adscode
adscode

YÖK kriterleri ve üniversitelerimiz???

KKTC için de aynı kurallar geçerli olursa kaçı öğrenimine devam edebilir?..

aguclu@milliyet.com.tr




YÖK’ün denklik kriterlerine uyan üniversitemiz neredeyse yok gibi. Yurt dışı üniversitelerde aradığımız koşulları kendi üniversitelerimizde de ararsak, yüzde 95’inin kapısına kilit vurmak gerekir! İstediğimiz bu mu?.. 

Aynı YÖK, yarın çıkıp ilk 400’e girmeyen tıp fakültelerini, ilk 1000’e giremeyen kendi üniversitelerimizi de tanımıyorum derse ne yapacağız? 

KKTC için de aynı kurallar geçerli olursa kaçı öğrenimine devam edebilir?.. 

YÖK, denklik kriterleri belirlerken dünya sıralamasında ilk 400 ve ilk 1000 koşulu getirdi. 

Niye 500 ve 1500 değil de, neden ilk 400 ve 1000? 

Daha az üniversiteye denklik vermek için mi yoksa bizimkiler onlardan daha iyi olduğu için mi? 

Bu konuda yorum yapmadan önce, 2023 Eğitim vizyonunda ilk 100’e üç üniversitemizin girmesini hedef aldığımızı hatırlatarak, YÖK’ün “büyük başarı” diye sunduğu şu değerlendirmeye bir göz atalım: 

“QS 2024 Dünya Üniversiteleri Sıralaması'na göre Türk üniversiteleri büyük bir başarı elde etti. İlk 500'e giren üniversite sayısı 1'den 3'e, ilk 1000'e giren üniversite sayısı ise 8'den 10'a yükseldi. Bu sıralamada ODTÜ 336'ncı, İTÜ 404'üncü ve Koç Üniversitesi 431'inci olarak yer aldı. 

Dünyada önde gelen 2 bin 963 üniversitenin değerlendirildiği ve 1503 üniversitenin sıralandığı QS 2024 Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda Türkiye'den 25 üniversite yer aldı. 

Bu yılki sıralamada ilk 500’e giren Türk üniversitelerinin sayısı 1’den 3’e çıktı. ODTÜ 336’ncı sırada yer alarak ilk 400’e girme başarısı gösterirken, İTÜ 404’ncü, Koç Üniversitesi ise 431’nci oldu…”

Kaç üniversiteden kaçı girdi? 

Türkiye'de Ocak 2024 itibarıyla 208 yükseköğretim kurumu (devlet/vakıf üniversitesi ve vakıf meslek yüksekokulu) ile dünyada üniversite sayısı bakımından 25. sırada yer alıyor. 

RWU verilerine göre Türkiye'den ilk bine giren üniversite sayısı toplam üniversite sayının %3,8'ine tekabül ediyor. 

Yani ortada çok büyük başarı söz konusu değil ama felaket de değil! Neden mi? 

Üniversitelerimizin üçte ikisi daha çok yeni. 

50 ve üzeri yaşta olan üniversite sayımız çok az. Oysa Batılı ülkelerde son 50 yılda açılan üniversite yok gibi. 

Bu tür sıralamalar yaparken yaşa da bakmak gerekir. Çünkü öğretim kurumları ve özellikle üniversiteler için yaş çok önemli. 

YÖK’ün de denklik konusunda bir kriter belirlerken ölçüsü bu tartışmalı sıralamalar değil daha güncel ve daha objektif ölçüler olmalıydı… 

Görünen o ki bu yönde bir karar alırken daha mürekkebi kurumadan değiştirilen kararlar yerine daha kalıcı ve daha uygulanabilir kararlar almak ve zamanlamayı doğru yapmak çok önemli…

Yeni asistanlara haklı olarak yabancı dil ve yayın zorunluluğu getiren profesörlerin de daha adil ve örnek bir uygulama için “Peki sizin kaç yabancı diliniz ve kaç yayınınız var?” sorusuna gönül rahatlığıyla cevap verecekler arasından seçilmeleri gerekmez mi? 

Sözün bittiği yerde konuyu tek kelime ile özetleyecek olursak, liyakat, liyakat, ille de liyakat diyoruz…


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)