adscode
adscode
adscode

UZAKTAN EĞİTİMDE NOT VERİLMELİ Mİ?

Uzaktan sevmek, uzaktan duygulara dokunmak, uzaktan yakın olmak. Her şeyi öğrendi öğretmenler...   

gurbetduymus@gmail.com




Yüzlerce zorunlu eğitimin, hizmet içi eğitimin gerektirdiği her şeyi öğrendi öğretmenler ve var güçleriyle çabalıyorlar öğrencileri için.

Hakkaniyetle öğrencilerine ulaşarak, okuyarak, okutturarak, arayarak öğrencileri ile 24 saat iç içe öğretmenler ama bir o kadar da ulaşılamayan kapı, duvar olmuş öğrencileri var. EBA’da yok,  ZOOM’da yok; öğrenci derste var ama yok.

Maddi imkânsızlıklar sonucu derslere giremeyen, imkanı varken derse girmeyen hasılı kelam söylenecek çok şey var, liste uzar gider. Dönem sonu geldi, not zamanı, karne zamanı. Bakanlık gönderdiği yazıda:

 

     "1) 1. 2. ve 3. sınıflarda dönem sonu işlemleri ilgi (a) yönetmelikte belirtildiği şekliyle uygulamaya devam edecektir. 4 sınıflarda ders etkinliklerine katılım puanlarının aritmetik ortalaması ile dönem puanı hesaplanacaktır ayrıca yapılmış olan sınavlar varsa hesaplamaya dahil edilecektir.

 

      2) 5.6.7 ve 8. sınıflarda etkinliklerine katılım puanları ve varsa proje puanlarının aritmetik ortalaması ile dönem puanı hesaplanacaktır. Ayrıca yapılmış olan sınavlar varsa hesaplamaya dahil edilecektir.

 

      3) Eğitim ve öğretim faaliyetlerine uzaktan eğitim yoluyla bir dönemin sona ereceği 22 Ocak 2021 Cuma gününe kadar devam edilecektir.”

demekte , liselerde not verme işini yüz yüze sınav yapılacak zamana kadar ertelemektedir.

  

 

 

       Öğretmenlere kulak verdiğimizde:

 

  “Hiçbir veli 95 puanı nasıl verdiniz demez, 5 puanı nereden kırdınız der. Bütün sıkıntı velinin çocuğunu tanıyamaması veya kabullenmek istememesinden kaynaklanıyor.”                             

 

     “Ders değerlendirilmesinde, ders içi etkinlik notu her ders için belirlenecek ve bu notun oluşturulmasında en büyük faktör derse katılım oranı olacak. Karardan neden vazgeçilsin ki? İlla okula mı gelsin çocuklar? Ne şekilde olursa olsun, bu yıl kimseyi tam anlamıyla değerlendirmemiz imkânsız.”

 

        “Google formdan çok güzel test, boşluk doldurma, klasik sorular, doğru yanlış testleri hazırlanabiliyor. Aslında o şekilde bir şeyler yapılabilirdi.”   

                                              

      “Kopya çekip çekmediğini nasıl anlayacaksınız hocam? Kamera her açıyı vermiyor. Kaldı ki kamera açma zorunlulukları yok.  Başkent Üniversitesiydi sanırım. Kopyaya karşı özel bir ayna gibi bir şey tasarlamışlardı. Tabii öyle bir şansımız yok. Aslında bunun ortamı hazırlansaydı en başından rahatlıkla yapılırdı. Bizim de öğrencilere güvenmekten başka çaremiz yok. Süreyle kısıtlı olacak zaten. Ne kadar kopya çekebilirler ki ? En azından kafamıza göre not vermek zorunda kalmazdık.    

 

 

Biz sınavları yaptık, okullara da yazı gelmişti ara tatile kadar yapın diye. Burada adaletsizlik yapanlar ve yapmayan okullar arasında olacak.

