dışlanıyor muyum, acaba benimle dalga geçen var mı kaygıları... Saatlerce ayna karşısında vakit geçirme isteği, platonik aşklar, bazen eve girmeme bazen de saatlerce odaya kapanma şeklinde gelen duygu dolanımları, anne, baba ve diğer yakınlarınızla en çok takıştığınız dönemden bahsediyorum. Hani bugün bile en çok anı olarak, acı tatlı hatırladığınız dönemden!

 

Yok sanmıyorum. Ne siz, ne de çocuklarınız hiç 13 olmamış veya siz hiç bununla yüzleşmemişsiniz.

 

Ben bunları bir öğretmen, bir anne ve eline henüz örnek sorular geçmiş bir LGS annesi duygularıyla yazıyorum. Çünkü zaten eğitim sistemini sürekli sorgulayan çocuğum ve çocuklarımızın bu sene sonunda “emeğe duydukları inanç” da kaybolup gidecek.

 

Anlam veremiyorum. Nedir sizleri bu PİSA ve TİMSS ayarındaki soruları hazırlama hırsına iten neden? Dünya sıralamasındaki akademik sonunculuklarımız mı? Yoksa eğitim ve öğretimdeki devlet eliyle var edilmiş beceriksizlik mi?

Yani diyorsunuz ki “Biz halledemedik sayın veliler ve çocuklar alın size sorular. Ne yapın edin çok istiyorsanız işin içinden kendi kendinize çıkın ve sözde nitelikli okullarımızı kazanın.”

 

Sayın Bakan, size tabii ki sorularım olacak:

-Bu sistemi getirirken, okullarımızı gerçekten bilimsel araştırmalara dayanarak kategorilere ayırabildiniz mi?

-Kategorilere ayırırken her gencimizin zihinsel ve yeteneksel becerisine uygun, mutlu olabileceği -nitelikli okullar da- oluşturabildiniz mi?

-Ön hazırlık olarak Edirne’den Kars’a yurdumuzun en ücra okullarındaki çocuklarımızı da hiç düşündünüz mü?

-Ülkemizin tüm ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki çocuklarının okul ve sınıflarında sağlıklı, teknolojik ve bilimsel anlamda eğitim -öğretim verebiliyor musunuz?

-Örnek sorulara bakacak olursak, tüm okullarımız bu sınava uygun, muhakemelerini geliştirmeye yönelik kütüphane, laboratuvar, spor salonları, sanat atölyeleri, kırtasiye malzemeleri, en basitinden fotokopi makinelerine, her an ulaşabilecekleri yardımcı kaynaklara ve en önemlisi öğretmenlere eksiksiz olarak sahipler mi?

-MEB kitaplarınız bu sisteme uygun anlatım ve soru tarzlarına hakim mi?

-Gelir düzeyi düşük hatta hiç olmayan çocuklarımız, okuma kitabı dahi alamayacak durumdaki çocuklarımız için her okulunuzda ücretsiz yardımcı kaynak ve kurs hizmeti verebiliyor musunuz?

-Bu aileleri dahi çok yıpratan ciddi hazırlık sürecinde, ailelere ve öğrencilerinize özellikle kaygı bozukluğu, zaman ve stres yönetimi, verimli çalışma teknikleri konusunda -ama her aile ve çocuğa ulaşacak şekilde- yeterli ve donanımlı pdr ekibine sahip misiniz?

 

Tüm bunlar sorularımın sadece yüzde biri etmez ama ben yine de sorayım.

 

Diyorsunuz ki biz ebeveynlere 13 yaşındaki çocuğunuz her alanda, üst düzeyde muhakeme yeteneğine sahipse buyursun kazansın ve nitelikli okullarımızda okusun.Yani tüm ergenlerden bu sene bir yetişkinin sahip olabileceği olgunluk, erdem ve sabra sahip olmasını bekliyorsunuz.

 

Ben de diyorum ki kolaysa buyrun siz dönün 13’lü yıllarınıza. Şansınız yaver giderse, maddi olanaklarınız bu ağır seneyi kaldırabilecekse ammaaaa her alanda üstün bir zeka yeteneğine sahipseniz ve ergenliği yani en çok sosyalleşeceğiniz, anılar biriktireceğiniz yılı YOK SAYACAKSANIZ tekrar kazanın okuduğunuz okulları ve tekrar MEB Bakanı Ziya Selçuk olarak karşımıza çıkın çıkabiliyorsanız.

   

Sayın Bakan bir gecede sistem değiştirilerek 3 yıldır bizlerin ve çocuklarımızın geleceği karartılıyor. Bence yanlıştan bir gece de dönmek de mümkündür.

 

Size sormuştum bu anormal soruları hazırlamaktaki neden PİSA ve TİMSS sonunculuklarımız mı diye. Ama unutmayalım ki Türkiye mutsuz ve gelecek kaygısı yaşayan çocukların yaşadığı ülke sıralamalarında da ilk üç sırayı paylaşıyor.

 

Lütfen bu sistemi değiştirmek için bir yıl daha bekleyip bizim çocuklarımızı da kurban etmeyin. Ben bir öğretmen ve vicdanı acı çeken bir anne olarak sizden tüm sorularıma Anayasanın 10. ve 42. maddelerine dayanarak cevap istiyorum.

    

Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

 

(Ek: 7.5.2004-5170/1 md.)Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

 

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz

 

DEVLET organları ve idare makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)