adscode
adscode

ÜNİVERSİTE GİRİŞ SİSTEMİNE YENİ BİR BAKIŞ

ÜNİVERSİTE GİRİŞ SİSTEMİNE YENİ BİR BAKIŞ
Medyada Köşe Yazarları



"Bu hafta yaklaşık olarak ilk ve orta öğretimde 14 Milyon öğrenci karnesini aldı. Bazıları okullarından mezun oldu ve gelecek yıl yeni bir okula başlayacak. Acaba ellerine verilen diploma ve karne ne kadar gerçeği yansıtıyor. Diploma alan öğrencilerin tamamı, hazır bulunuşluk- gereken beceriyi edinip-edinemediklerine bakılmaksızın otomatik olarak bu belgeyi almaya hak kazanıyor. Tabii böyle olunca da okullar istenilen bilgi ve beceriye sahip olmayan diplomalı yetersiz mezunlar vermiş oluyorlar.

Hayret ettiğim en zeki öğrencilerin devam ettiği Fen Liselerinde dahi sadece şık işaretleyen ve hiç laboratuvara girmeden mezun olan öğrencilerin nasıl oluyor da, hiç bir beceri kazanmadan mezun olmalarına göz yumuluyor. Bu konu aslında çok önemli; çünkü ülkenin geleceği büyük oranda bu küçük dilime giren öğrencilerin mezun olduklarında edinmiş oldukları bilgi ve donanıma bağlı. 

Hazır bulunuşluk seviyeleri çok yetersiz olan bu öğrenciler girdikleri fakültelerin eğitim kalitesini de düşürmüş oluyor. Bunun sonucunda da liselerde verilmesi gereken bilgiler üniversitelerde verilmeye çalışılıyor. 

Artık uyanmanın zamanı geldi de, geçiyor. Formaliteden öteye geçemeyen, sadece zaman tüketilen okullara işlerlik kazandırmanın yolu, bunu tam hakkı ile yapan ülkelerde ki gibi, beceriye dayalı bir yöntemin belirlenmesi; istenilen becerileri edinemeyen öğrencilerin kesinlikle bu okullardan mezun edilmemesine dayanıyor. Başarısız olan öğrencileri sistemin dışına itmeden, online eğitim platformları sayesinde işlerliği olan beceriler kazandırarak, onların piyasaların ihtiyacı çerçevesinde geleceğe hazırlanması daha faydalı olacaktır.

 Şu an da ABD'de çoğu üniversite MOOC (Massive Open Online Courses) olarak adlandırılan Yoğun Uzaktan Online Kurs programları düzenleyerek online eğitime büyük oranda geçmiş durumda. Çok yakın bir gelecekte AI (yapay zeka) ve Augmented Reality (artırılmış gerçeklik) eğitimin tamamında, verilen eğitimin çehresini değiştireceğinden MEB ivedilikle buna göre yeniden yapılanmaya başlamalıdır. Bu yeni eğitim modeli aslında bina üniversitelerinin de sonunu getirecektir. Bu dönüşümün çok yakın bir zamanda gerçekleşeceği düşünülürse, okullarımızda verilen eğitiminde toplumun ve iş piyasasının isteklerini karşılayacak düzeyde yeniden düzenlenmesi anlamına geliyor.

Rote-learning(teste dayalı eğitim) yöntemi ile üniversite giriş sınavına hazırlama esasına dayalı bu çürümüş sistemin ortadan kaldırılması önemli. Aslında bunu her kesim istiyor ama üniversiteye öğrenci kabulünde de başka alternatif olmadığı için bu sistem yine de devam ettiriliyor.

Aslında çözümsüz gibi görünen bu sorunun çözümü çok basit. 40 yılı aşkın bir süre dir, üniversite de dâhil olmak üzere her seviyede dersler vermekteyim; ayrıca Avrupa’da pek çok ülkede, gerçekleştirmiş olduğum uluslararası projeler çerçevesinde bulundum ve Türkiye konulu dersler verdim. Ziyarette bulunduğum ülkelerde, o ülkelerin eğitim sistemlerini de yakından inceleme fırsatım oldu. Üniversitelere girişte, her ülke kendi ihtiyaç ve imkanları çerçevesinde bir yöntem geliştirmiş. Bunlardan uzun-uzadiye bahsetmek isterim ama siz okuyucularımı sıkmak istemem.

