adscode

Karanlıkta okula gitmenin adı eğitim olamaz!

Gecenin bir yarısı derin uykusundan uyandırılan minicik çocukların ruh halini, anne babanın telaşını, evin manzarasını, okul yolunu, ilk dersi bir hayal edelim.

nevzattarakci@gmail.com




Henüz şafak sökmeden gecenin koyu karanlığında okul yolunu tutan minicik çocuklar…

Buz gibi havada uykulu gözler, mahmur haller…

Gecenin bir yarısı derin uykusundan uyandırılan minicik çocukların ruh halini, anne babanın telaşını, evin manzarasını, okul yolunu, ilk dersi bir hayal edelim.

Peki bu durum karşısında “Çocuklarımız neden okulu, okumayı sevmiyor?” sorusunun cevabını bulamayan var mı acaba?

Bu eziyetin adı ne olur bilmiyorum ama asla eğitim- öğretim olamaz!

 

Farklı Bakış

Bilmem ki yoksa olaya farklı açıdan mı bakmalı?

Baksana, yediden yetmiş yediye eğitime sevdalı bir toplumuz.

Karanlıktan aydınlığa yürüyoruz.

Gece gündüz kesintisiz eğitim böyle olur, diyoruz.

Devlet daha ne yapsın, bakan ne yapsın?

Gece yarısı öğretmen, öğrenci, anne ve babaları seferber ediyor, gün ışımadan okulların kapılarını açıyor, uykulu minicik çocukları, anne ve babaların sürükleyerek okula bırakmalarını sağlıyor.

Sabahın köründe okula git, günde sekiz saat kuru tahtada otur, çağ dışı kalmış hantal müfredatın ayrıntılarına boğul, ezberini tekrarla…

Yorgun ve moralsiz öğretmenin ağır, umutsuz temposuna maruz kalmak da işin cabası…

Daha ne yapsın Milli Eğitim?

 

Milli eğitim bakanına açık teklifim…

Sayın Bakanım, adım adım izliyoruz sizi. En son meclis konuşmanızı dikkatle dinledik, sizin ufkunuzu, gücünüzü, öz güveninizi, etkili paydaşlarınızı, samimi niyetinizi ve dahi entelektüel birikiminizi bir kez daha gördük, size bir kez daha içtenlikle inandık!

Madem minicik çocukları uyku saatinde perişan bir halde ayaklarını sürüyerek okula götürmenin adına eğitim diyorsunuz, madem saatleri ayarlayamıyorsunuz, size bir çözüm önerisi.

Bari Güneş’in iki saatçik erken doğmasını sağlayın. Eminim buna sizin gücünüz yeter! Haydi, bir genelge yayınlayın, doğsun o güneş iki saat erken, çözülsün tüm sorunlar!

Ne dersiniz?

 

İşimiz, sanıldığından çok daha zor.

Öğrencilerimizin uluslararası karnelerine, okullardaki disiplinsizliğe, anne babaların telaşına öğrencilerin ilgisizliğine, umursamaz tavırlarına bakınca insanda gelecek adına umut kalmıyor.

Sürekli değişen, sistemsizliği sistem edinen bir eğitim sistemi(!) bu hale getirdi bizi.

 

Tamam ama Türkiye’de eğitim bitmiş, tabuta son çivi çakılmış, demek hangi ideal öğretmene, hangi dürüst idareciye yakışır?

Biz duyarlı eğitimciler mutlak bir çıkış yolu bulmalıyız, hem de hemen!

 

Nasıl bir nesil?

Hiç üşümemiş, hiç acıkmamış, hiç harçlıksız kalmamış, hiçbir isteği reddedilmemiş bir nesil yetiştirmek niyetinde olan anne-baba ve eğitimcilere rağmen, iyi ki zorluklara göğüz geren, hayatı yaşayarak öğrenen, gözünü yüksek ideallere diken bir gençlik için gecesini gündüzüne katan değerli meslektaşlarım var.

Pes etmeyen, gücünü arttırarak mücadelesini sürdüren, türlü olumsuzluklara rağmen umudunu tüketmeyen, bir gününe bin gülücük sığdıran değerli meslektaşlarıma, selam, binler selam size!


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)