 

 

 

 

“Her öğrencide internet ve cihaz yok maalesef… Olanlara yapılabilir. Olmayanlar için de farklı çözümler düşünülebilir. İnterneti olmayan çocuklar var, onlara Google formdan ulaşamayız. Sınava girmek istemeyen çocuk da internetim yoktu, giremedim gibi bahaneler sunuyor. Onları da okullara çağırabiliriz. Sınavlar sosyal mesafe kurallarına uygun olarak yapılabilir. Sınav yapılmak istendiğinde her şekilde yapılabilir. İnterneti olmayan da okulda yüz yüze olur. Sınıfta kaç kişide olmayacak sanki? En kötü ihtimal 20 kişilik sınıfta 5-10 öğrenci. Bizim 27 kişilik sınıfımızda bile her zaman 21 kişi sürekli katılım gösteriyor. O diğer 6 kişinin de interneti olmadığından değil de keyfiyetten katılmadığına şahit oldum. Çünkü aileleri uğraşmak istemiyor. Bahaneleri de hazır EBA dersten atıyor. Diğer 21 öğrenciyi neden atmıyor merak ediyorum.”

 

 

 

“İnterneti olmayan çocukları bizler tespit ettik sene başında. Gerekli desteği verdik ancak derslere girmek istemeyen çocuklar internetim yok bahanesinin arkasına sığınıyor, öğretmene de açıkçası çok fazla söz hakkı tanınmıyor.”

“Google formu kullanarak ben de sınav yaptım sadece 6 öğrenci katıldı. Öğrenci katılımı her okula ve şartlara göre değişir, genelleyemeyiz. Kaldı ki MEB canlı derslere katılımı zorunlu tutmalıydı.”

 

 

Dönüşümlü olarak her sınıf yapılabilirdi. Böyle bir kararı öğretmenlere sorarak alabilirlerdi. İkinci dönem karne verilmeyip bahar aylarında pandemi hafiflediğinde sınav yapılıp sene sonu karnesi verilebilirdi.

 

“Tüm çocuklar için yüksek notlar verilmesi adaletli değil, çalışan emek veren sorumluluk sahibi çocukların hakları var. Karne vermeden 2. dönem salgının seyrine göre rahatlıkla düzenlenebilir sınav işleri.”

“Öğretmeni gereksiz bir vicdani yük altına sokmaya gerek yok.100'ün altında verilen her not eleştiriye açıktır… Hatta şikayete açıktır... Neden verdin? Neye göre verdin? Nasıl verdin?  Derse giremeyen öğrencinin velisi internetim yok, tabletim yok, evde 4 çocuk okuyor derse gel de çık işin içinden… Koronadan ölen bir kişi bu çocuğun annesi veya babası ise...”

Söylenecek söz yok... Velhasıl işimiz zor...                     

 

 

“Bazen vicdanımız da çözüm bulamıyor. Hep imkanı olmayan öğrencilerin tarafından bakılıyor. Bizim okulda imkânı olmayan öğrenci yok denecek kadar az. Uzaktan eğitimin başından beri çırpınan çocuklar var. Her derse düzenli katılmış, bütün ödevlerini yapmış vs. Not vermeden ikinci döneme bırakılırsa bu sefer de bu çocukların emeklerine yazık olmayacak mı? En basitinden diğerleri mışıl mışıl uyurken sabah uykusundan feragat edip derse katıldı bu çocuklar. İmkânı olmadığı için giremeyenleri sene başında tespit etmiştik. Onlara 60 gibi bir not verilebilir. Önceden tanıyorsanız biraz daha yüksek verirsiniz. İmkânı olduğu halde girmeyenleri de biz düşünmeyelim artık. Canlı derslere hiç katılmayan bazı öğrencilerim  derslere sürekli katılanlara göre konulara daha hâkim, daha başarılılar. Biz neye göre puan verelim anlamadım ki. Yüz yüze eğitimde zayıf alacak öğrencilerim şimdi her derse katılım gösteriyor ama sıfatlardan soru sorsan ilk kez duymuş gibi davranır. Ben buna nasıl yüksek not vereyim? EBA'dan çalışma gönderip ona göre not girsem hepsi çözmeyecek. Velilerle karşı karşıya kalacağız bahaneleri belli: Türk Telekom’a internet konusunda başvuruda bulunmuşlar ama ilgilenen olmamış. Kendince haklı olan bu velilere nasıl laf anlatırız?”

 

 

Sahadan gelen sesler bunlar ve daha  nice sessiz çığlık…

Ancak uzaktan eğitim sürecinde sağlıklı ve adaletli  bir not vermek çok zor. Bu konuda öğretmenlere kulak verilmeli, öğretmenlerin görüşleri  mutlaka alınmalıdır.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)