Uygulanan yöntemler içerisinde, İngiltere’de uygulanan sistem bizim için örnek teşkil edebilir. Aslında ülkemizde bütün liselerin Anadolu Liselerine çevrilmesi,  İşçi parti döneminde İngiltere’de ki bütün Grammar Schools(Bizde ki Anadolu Lisesi) Comprehensive Schools(Çok Proğramlı Liseler) dönüştürülmesi fikrinden hareketle gerçekleştirilmiştir. Bu yapılırken neden üniversiteye girişte Oxford ve Cambridge üniversitelerinin uygulamış oldukları, kendilerine özgü; öğrencilerin yetenek, bilgi-beceri ve edindikleri bilgiyi uygulama dönüştürmekte ki kabiliyetlerinin ölçüldüğü özel kabul sınavı göz ardı edilmiş. Aynı kabul sistemi, ülkemize adapte edilerek, yani ülkemizde ki sadece bazı üst düzey üniversitelere (Boğaziçi, ODTÜ, Hacettepe, İstanbul Üniversitesi) kendi kabul sitemlerini uygulama fırsatı verilse, orta öğrenimdeki bu erozyon önlenmiş olur. Bu sistemde öğrenciler portfolio hazırlamak zorunda oldukları için, bilimsel yarışmalara katılmak, her alanda kendilerini geliştirmek zorunda kalacaklar. Kısacası daha çok kitap okuyacaklar. Ayrıca liselerde rafa kaldırılmış olan yabancı dil eğitimi daha da önem kazanarak, sayısal alan seçecek öğrencilerin dil yeterlilikleri istenilen seviyeye ulaşmış olacaktır. Bilimin ve teknolojinin dili olan İngilizce eğitimi lise seviyesinde sınav sisteminden dolayı yeterli seviyede verilemediği için, bugün yabancı dil ile eğitim yapan üniversitelerimizin mezunlarının yabancı dil düzeyi yetersiz seviyede kalmaktadır.

Bu sebeplerden dolayı acilen bu üniversitelere kendi kabul sistemlerini uygulama fırsatı verilmelidir. Böylece eğitimizin içinde bulunduğu bu çıkmaz aşılmış olacaktır. Kabul sisteminde usulsüzlüklerin olacağı ileri sürülebilir, ancak unutulmasın ki hiçbir üniversite eğitim kalitesinden ödün veremez. Bu sebepten dolayı bu imkânsız; ayrıca kabul sınav ve değerlendirilmelerinin bir kurul tarafından yapılacak olması bunu imkânsız kılacaktır. Şu anda Bahçeşehir Üniversitesi buna yakın bir sistem uyguluyor ve bu yüzden görev yaptığım okulda ki pek çok öğrenci portfolio hazırlıyor. TUBİTAK ve diğer kurumların yapmış olduğu yarışmalara katılmak için yarışıyorlar. Daha önceden öğrencileri bu tür araştırma projelerine yönlendirmek imkânsızdı.

Oxford Üniversitesinin düzenlemiş olduğu bir sınavda öğrencilere,” Çilek ve uğur böceğinin rengi neden kırmızı?” sorusu sorulmuş ve öğrencilerden edindikleri bilgi ve okudukları kitaplardan alıntı yaparak bu soruya cevap vermeleri istenmiş. Herhalde bu soru şuana kadar anlatmak istediklerimi ifade etmede çok anlamlı. Eğer bilgi ve teknoloji yarışında geri kalmak istemiyorsak, eğitim sistemimizde gerekli değişiklikleri zaman geçirmeden yapmak zorundayız. Aksi takdirde yapay zekâ geliştirme yarışında geriye düşersek, bunun sıkıntısını sonraki kuşaklar çekmek zorunda kalacaklar."

 

Süleyman Haluk Karataş


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    1 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (1)